Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Arap baharı

A+A-

Bu “Arap Baharı” lâfı, herhalde 1968’deki “Prag Baharı”ndan türetildi!

Ama işin doğrusu, iki olay arasında hiçbir bağlantı olmadığı gibi, benzerlik de yok! Alexand Dubchek’in başını çektiği 1968 Çekoslavakya olayları, Dubchek’in  kendi farklı sosyalizm anlayışının, Rus tankları ile ezilmesi ile bitti…

Dubchek’in anlayışına, “güleryüzlü sosyalizm” deniyordu. Moskova’nın “asık suratlıları” tahammül edemediler ve 1956 Macar Ayaklanması gibi, bunu da silah zoru ile yıktılar…

Başbakan Alexandr Dubchek de Ankara’ya büyükelçi olarak gönderildiydi…

Yirmi yıl sonra, Dubchek haklı çıktı ama ne çare.

İki olayı birbirine benzetemememin altında, Araplar ile Çek’ler arasında hiçbir benzerlik bulunmaması yatıyor!

Çekler, bir sanayii toplumudurlar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde, dünyada Kişi Başına Düşen Milli Gelir ortalamasında, Arjantin ile Çekler en öndeydi, biliyor muydunuz?

Dünya kültürüne yaptıkları katkılar da ortada…

Franz Kafka, Prag’ta doğmuştur örneğin… 

Jeroslav Hasek’in Aslan Asker Şvayk karakteri de bütün kültürlerde bilinir…

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçası iken, BirinciDünya Savaşı sonrasında ayrı bir devlet haline gelmiştir.

Çek’ler sanayii, Slovakya’da yaşayan Slovaklar ile Südet bölgesinde yaşayan Almanlar da tarımda üstün bir üretim gücü göstermişler, sonuçta dünyanın en medeni ülkelerinden biri haline gelmişlerdir.

Hitler, Südet’teki Almanları bahane edip, ülkeyi işgal edinceye kadar…

İkinci Dünya Savaşı sonunda da ülke Kızılordu tarafından “kurtarılınca”, Ruslar kendi zihniyetlerini bu “batılı” halka dayatmışlardır.

Dubchek, buna bir reaksiyondu!

Batı tarzı sosyalizm girişimi, “Prag Baharı” diye anıldı ve ezildi…

Sonuçta, Çekoslavakya kendi bildiği gibi yaşamaya dönmedi sadece, bölündü de…

Ama ülkeyi oluşturan iki halkın kültür düzeyi o boyuttadır ki bölünme bile kansız oldu…

Belki de Hasek’in “Aslan asker” taşlaması, “vatan millet” edebiyatını, mizah haline getirdiğindendir…

Özetle Çek’ler, daha Birinci Dünya Savaşı sonundan beri, seçkin ve saygın bir “ulus” olmayı başarabilmiş bir halktırlar…

Almanya, Rusya ve Avusturya’ya rağmen!

Araplar ise iki günden beri yazdığımız gibi, henüz “ulus” olabilmiş halklar değillerdirler.

Ortak noktaları olan Arapça, her ülkede farklı ağızlarla konuşulur!

Diğer önemli ortak nokta sanılan din de bırakınız ülkeleri, ayni ülke içinde bin türlü mezhep ve tarikata bölünür!

Örneğin Almanya’da da Protestanlık ile Katoliklik vardır.

Ülkenin kuzeyi protestan, güneyi katoliktir ama onlar bu meseleyi çözeli beşyüz yıl oluyor!

Oysa örneğin Suriye’de, halkın çoğunluğu Sünni… Ama yönetim, alevi eğilimli Nusayri’lerin elinde…

En büyük destekçileri  Şii İran, en önemli karşıtları da Vahabi Suudi Arabistan!

Esad’ın kırdıkları kimler acaba? Irak’ın durumu ortada…

Mısır bir başka alem…

Kuzey Afrika’daki mezhepleri saysak, yerimiz dolar…

Hiç birbirine benzer durumlar değil… 

Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu, dün Trablusgarp’taki konuşmasında, “bir ulus inşa etmek”ten söz etti…

Evet…

Konunun bam teli orasıdır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.