1. YAZARLAR

  2. İsmail Bozkurt

  3. Arap halklarındaki başkaldırı ve Kaddafi
İsmail Bozkurt

İsmail Bozkurt

Vatan Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Arap halklarındaki başkaldırı ve Kaddafi

A+A-

Libya’yı 30 yıl önce görmüştüm.

Son yıllarda, BAE ve Suriye gibi Arap ülkelerini de gezme olanağı buldum.
Mısır’daki bir sempozyuma davet almıştım. Rahatsızlığım dolayısıyla katılamayıp bir fırsatı kaçırdım.
Katıldığım uluslararası toplantılarda, Yemen’den Cezayir’e, Filistin’den Tunus’a ve başka bir çok ülkeden Arap yazarları, özellikle de Arap ülkeleri yazar birliklerinin üst örgütü eski başkanı ile  ilişkim oldu. Bu yazarlardan KKTC’ye gelenler de oldu.

Toplumsal bağlamda, Türkiye’nin Araplarla ilişkileri genellikle sorunlu olduğu için biz Kıbrıs Türkleri,  Araplarla (özellikle Suriye, Mısır ve Filistin Arapları ile) tarihi bağlarımız ve yoğun kültürel benzerliklerimiz olmasına karşın, karşılıklı olarak birbirimizden uzak durduk.

Son zamanlarda, Türkiye’nin komşularla sıfır sorun politikası dolayısıyla Arap devletleri ile geliştirdiği iyi ilişkiler henüz Kıbrıs işine yansımadı. Yansır mı onu da bilemeyiz.

Hele son halk hareketlerinden sonra bu ülkelerin nasıl şekilleneceği belirsizliğini korurken!

Arap Halkları Muhteşem İşler Yapıyor

Türkçe’de Araplarla ilgili küçültücü bazı ifadeler vardır.

Oysa bu ülkelerde son zamanlarda süregelen başkaldırı nitelikli halk hareketleri, Arap halkları için küçültücü değil, övücü ifadeler kullanılmasını gerektirir.

Gerçekten de Arap halkları, muhteşem işler başarıyorlar.

Devrilen diktatörlerin ortaya çıkan ve çıkacak olan servetleri, bu ülkelerde siyasal iktidarın nasıl “kişisel ikbal” için kullanıldığını da gözler önüne sererek başkaldırıların haklılığını kanıtlıyor..  
 
Arap halkları diktatörlerden kurtulurken yeni diktatörlüklerin doğmasını engelleyebilirler ve  demokratikleşme yolunda adımlar atarlarsa, daha da büyük işler başarmış olacaklar!

Bu ülkelerin genç ne dinamik nüfus yapıları bunun içi ümit vericidir.

Sabah yazarı Hasan Bülent Kahraman’ın 23 Şubat 2011 tarihli yazısında aktardığı bir araştırmaya göre, 1970 ile 2007 arasında çatışma yaşayan toplumların %80’inde nüfusun %60’ı 30 yaşın altında! Ve bu genç nüfusun içinde bulunduğu durum da halk hareketlerindeki dinamizm konusunda ipuçları veriyor: 15 – 29 yaş aralığındaki gençler arasındaki işsizlik oranı, Mısır, Sudan ve Cezayir’de %37, Irak’ta %43, Cezayir’de %47. Bu ülkelerdeki gençliğin %56’sı her gün internet kullanıyor, %54’ü televizyonu ana haber kaynağı olarak görüyor, %67’si hayat pahalılığından yakınıyor, %30’ elinden gelse başka bir ülkeye gitmek istiyor.

Kaddafi Üzerine

Devrilen ya da devrilmek üzere olan Arap diktatörlerinden Kaddafi ile iki kez aynı mekânda bulunma olanağı buldum.

Kaddafi, 1974 Barış Harekâtı’nda izim yanımızda yer almış, bize destek olmuştu. Sonrasında da Kıbrıs’a bakış açısı oldukça eşitlikçi idi.

