Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Anlaşılmak

A+A-

Son haftalarda bu köşede yazdığım bazı yazılardan dolayı bazı dostlar “Kutalmış bile, bir sosyal demokrat nasıl böyle düşünebilir ve yazabilir” diye beni sorguluyorlar. Ben 1955’leri, 1960 – 1963 ve 1964’den 15 Temmuz, 1974’e kadar olan dönemleri kâh öğrenci, kâh mücahit ve kâh da sivil olarak yaşamış biriyim. 1955’ten önceki 2 - 3 yılı da 1958’e kadar gayet net hatırlıyorum. Doğup büyüdüğüm Yenicami Sokağı’nda Rumlar da yaşardı. Zaten evimle Ayluga Kilisesinin arasında ancak 200 metrelik bir mesafe vardı. Aylûga Kilisesi’nin avlusunda yapılan panayırı da net hatırlarım. Kapı komşumuz bir Rumdu. Yolun karşı tarafında da Rum komşularımız (!) vardı. Ancak mahalleden hiçbir komşumuzun Rum komşularıyla komşuluk ilişkileri yaşadığını görmedim. Yani birbirlerinin evine gidip kahve içtiklerini, gece komşuluk ziyaretleri yaptıklarını hiç görmedim ve hatırlamam. Bir diğer kapı komşum gazeteci Metin Münir’dir. Hatırlarsa o bize de hatırlatsın. Daha önce de yazdım. Karma köylerde bile Türk ve Rum semptleri ayrı olduğu gibi, kahvehaneleri de ayrıydı. Karma köylerde de komşuluk ilişkileri bizim anladığımız ve bildiğimiz anlamda yoktu. Hep iş ilişkileri vardı. Yine hatırlatacağım. AKM’nin yanındaki Kütüphanede de vardır. Sir George Hill, İngiliz seyyah ve yazar,  “Cyprus History” adlı kitabında “Dünyanın dört bir yanını gezdim, Kıbrıs’taki gibi 400 yıl birlikte yaşayan ve birbirine asimile olmayan başka toplumlar görmedim” diye yazdı.

                                         ***

Bu gerçekler ışığında, ve Rumlarla yapılan iki toplumlu siyasi ve sosyal aktivitelere, kapılar açılmazdan önce de 10 yıldan fazla katıldıım. Rumların siyasi olsun, sivil toplum aktivisti olsun, Kıbrıs Sorunundan neyi anladıklarını ve çözümden de neyi murat ettiklerini gayet iyi biliyorum. Bundan dolayı onlardan ümidimi kestim ve artık hiçbir iki toplumlu etkinliğe katılıp mastürbasyon yapmayacağım. Buna mukabil içimizdeki işbirlikçi, ganimetçi, yağmacı, kaçakçı, siyasi ikbal uğruna ruhunu bile satabilecek olanlara karşı mücadelemi yükselterek evimizin içinin düzelmesi için uğraş vereceğim. Varsın Kıbrıs Sorunu bir işgâl sorunudur diye, beş vakit söylemediğim için beni dostlarım yanlış anlasın. Rum kardeşlerimiz (!) gün gele onların da kafasına vura vura Kıbrıs gerçeğini onlara da öğreteceklerdir. Nitekim Geçtiğimiz hafta Güney Kıbrıs’ta yapılan bir ankette, katılanların %80’i Rum Yönetiminin müzakerelerden çekilmesini onayladı. %86’sı ise ek tedbirler alınmasını istedi. Bunun yanında bazı Rum siyasi partileri daha da ileri giderek Ledra Palace’da her ay yapılan Türk ve Rum siyasi partilerin görüşmelerinin de askıya alınmasını istedi. Keşke Ledra Palace’daki etkinlikler askıya alınsaydı da o toplantılara katılanlar da, Rum Türk mastürbasyon yapmaktan kurtulsalardı. Tam 25 yıldır Rum ve Türk siyasi partileri her ay toplanıp görüşüyorlar. Tam çeyrek asır. Ne oldu? Bir arpa boyu ilerleme veya somut en ufak bir gelişme yaşandı mı? Sadece mastürbasyon yapıldı. İzcan da, Durduran, Kanatlı, Mehmet Birinci gibi Kıbrıslı Türk ilericiler ki bu toplantıların müdavimleridir, açıklasınlar. İsterse Sosyalist 1 Partinin Sosyalist Sekreteri de açıklasın. Ledra Palace’da mastürbasyondan başka ne yapılmaktadır? Bu arada Rum partilerin isteği ile Mağusa’ya yapılacak iki toplumlu gezi de ertelendi. Daha önce de yazdım. Keti Klerides İnsani Konular Komiserliğinden istifa etmişti. Nedeni de İki tarafta da yakınlaşma çabalarına büyük bir çoğunluğun ilgi göstermediğiydi. Nitekim Rum tarafındaki son anket bunu açıkça gösterdi. Ortak vatan için çaba harcayan Türkler, ortak vatana ancak Rumların kontrolü altındaki, adı ne olursa olsun bir devlete yama olmakla kavuşabilirler. Hele gaz da bulunduktan sonra Rumlar asla bu zenginliği Türklerle paylaşmazlar. Yanlış anlaşılma pahasına doğruları yazıp söyleceğim. Her ne kadar Kıbrıs Sorununu çözmek, sadece Kıbrıslıların elinde olmasa da, çözüm için çabalarımıza değerlerimizden fedakârlık yapmadan devam edelim. Ancak çözümsüzlük diye kolaya kaçmayalım ve ülkemizi garagözlerden de garagözlüklerden de temizleyelim.   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.