1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Arabahmet: Lefkoşa'nın nostaljik ruhu…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Arabahmet: Lefkoşa'nın nostaljik ruhu…

A+A-

Arabahmet, başkent Lefkoşa'da püfür püfür nostalji rüzgarları estiren gizemli bir semt. Sinesinde parlak bir tarih barındıran bu güngörmüş semtin eski pırıltılı günlerine bir daha kavuşamayacağı kesin. Ne ki, tarihe ilgi duyanlara yine de geçmişe yolculuğun eşsiz heyecanını yaşatabiliyor bu semt. Buradan nice kültür tantanalı biçimde iz bırakarak geçti. 1960'lardan itibaren geleneksel sakinlerince adım adım terk edilerek alt kültürün mekanı haline gelen Arabahmet, 1990'ların ortasında mimari açıdan yeniden dirilmeye başladı. Vefasız ve yıkıcı yılların darbesine yenik düşmenin ve varlığını her koşulda koruyabilmenin ödülünü aldı. UNOPS'un finanse ettiği projelerle yıkık binaların elden geçirilmesine ve bunların restorasyonlarla canlandırılmasına girişildi.
  
Tarihi kentin kültürel dokusu içinde bir açık hava müzesi yaratma çabası boşa gitmedi. Alınan sonuç mükemmel… Bilinçli ve masraflı dokunuşlar Arabahmet'i yerellikten çıkarıp küresel bir değere dönüştürmeye başladı. Orayı turistlerin akın akın ziyaret etmekte olması da Arabahmet'in dünya kültür mirası kapsamına girdiğinin göstergesi. Kıbrıs kültürünü incelemeye ve tanımaya çıkanların programında Arabahmet gezisi mutlaka vardır...
  
Henüz dokunulmamış birkaç eski yapı özenle yenilenen tarihi binalar arasında birer çürük diş gibi dursa da, onların da eski büyülerine kavuşacakları günler yakın. Yenileme çalışmaları semtin tarihi dokusu içinde çok önemli konuma sahip Dr. Fikret RASSIM konağını da göz alıcı biçimde ortaya çıkardı. Efsanevi tıp adamı Dr. Fikret RASSIM'ın adını taşısa da, bu konak semte damgasını vuran nice ünlüyü barındırdı. Üzerinde Yiğitler Parkı bulunan Rokkas Burcu'nun tam karşısındaki konak Osmanlı yönetiminde önemli görevlerde bulunan Beliğ Paşa'nın eseridir. Dr. Rassım da Paşa'nın o konakta doğmuş torunlarından biri...
  
Kıbrıs’ın Malatya köyünden olan Beliğ Paşa, Osmanlı Sarayı adına Mısır'da, Avrupa'da ve son olarak da ülkesi Kıbrıs'ta elçilik ve yöneticilik görevlerinde bulundu. Mısır'da Adliye Nazırı olduğu dönemde bu ülkenin ilk anayasasını yazdı. Kültüre ve sanata duyarlıydı. Musiki ve tiyatro dallarında örgütleyici rol oynadı. 1920'de Arabahmet bölgesinde inşa ettirdiği ve kendi adını verdiği modern salonla, Kıbrıs'ta sinema hareketinin ivme kazanmasına katkı sağladı. Bu sinemanın devreye girmesinden sonra Lefkoşa Türk halkı Rum salonlarına bağımlılıktan ve bu salonları kiralamaktan kurtuldu… Diğer sanatsal ve kültürel etkinliklere de kucak açan salon, 33 yıl süreyle başkente ışığını saçtı. 1953 yılında çıkan yangında kül olmasına karşın, Beliğ Paşa Sineması unutulmaz bir mekân olarak belleklere kazındı.
  
Ünlü Derviş Paşa Konağı, Paşa'nın sinemasından 150 metre kadar uzaktadır. Bu kısa mesafeye karşın Konak'ta yaşayan elitlerin sinemanın localarındaki yerlerini almak üzere lüks faytonlara binip geldiklerini eskiler anlatmaktadır. Konak, 1843-1910 yılları arasında yaşamış olan Tüccarbaşızade Hacı Ahmet Derviş Efendi'nin mirası.
  