1981 yılında (1930 da olabilir) Trablus’ta düzenlenen bir konferansa iki tarafın parti temsilcilerini de çağırmış, ben de Mustafa Akıncı ve Esat Varoğlu ile birlikte TKP’yi temsilen bu konferansa katılmıştım.  (Sayın Akıncı ve Varoğlu ile güzel anılarımız da olmuştu o gezide)

Kaddafi ile aynı mekânda bulunuşumuz şöyle oldu:

Kocaman bir salonda Filistin lideri Yaser Arafat konuşuyordu. Biz ilk sıralarda olduğumuz için onu akından görüyorduk.

İnanılmaz bir hitabeti vardı Arafat’ın! Coşkulu, şiir gibi, salondaki kitle ile çok güzel iletişim kuran bir konuşmaydı yaptığı! Kendi hesabıma, ne söylediğini anlamadığım halde onu hayranlıkla izliyordum.

Arafat, kürsüde coşkulu hitabetini sürdürürken, bir ara ansızın kürsü çevresinde 4 – 5 genç ve üniformalı, sırım gibi bayan bitti.

Hemen ardından da Kaddafi! Ve Arafat yokmuş gibi salondakileri selamlamaya başladı.
   
Arafat, bu patavatsızlık, münasebetsizlik, apolitik ve etik olmayan hareket karşısında, şaşkın şaşkın bakakaldı.
   
Neden sonra Kaddafi, korumaları genç bayanlarla birlikte ortaya çıktığı gibi bir anda ortadan  kayboldu ve Arafat, pişmiş aşa soğuk su katarcasına kesilen konuşmasını sürdürdü. 
     
Kaddafi ile ikinci kez aynı mekânda olmamız, 1 Eylül Libya Devrim günü dolayısıyla oldu.
   
Şatafatlı bir askeri geçit töreni düzenlenmişti. Amaç Libya ordusunun silahlarını ve gücünü dünyaya göstermekti.
   
Şeref kürsüsünün 3 – 5 sıra gerisinde bize de yer verilmişti. Şeref Kürsüsü’nde, anımsadığım kadarıyla Madagaskar Cumhurbaşkanı, değişik ülkelerden başbakanlar, bakanlar ve temsilciler de vardı. Kaddafi, konukları uzun süre bekletti ve yine ansızın kürsüde bitiverdi.
   
Bu sırada tam da Şeref Kürsüsü’nün karşısında bir grup Kaddafi’ye sevgi ve ABD’yi protesto gösterilerine başladı ve (en azından benim için öyledir) şaşkın bakışlar arasında  Kaddafi de tmpo tutarak göstericilere katıldı.
   
Kısa keseyim: Şatafatlı olması planlanan geçit resmi tam bir rezalete ve fiyaskoya döndü. Tanklar, askerler sıkıştı ve tören yarıda kaldı.
 
Son Olarak
   
Kaddafi Libya’yı Cemahiriye (doğrudan halk yönetimi) olarak kurdu. Bunu anlatan bir de “yeşil kitap” yazdı. Rejimini ihraç etmek için bu kitap bir çok dile, bu arada n Türkçe’ye  çevrilip bol bol basılıp dağıtıldı.
   
O günlerde Kaddafi’nin, eksantrikliğine ve çılgınlığına karşın, Libya’da sevildiği ve petrolden aldığını halkına aktardığı izlenimi edinmiştim.
   
Şimdi Libya halkı, Kaddafi’yi ve onun cemahiriyesini devirmek için sokakta ve Kaddafi, onların üzerine, başka hiçbir diktatörün yapmadığını yaparak savaş uçaklarını sürüyor.
   
30 yıl önce, yukarıdaki gibi yakından izleme olanağı bulduğum Kaddafi’yi eksantrik, çılgın, hatta ruh hastası biri olarak görmüştüm. Geçen akşam başkaldırılar üzerine tv’ye çıkışını gördüm. Yaşlanmış, ama eksantrikliği, çılgınlığı ve ruh hastalığı sürüyormuş. Üstelik gaddar ve zalimmiş de! Yıllar onu olgunlaştırmamış.
   
Her halde, Libya Halkı da, Tunus ve Mısır Halkları gibi bu zalim çılgını baş aşağı edebilecektir. 
   
Bunu canı gönülden diliyorum.

Yalnız onun için değil, tüm diktatörler için diliyorum.   
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.