1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Arz talep meselesiymiş!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Arz talep meselesiymiş!

A+A-

Okur meraklı, yazdığımız ve takip ettiğimiz olayların gelişim ve sonucunu öğrenmek istiyor.

Biz de elimizden geldiği kadar hem olayları takip ediyoruz, hem de okurun merakını gidermek için bu köşeden bilgilendirme yapıyoruz.

Dershane değiştirdiği için öğretmenleri tarafından baskı altına alındığını iddia eden lise öğrencisinin aynı zamanda öğretmen de olan velisi kızının hakkını aramaya devam ediyor.

Her ne kadar dershane mafyasına karşı yalnız kalsa da, sonuna kadar da gitmeye kararlı görülüyor.

Çünkü evladına bir haksızlık yapıldığına inanıyor, geleceğinin tehlike altına atılmasından dolayı endişeleniyor.

Velinin şikayetçi olduğu iki öğretmenle de yüz yüze görüştük.

İsimlerini burada yayınlamamamıza rağmen büyük rahatsızlık duymuşlar.

Ailenin ve arkadaşlarının soru yağmurundan dolayı bunalmışlar.

Bu iki öğretmen geçen yıla kadar bir özel dershanede okul saatleri dışında çalıştıklarını kabul ediyorlar.

Ama söz konusu kız öğrencisine baskı konusundaki yazdıklarımızı kabul etmiyorlar, aksine hem öğrenciye hem de veliye suçlamalar yapmaya devam ediyorlar.

Her ikisine de sorduk, bu öğrenci ve veli ile bizim de olduğumuz bir ortamda yüzleşir misiniz diye?

Bir gün sonra cevap verdiler ve avukatlarına sorduklarını, uygun bulunmadığını bu yüzden bunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ifade ettiler.

Biz de saygı duyduk!

Bakanlık ise bu konuda ses vermemeye kararlı görülüyor.

O kadar yazdık, suçlamalarda bulunduk, siyasi rant uğruna bir öğrenciye bile sahip çıkamadıklarını iddia ettik ama ne gariptir ki bu konuda konuşmak yerine susmayı yeğlediler.

Nazım Çavuşoğlu döneminde çok ciddi bir şekilde ele alınan özel ders olayı ne yazıktır ki bu bakan döneminde ört bas edilmeye çalışıldı ve bu konuda sendikalarla gizli bir pazarlık yapıldığı bile iddia ediliyor.

Buradan bir kez daha sormakta yarar var;

4 öğretmenin soruşturmaları niçin iptal edildi, yine eski bakan dönemince yüzden fazla kişinin özel ders verdiği tespit edilirken bunların üstüne niçin gidilmedi?

Sendikalara gelince;

İlgili veli resmen çalmadık kapı bırakmamış…

KTOEÖS’ nı da ziyaret etmiş.

Onların cevabı daha da dehşet verici olmuş.

Başkan Gökçebel bu konunun bir arz talep meselesi olduğunu, velilerden gelen istek üzerine devlet öğretmenlerinin özel ders verdiğini iddia etmiş.

Bununla da yetinmemiş, devletin büyüt çalışanları ikinci iş yaparken, sırf öğretmenleri yargılamanın insafsızlık olduğunu eklemiş.

Haksız da değil yani!

Devlet öyle kötü ellerde yönetiliyor, öyle laçka ve kokuşmuş bir düzenin içindeyiz ki, başka memur ikinci iş yapar da öğretmen niye yapmasın ki?

Sevgili okur, siz hiç iki yanlışın bir doğru ettiği başka bir ülke gördünüz mü?

Görmediyseniz bu tiyatroyu seyretmeye devam ediniz!

Madem ki arz talep işidir, niçin olmasın ki?

Değil mi ama?

 

Okur uyarıyor

Sunat Atun’un dikkatine!

 

“Levent bey selam,

Girne- Ciklos-piknik alanı arası 2 adet elektrik direği üzeri elektrik direği üzeri elektrik trafosu monte edildiğini fark ettim.

Elektrikçi değilim ama bu trafoların ark yaparak kıvılcım atma gibi bazı dezavantajları olduğunu biliyorum.

Bölgede büyük yangında zarar görmeyen tek bölge ormanın da büyük bir risk altında olduğu kuşkusuz.

Bir bilirkişiden doğrulatırsanız, ağaçlar arasında bu trafolar çok sakıncalı.

İyi çalışmalar…

(Bir okur)

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Halil ORUN, bölgenizdeki Exotic Otel’in karşısında özellikle akşamları belli bir saatten dolayı sahil kenarına beton döküldüğü yönünde ihbarlar alıyoruz. Bütün karanlık işler karanlıkta yapıldığına göre bir baskın yapmakta yarar var görüşündeyiz.

Sayın Süleyman MANAVOĞLU, geçtiğimiz Pazar günü Girne’de yat limanında motosikletliler resmen terör estirmişler ve özellikle turistler büyük rahatsızlık duymuş. Ara sıra tebdili kıyafet halkın içine karışsanız diyoruz.

Sayın Tahir GÖKÇEBEL, özel dersler konusunda bu kadar duyarsız kalmanız siyasete hazırlandığınızın bir göstergesi midir acaba? Bu konuda yakın arkadaşlarınızdan mesajlar gelmeye başladı. Hadi hayırlısı bakalım, Adnan hoca başaramadı sıra sizde…

Sayın Eşref VAİZ, daha düne kadar Mehmet Çağlar’ın başkan olması konusunda ciddi kulisler yaparken Kalyoncu’nun aday olmasından sonra 180 derece döndüğünüz söyleniyor. Hayırdır geçerli bir nedeniniz var mı?