Kavanin Meclisi üyeliği de yapmış olan ve halk arasında “Derviş Paşa” olarak tanınan bu varlıklı ve aydın kişinin önemli bir özelliği daha var: Kıbrıslı Türklerin yayımladığı ilk gazetelerden ZAMAN'ın sahibidir. Gazete 1891 - 1900 yılları arasında hiç kesintisiz yayımlandı.
  
19’uncu yüzyılın başında inşa edilen Derviş Paşa Konağı, 1978'de kamulaştırıldı. Konağı harap durumda teslim alan Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, 9 yıllık bir yenileme döneminden sonra, 21 Mart 1988'de orayı Etnoğrafya Müzesi olarak ziyarete açtı.
  
Arabahmet Semti'nde Osmanlı Sadrazamı Kamil Paşa'nın da ayak izleri var. Kamil Paşa sadrazamlıktan ayrıldıktan sonra ülkesi Kıbrıs'a döner. Tabii ki, yerleşim yeri olarak Arabahmet'i seçer. Her sabah ve her akşam üzeri yalnızlığıyla baş başa kaldığı konağından çıkar ve şimdi “Yiğitler Burcu” olarak bilinen Rokkas'ın selvileri arasında yürüyüş yapardı. Bu yürüyüşlerinde muhteşem geçmişini düşünüp hem gururlanır, hem de hüzünlenirdi.
  
Kıbrıslı Kamil Paşa, ünlü 1913 Babıali baskınında İttihat ve Terakki tarafından iktidardan uzaklaştırılana dek, 1885'ten itibaren 4 kez sadrazamlık yaptı. Sadrazamlığı, 2’nci Abdülhamit ile Mehmet Reşat zamanlarında. Sadrazamlıklarından önce Mısır'da subaydı. Sonra İstanbul'a giderek çeşitli devlet hizmetlerinde bulunur. Rüşvet almayan, dürüst bir kişi olmasına karşın, İngiliz politikasına yatkınlığıyla tanındı.
 
Kamil Paşa öldüğünde, İngiliz Sömürge Yönetimi’nin düzenlediği özel törenle, konağının yakınlardaki Arabahmet Camii'nin avlusuna gömülür. Arkasında servet namına hiçbir şey bırakmamıştır.
  
1584-1587 yılları arasında Kıbrıs'ta Osmanlı valisi olarak görev yapan Arap Ahmet Paşa'nın adını taşıyan semt, 1960'lara gelinceye değin varlıklı ailelerce tercih edildi ve geliştirildi. Lefkoşa'da yaz sıcakları korkunçtur. Konumu itibarıyla o bölge başkentin en serin rüzgarlarını alan yöresidir. 1920'den sonra Anadolu'dan göç eden varlıklı Ermeniler de Osmanlı ruhunu taşıyan bu bölgeyi yerleşim alanı olarak seçer. Zaman içinde Arabahmet'e yayılan ve getirdikleri kültürle bu elit semte damgalarını vuran Ermeniler, 1963'te başlayan Türk - Rum çatışmaları sırasında Rum bölgelerine göçtüler. O göçten sonra semtin demografik yapısı yeniden Türkler lehine gelişti.
  
Osmanlı'nın yanı sıra Lüzinyan, Venedik ve İngiliz mimarisinin izlerini de taşıyan semt, çeşitli kültürlerin barış içinde buluştuğu gizemli bir köşe. Antik kapıların üzerinde, hem Hicri, hem de Miladi takvime göre yazılmış tarihlerle karşılaşıyoruz.
  
Bunlar, buradaki kültür mozaiğinin ilginç yansımaları. Kuşkusuz ki başkent Lefkoşa'nın yüreği bu asude semtte atmaz. Ama tarihi başkentin zamana direnen ruhunun orada barındığı kesindir.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.