1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Anormal Başkent Lefkoşa!..
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Anormal Başkent Lefkoşa!..

A+A-

Söylemlere bakınız: Belediye grevinin bitmesi üzerine Lefkoşa normale dönmüş!.. Sanki de o grev, aslında anormal bir kent olan Lefkoşa’nın metabolizmasında bir elektro şok etkisi yaparak mucizeler yarattı, her şeyin normale dönmesini sağladı!..
  
Sakinleri ve sorumluları tarafından anormal bir şekilde kullanılan bir kent normale nasıl dönebilir?.. Grev nedeniyle günler boyu yığılan çöplerin kaldırılmaya başlanması normale dönüşün işareti olabilir mi?.. Ya kenti her tarafından sarmalına alan ve gittikçe kronikleşen diğer anormallikler?..
  
Kaldı ki grevden sonra çöp yığınlarının kaldırılması da kentin kirlenme sorununu çözebilmiş değildir. O yığınlardan ayrışarak kentin her yanına, köşeye bucağa dağılan ve asla toplanamayacağı da kesin olan çöpler Lefkoşa’nın kirlenmesine yeni boyutlar kazandırdı.
  
Hepimiz izledik; çöp kamyonları bidonların ve poşetlerin içindeki çöpleri alıp gittiler, bunlardan etrafa dağılanlara ise dokunmadılar… Bu dağılan çöpler, grevin hatırası olarak bakalım ne kadar zaman başkentin kirli manzarasına katkı yapacaklar!..
    *     *     *
  
Normal hiçbir göz, Lefkoşa’yı normal durumda göremez...
  
Birisi lütfen söylesin bana: Nedir bu kentte normal olan?..
  
Yağışlardan sonra daha bir kevgire dönen ve her yağmurlu dönemde Venedik’in kanallarını çağrıştıran yollar mı?..
  
Birkaç mevsim bile dayanamayan asfalt dökümleri mi?..
  
Asfaltlardaki çukurlar yamalanırken oracıkta öylece bırakılan ve arabaların lastikleri altında biteviye sağa sola savrulan, mıcırlar ve çakıllar mı?.. 
  
Darmadağın olan kaldırımlar ve bu kaldırımlar üzerinde yayalara ölümcül tuzaklar kuran, ağzı açık rögarlar mı?..
  
Kanalizasyon lâğımlarından soğuk kış günlerinde bile fışkıran ve sıcak yaz mevsimindeki halimizin ne olacağının mesajını daha şimdiden veren çirkef kokuları mı?..
  
Tam bir kaosa dönen, araçların boyuna birbirine yüklettiği, otopark alanlarının mumla arandığı, ev, iş yeri ve statik otopark alanlarının girişlerinin saygısız sürücüler tarafından ısrarla kapatıldığı sinir ve sağlık bozucu trafik mi?..
  
Bitip tükenmeyen yol kazıları ve her kazıdan sonra çevrenin berbat vaziyette bırakılması mı?..
  
Magandaların çeşitli şekillerde istismar ettikleri o sahipsiz yeşil alanlar ve parklar mı?..
  
Geçen yaz kuru otlardan ve çöplerden arındırılmayan boş arsaların kış mevsiminin yağışları sayesinde gümrahlaşan yabani otlarla daha bir cangıla dönüşmesi mi?..
  
Dere yataklarındaki su birikintilerinin ve otlara bürünen arazilerin sıcak yaz günlerinde sinek ve haşere saldırılarını vaat eden manzaraları mı?..
  
Yağışlardan yedikleri yeni darbelerle Lefkoşa surlar içinin virane perişanlığını daha bir gözümüzün içine sokan unutulmuş, kaderine terk edilmiş asırlık kerpiç binalar mı?..
  
Aydınlatma vergisini ödediğimiz sokakların her gece biraz daha fazla karanlıklara gömülmesi mi?..
  
300–350 kişilik kalifiye personelle yürütülebilecek kentsel hizmetleri 1020 kişilik huzursuz hizmet ordusuyla yürütemeyen Lefkoşa Belediyesi mi?.. 
    *     *     *
  
Bunlar ve daha sayabileceğim yığınla kentsel sorun ve falso… Normal mi tüm bunlar?.. Gün 24 saat bu sorunlarla boğuşan bir başkent normal sayılabilir mi?.. Sırf grev kalktı diye şıpınişi normale dönebilir mi o başkent?..
  
Bu çilekeş ve köhne başkenti anormal biçimde kullanmakta ve istismar etmekteyiz. Acı gerçeğimiz bu… Çağdışı kentsel manzaralardan ve devinimlerden Lefkoşalılar olarak hepimiz sorumluyuz. Lefkoşa’yı bu hale getirenler de sorumlu, bu hale getirilmesine seyirci kalanlar ve her şeyi kanıksayanlar da sorumlu…       

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.