1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Angolemli: “Erken seçim doğru değil”
Angolemli: “Erken seçim doğru değil”

Angolemli: “Erken seçim doğru değil”

Angolemli Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, Hükümetin belirsizlikle boğuştuğunu, bu durumu tehlikeli olarak gördüğünü kaydetti.

A+A-

Özge Kizir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Hüseyin Angolemli, müzakerelerin sürdüğü şu dönemde erken seçime sıcak bakmadığını kaydederek, “Erken seçimin yaşanacağına inanmıyorum. Şu an için doğru da bulmuyorum. Geçmişte hep bu müzakere masasından kurtulmak için erken seçime giderdik. Bugün 2016 içerisinde ve masada görüşmelerin yoğunlaştığı bir dönemde erken seçime gidersek, Türk tarafı masadan kaçmaya çalışıyor diyeceklerdir” şeklinde konuştu.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Milletvekili Hüseyin Angolemli Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, Hükümetin belirsizlikle boğuştuğunu, bu durumu tehlikeli olarak gördüğünü kaydetti. Belirsizliğin istikrarsızlığı getirdiğini vurgulayan Angolemli, “Belirsizlik istikrarsızlığı getirir. Bugünkü hükümetin belirsizliğinin bedelini halk çekecektir. Zaten her fatura halka çıkıyor. Normal bir ülkede olsak bu hükümet çoktan biterdi. Fakat maalesef şuanda hem hükümet kendi içinde çelişkili hem de partiler kendi içlerinde bir istikrarsızlık yaşamaktadır. Tartışıyorlar fakat ortaya somut elle tutulabilir bir karar çıkmıyor. Belli ki dengeleri düşünerek kimseyi gücendirmemek gayesiyle bir yere varamıyorlar” şeklinde konuştu.

“Her gün su konuşuyoruz”

Hükümet üyelerinin su konusuyla ilgili olarak 4-5 kez Türkiye’ye gidip geldiklerini ifade eden Angolemli, “Evraklar gidiyor bitti diyorlar, ardından ‘ama bana sormadın’ şeklinde karışıklık yaşıyorlar. Birde öte yandan Kıbrıs meselesi vardır. Maalesef bu istikrarsızlık gündemi değiştirdi ve şuanda biz geleceğimize ilişkin Kıbrıs konusunu konuşacağımıza su konusu daha ön plana geçiyor. Çünkü bütün zamanlara mukayese ettiğimizde en iyi ve umutlu bir döneme girdik. Onu tartışıp konuşacağımıza veya bir takım görüşler üreteceğimize su konusunu konuşuyoruz. Her gün su konuşuyoruz. Bence bu olay hem iç düzenimizi dağıttı hem de dışta elimizi zayıflatıyor” dedi.

“Siyah bulutları üzerlerinden atarak, bizim üzerimize yönlendirmeye çalışıyorlar”

Görüşme masasında verilen mücadelenin çok önemli olduğuna dikkat çeken Angolemli, “Karşı taraf Annan Planına ‘hayır’ dediği için dünya tarafından devamlı eleştiriye maruz kaldı. Tüm okları üzerine çekti. Böyle olunca siyah bulutları üzerlerinden atarak, bizim üzerimize yönlendirmeye çalışıyorlar. Masadan kalkma durumu olsa, nedenini Kıbrıs Türk tarafını göstermeye çalışıyorlar. Bu noktada görüştüğümüz bazı uzmanlar dahi bize bunun böyle olduğu gerçeğinden hareketle hükümetin çok istikrarlı gitmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

“Türkiye ile ilişkilerimizde duygusal davranıyoruz”

Hükümetin istikrar göstermesi gerektiğini ifade eden Angolemli sözlerini şöyle sürdürdü:  

“Görüşmeci masada gücünü hükümetten alır. Hükümetin bu konuda istikrarlı olması ve yanında durması lazımdır. Maalesef bu yönümüz zayıfladı. Hükümetin tutumu bence nasıl iç konulara yansıyorsa aynı şekilde görüşme masasına da olumsuz etki yapar. Ben buna baktığımda Türkiye ile ilişkilerimiz de maalesef duygusal davranıyoruz.  Bakıyorum bir Türkiye vatandaşı kendi yöneticisini eleştirdiğinde kimse bir şey diyemez. Fakat bizden herhangi bir parti veya kişi eleştiri yaptığında hemen vatan-millet-Sakarya ortaya atılıyor. Böyle olunca mantık değil duygular öne çıkıyor. Bugün de yaşadığımız odur ve çok tehlikeli bir gidiştir. Kıbrıs Türkünün Türkiye ile alıp veremeyeceği yoktur onlar onun kardeşidir. Bizim eleştirdiğimiz Türk halkı değil, Türkiye’nin yöneticileridir.” 