Sayın Arif ALBAYRAK, dün öğlen Mehmet Çağlar ile yemekte görülmüşsünüz.Siz de sonunda renginizi belli ettiniz desenize. Artık ben de Çağlar’ın ikinci tura kalacağına inanmaya başladım.

Sayın Ersin TATAR, önceki akşam Karadenizli öğrencilerin dayanışma yemeğinde karşınızda oturan Ahmet zengin bir bardak dolusu suyun üzerinize dökülmesine neden olmuş. Merak etmeyin ay başında size bir takım elbise, gömlek ve kravat alacakmış.

Sayın Sezai SEZEN, son yılların en başarılı organizasyonuna imzanızı attınız tebrik ederiz. Kemal Tunç ve Osman Bakkaloğlu’nun heykelleri de büyük bir vefa örneği olarak algılandı. Bu arada ‘rezalet’ konusu sanırız yanlış anlaşılmış. Olur böyle vakalar kafanıza takacak bir konu yok.

Sayın Şener ELCİL, tarikatlar konusunda kırsala gitmeye hiç gerek yok. Aksine bunların merkezi Lefkoşa’da ve bütün kırsal buradan idare ediliyor. Siz akıllı insansınızdır, bunlar kimden cesaret alıyor kısa bir araştırmada ortaya çıkarabilirsiniz.

Sayın Erdal EMANET, Beyarmudu sınır kapısı konusumnda gözünüzü dört değil sekiz açmanız gerekiyor. Özellikle bir otelin Güney’den her gün binlerce ekmek getirdiği ve bunların çok kolay geçirildiği iddia ediliyor.

Sayın Turgay AVCI, Salih Boyacı ve Serdar Denktaş’a fena halde taktığınız gözlemleniyor. Peki sizce başka bankalar ve patronları acaba niçin gündeme getirilmiyor, hiç düşündünüz mü?

Sayın Şenay KEBAPÇI, müjdeli haberi ben de duydum, yakında bir misafir daha geliyormuş. Nazar değmesin diye fazla detay vermiyorum, siz anlarsınız. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Darısı herkesin başına…

Sayın Ümit BAHŞİ, sonunda top sakal modasına siz de uydunuz desenize. Hiç de fena durmamış gözüküyor. Ama bahse girerim bir ay içinde sıcaklar bastırınca dayanamayıp kestireceksiniz…

Sayın Özer KANLI, BRT üzerinden uydu yayını yapan kanallardan vatandaştan şikayetler gelmeye başladı. Zaman zaman görüntü çizgi halini alıyormuş ve çekilmez olunuyormuş. Bir araştırın bakalım arıza nereden kaynaklanıyor?

Sayın Mustafa GÖKMEN, Karadenizli öğrencilerin gecesinde bütün gözler sizi aramış ama bulamamış. Siz böyle geceleri hiç kaçırmazdınız, yoksa yine dizi merakı mı ağır bastı acaba?

Sayın Leman ASLIM, görevli olarak bir haftalığına Londra’ya gideceğinizi öğrendik. Çocuk bakımı yine İlkay beye kalmış diyorlar. Peki siz onun çocuk bakıcısı için girişimde bulunduğunu biliyor muydunuz. Hangi ülke ile görüştüğünü söylesem Londra ziyaretinden hemen vazgeçersiniz…

Sayın Gencay EROĞLU, ‘Gençsin’ festivali ile dairenin en büyük ve beğenilen organizasyonuna imza attığınız söyleniyor. Elinize sağlık, başarılı etkinliklerin devamı dileğiyle…

Sayın Ejder ASLANBABA, yeni görevinize başlamak için başbakanın ağzının içine bakıyormuşsunuz. Hiç merak etmeyin ofisinizin mobilyalarının siparişi bile verilmiş, iki sekreter de emrinize veriliyormuş.

Sayın Ezcan ÖZSOY, bakanın basın danışmanı olmak dışarıdan görüldüğü gibi kolay olmasa gerek değil mi? Hele de Ersin bey gibi civa gibi bir bakana yetişmek kolay değil. Allah kolaylıklar versin.

Sayın Erten KASIMOĞLU, çocukluğunuzun geçtiği eski gazete binasını terk etmemekte kararlısınız değil mi? O tarihi yapıların değerini anca tarihi yaşayanlar bilir elbette. Camiyi de arkanıza aldınız ne mutlu size…

RHA 2991 plakalı polis aracının sürücüsü; dün 14.45’de Lefkoşa’da 1001 Çeşit Mağazası’nın yanında ki tek yolda ters sürüş yaparak trafik kurallarını ihlal ettiniz. Polis memurları da böyle yaparsa vatandaş ne yapmaz acaba?

 

Günün Fıkrası

 

Adem ile Havva

Tanrı Adem’le Havva’yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve
ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde sadece monte
edilecek iki parça daha kalmıştı. Bunları hangisine takacağı konusunda
kararsızdı. Sonunda onlara sormaya karar verdi. Elimde iki parça daha
var, dedi. Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta
işemeye imkan veriyor. Bunu hanginiz ister?
Adem büyük bir coşkuyla atıldı: Ben, ben! Bana ver
onu. Çok eğlenceli olacak. Onunla ayakta işeyebileceğim. Ne olur bana
ver onu. Adem’in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla
dayanamayan Tanrı, Havva’da bu konuda çok heyecanlı görünmeyince o
parçayı Adem’e monte etti.
Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta koşturup
her yere işaretini bırakmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Sonra kuma
adını yazdı. Sonra da ilerideki bir taşı vurmaya çalıştı yeni
oyuncağıyla. Nihayet sakinleştiğinde Tanrı diğer parçayı monte etmek
için Havva’nın yanına gitti. Havva sordu:
- Bana takacağın parçanın adı ne?
- Beyin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.