1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Asayiş berkemal (!)
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Asayiş berkemal (!)

A+A-

Gazete ve televizyonlarda yer verilme oranı hızla artmaya başlanan cinayet, hırsızlık, tecavüz haberleri, ülkemizin yıllardır biriken ve son zamanlarda rahatsız edici boyuta ulaşan üçüncü sayfa yaşamını gözler önüne seriyor. Model zaten oturmuş bir model. Gazetede üçüncü sayfada, televizyonlarda, merkezi haberlerin hemen ardından yayınlanan bu tür haberler, sadece televizyonlara ya da gazetelere değil, hayatımıza da yerleşmiş durumda.

Karısını doğrayan adam, kocasını sırtından bıçaklayan kadın, kaza, tecavüz, hırsızlık, dolandırıcılık, fuhuş...

Üçüncü sayfa gazeteciliğinin temelinde insanoğlunun yaşamakta olduğu acıları malzeme olarak gören ve insan olgusuna duyarsız haberler olduğunu anlamamız mümkün.

Kendi başımıza gelmemiş olması ile ilgili rahatlamamız dışında bize dehşet veren hatta sabah okunduğunda günümüzü tatsız kılan bir durumdur bu.

Gazetecinin biliriz ki en önemli nesnesidir insan. Bu haberleri okurken, yaşanmakta olanı algılarsak, biliriz ki, apansız bir üçüncü sayfa haberi olmak mümkündür. Özellikle de etrafımızda suç potansiyeli yaşanırken.

Peki burada hep mi gazeteciden başlar kabahat?

*  *  *

Gazetede bir haber: Erzurumlu bilmem kim, 15 günlüğüne KKTC’ye geldi. Cinayete bulaştı. Ağırlığınca altın çaldı. Gemi yolu ile Ada’yı terketti. Mersin’de yakalandı.

Bir başka haber: İsrail’li işadamına ait evinin banyosunda eroin bulundu.

Bir başka haber daha: Karaoğlanoğlu’nda bir eve banyo penceresinden giren meçhul şahıslar, ev sahibesini darp ettikten sonra altın künye ve zincirini çalıp kaçtılar.

Bu haberlerin hepsi gerçek. Güncel olanları seçmedim ama bugün de var hepsi. Belki arka sokağımızda yaşanıyor, belki de komşumuzun başına geliyor.

Üçüncü sayfa yaşamlarını, üçüncü sayfa haberlerine taşıyan gazetecide mi aramalı şimdi suçu? Peki, yaşamı üçüncü sayfaya çevirenlere engel olunamamasına ne demeli?

Bir üçüncü sayfa haberi olmak için sıranın ne zaman bize geleceğini beklemekle mi sürdürmeli yoksa hayatı?

Sorular bitmez, yanıtları alınmadıkça.

Okuyucu bu sayfayı çevirir geçer, eğer kendi psikolojisini ve moralini düşünürse. Peki çevrilip geçen bu sayfadaki gerçekler ve o gerçeklerin ülkede artması, her gün yenisinin eklenmesi sayfayı çevirmekle geçer mi?

Yaşam, üçüncü sayfa modeline dönerken, bu dönüşüme malzeme olan gerçeklere engel olunamaması neyin ve kimlerin yetersizliği? Bu haberleri yapmaya çalışan gazetecilerin, polisin gözü önünde suçlu ve zanlıların darbına uğramalarını hiçe sayıp, doğrudan bunu yazan gazeteciye mi atmalı suçu? “Yazma kardeşim, sen yazdın diye oluyor bunlar” (!) Yoksa canım ülkemde ASAYİŞ BERKEMAL(!)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.