“Sen ortağının hareketlerini beğenmiyorsan o zaman hükümetten çekileceksin”

Partilerin iç tribünlere oynamaya başladıklarını vurgulayan Angolemli, “Artık partiler iç tribünlere oynar. Bugün yaşanan da budur. Ulusal Birlik Partisi (UBP) bugün çıkıyor ‘biz anavatanın dediğini yapacağız’ diyerek ortağını suçluyor. Böyle bir tartışma içerisine girer, aklı kenara iterseniz olumlu sonuçlar alamazsınız. Öte yandan her ikisi de hükümette kalmak istiyor. 

Madem UBP, sen ortağının hareketlerini beğenmiyorsan o zaman hükümetten çekileceksin. Bu siyasetin temel öğesidir. Sen bunu yapmazsan kirlenir ve rayından çıkar. Böyle olunca da halka politikacılara karşı bir takım nefret duyguları yeşerir.” 

“Kıbrıs Türk halkının da geleceği açısından 2016’da bir erken seçimi düşünmüyorum”

Hüseyin Angolemli, müzakerelerin ivme kazandığı şu dönemde erken seçime sıcak bakmadığını kaydederek şunları söyledi: “Erken seçimin yaşanacağına inanmıyorum. Şuan için doğruda bulmuyorum. Çünkü Kıbrıs konusundaki müzakereler sürmektedir. Geçmişte hep bu masadan kurtulmak için erken seçime giderdik. Bu maalesef herkes tarafından bilinmektedir. Bugün masada görüşmelerin yoğunlaştığı bir dönemde erken seçim dersek, Türk tarafı masadan kaçmaya çalışıyor diyeceklerdir. Güney kesim seçime gidiyor çünkü onun zamanı geldi. Güney’i dünya olgunlukla karşılıyor. Çünkü seçim zamanı gelmiştir. Eğer onların Mayıs’taki seçimleri olağanüstü seçim olsaydı, o zaman çok büyük eleştiri bombardımanına uğrayacaklardı. Biz o duruma düşemeyiz. Kıbrıs Türk halkının da geleceği açısından 2016’da bir erken seçimi düşünmüyorum.”

“Tek çarşaf seçim listesi veya tek bölge gibi konularda bütün parti liderleri halka söz vermişti”

Seçimlerden önce mutlaka seçim yasasının değişmesi gerektiğini belirten Angolemli şöyle konuştu:  

“Tek çarşaf seçim listesi veya tek bölge gibi konularda bütün parti liderleri halka söz vermişti. Hala daha söz vermektedir. Bunu artık gerçekleştirmek gerekir. Eğer gerçekleştirmezsek seçimde sandığa gidenlerin sayısında muazzam bir azalma olacağına tanık olacağız. Bu durumda hükümetlere yarar. Çünkü sandığa hükümetten bir takım yarar sağlayanlar o elde ettiklerini kaybetmek için sandığa gidecek ve hükümete yarayacaktır. Çünkü bu hükümeti ve sistemi eleştirenler sandığa gitmeyecek. Eğer sen aynı seçim sistemiyle insanları sandığa çağırırsan gitmeyeceklerdir. Onun için bence 2016 çok önemlidir. İlk olarak Kıbrıs konusu bakımından görüşmecilerimizin elini güçlendirmek zorundayız. İkincisi ise seçim yasası mutlaka değiştirilip tek bölge seçim sistemine geçmeliyiz. Bu da halkımızın sandığa olan ilgisini artıracaktır. Bu iki konuda dikkatli davranmamız gerekiyor. Halkımıza güven verme konusunda adımlar atma durumundayız.” 

“Ortak akıl görüşmelerin üzerinden kaçıyor”

Çözüm sürecinin gündemden düştüğüne dikkat çeken Angolemli, “Elimden geldiğince halkın toplu olduğu yerlere gidiyorum ve gündemden düştüğünü görüyorum. Şimdi her şey su. Önceden bana ‘görüşmeler nasıl gidiyor’ diye soruyorlardı. Şimdi sorular değişti. Ortak akıl görüşmelerin üzerinden kaçıyor. Ortak akıl çok önemlidir. Bir görüşmeci de toplumdan çıkacak olan fikirlerin bileşkesini de aramaktadır. Gündem Kıbrıs olduğunda görüşmelere bir önem vardı. Garantiler olmazsa kabul etmeyiz diyorlardı. Böyle olunca Cumhurbaşkanı da garantiler olacak diye bunu dillendirmeye başladı. Bu çok önemli bir konudur.”

“Su konusunu TDP adına tekelleşme olarak görmekteyiz”

Su konusunu TDP adına tekelleşme olarak gördüklerini ifade eden Angolemli, “Bizim açımızdan bu anlaşma kabul edilmez bir olaydır. Fakat hükümete baktığımda tartıştıkları yerlerde hep teknik konular çıkıyor. Mesela 50 milyon metreküp su ödemeyi garanti edeceğiz yani öyle istemişler. Bizde kullandığımız kadarını ödeyelim diyormuşuz. Arada bir 15 milyon metreküp fark vardır. Bence bu sorun değildir. Giderilebilir bir konudur. Bununla beraber mesela belediyeler girsin mi girmesin mi konusu gündeme getirdiler. Hükümetin tutumuna bakınız, sorun şudur: Bir belediye eğer sisteme girmeyi reddederse, yerli suyu kullanmaya devam eder. Öteki Türkiye’den gelen tatlı suyu kullanacak ama her ikisi de aynı parayı ödeyecek. Bütün su fiyatlarını özel şirket belirleyecek diyorlar. Peki, Türkiye’nin fiyatı nasıl belirlenecek? Bu iki noktayı gündeme getiriyorlar” ifadelerini kullandı.

“Güney Kıbrıs borç içinde yüzmektedir”

Çözüm sürecini süratlendiren önemli konuların olduğunu belirten Angolemli, bunları şu sözlerle açıkladı: “Bugün çözüm süreci konusunu süratlendiren iki konu vardır. Birincisi enerji olayıdır. Çözüm olmazsa bu yatakların çalıştırılması kolay değildir. Şirketler yapacak fakat yaparsa istikrar istemektedirler. Bu görüşmelere ivme katar çünkü bundan Güney Kıbrıs büyük yarar sağlayacaktır. Güney Kıbrıs borç içinde yüzmektedir. Avrupa’ya büyük bir borcu vardır. Bundan dolayı görüşmeler yoğunlaştı. Eğer bir çözüm olursa Türkiye de bundan faydalanacaktır. Eğer bir çözüm olursa enerji hatları Türkiye’den geçecektir. Dolayısıyla hem İsrail’in hem ekonomik açıdan Güney Kuzey Kıbrıs’ın hem de Türkiye’nin işine gelir. Bu açıdan baktığımızda çözüm ivme kazanmaktadır.” 

“Terör konusunda devletlerin çok sıkı işbirliği içerisine girmeleri gerekir”

Türkiye ile İsrail ilişkileri konusunda değerlendirmede bulunan Angolemli, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün Türkiye İsrail ile yüzde 99 anlaşmış durumdadır. Çünkü artık Rusya’nın Türkiye’ye gelen gazı her an kesilebilir. Türkiye artık başka seçenekler bulmaya mecburdur. Nerede gaz var? İsrail’de. İsrail de o gazını satmak istiyor. Bir baktı Türkiye’yi gördü. Nitekim ekonomik çıkarlar doğrultusunda bu iki ülke tekrar barışmaya gitti. Türkiye ile İsrail arasında büyük oranda bir anlaşma sağlanmıştır. Bugün bir diğer konuda batının Türkiye ile birlikte hareket etmesine gerekçe teşkil eden terör olaylarıdır. Demek ki terör konusunda devletlerin çok sıkı işbirliği içerisine girmeleri gerekir. Bunları topladığımızda pürüz olmaması için Kıbrıs meselesinin de çözüme ulaşması gerekir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.