1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “Aşıkoğlu resmen dalga geçiyor”
“Aşıkoğlu resmen dalga geçiyor”

“Aşıkoğlu resmen dalga geçiyor”

Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu sert eleştirilere hedef oldu.

A+A-

Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu sert eleştirilere hedef oldu. Bellapais Manastırı’nın altına arıtma tesisi yapılmasına karşı olanlar, Aşıkoğlu’nun, geçtiğimiz gün arıtma tesisiyle ilgili kullandığı, “Daha iyi bir yer varsa göstersinler” ifadesini “Resmen dalga geçiyor” diye yorumladılar.

Oya Kutsal: “Arıtma yapacaklar diye bu tünelin üzerinden kamyonlarla geçiyorlar. Bu titreşimden dolayı taşlar yere düşmüş durumda. Manastır tahribata uğruyor.”  

800 yıllık manastırı korumanın insanlık görevi olduğunu vurgulayan Sanat Tarihi Öğretmeni Özmenek ise “Manastır, Şahap Bey’e babasından miras kalmadı. Ne kadar Şahap Bey’in ise, o kadar benimdir, o kadar Fransız’ındır, o kadar sizindir” dedi.

“Yaptığımız incelemeler neticesinde, duvarlarında bazı çatlaklar ve istinat duvarında çökme oluştu. Bu olayın mantıklı bir açıklaması yoktur. Tarihi bir esere tahribat veriliyor ve bizden susmamızı bekliyorlar. Bakanlık yetkililerinin hiçbiri gelmiyor.”

Melin DOBRAN

Bellapais Manastırı altına yapılmak istenen arıtma tesisine tepkiler büyüyor. Gazeteci Kartal Harman’ın Genç TV’de hazırlayıp sunduğu “Ayaküstü 1 Saat” programının geçen akşamki konukları, İngilizce Öğretmeni Oya Kutsal, Mimar Zümrüt Oral ve Sanat Tarihi Öğretmeni Sibel Özmenek oldu. Programda Bellapais Manastırı’nın yanına yapılmak istenen arıtma tesisinin manastıra verdiği zarar üzerinde duruldu. Arıtma tesisinin 800 yıllık Bellapais Manastırı altına yapılmak istenmesinin büyük tepki aldığını belirten program konukları, tesis yapımı durdurulmadığı takdirde eylem yapacaklarını vurguladı.

Zümrüt Oral, Kıbrıs’a gelen turistlerin Bellapais Manastırı’nı ziyaret etmeden gitmediğini söyledi.

Sibel Özmenek söz konusu manastırın çok değerli olduğunu belirterek, tarihi yapıları korumanın insanlık görevi olduğunu kaydetti. 1972 yılında onaylanan ve “Kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, taraf devletlerin, mirasa sahip olan toplumun ve insanlığın en temel sorumluluğudur” ilkesini temel amaç olarak belirleyen UNESCO’nun Dünya Doğal ve Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi’nin 1975’te yürürlüğe girdiğine ve Türkiye’nin de içinde olduğu 189 devlet tarafından imzalandığına işaret ettiler.

 “Tamamen kaldırılsın”

Zümrüt Oral yaklaşık 800 yıllık bir manastır olan Bellapais Manastırı’nın, gotik mimarinin en önemli eserlerinden birisi olduğuna dikkat çekti. Dünyaya mal olmuş bu eserin Kıbrıs’ta olmasının ülke için bir şans olduğunu dile getiren Oral, Kıbrıs’a gelen turistlerin, bu manastırı görmeden gitmediğini vurguladı. Arıtma yapılacağı duyumunu aldıklarında yerinde inceleme yaptıklarını ifade eden Oral, yapılmak istenen arıtma tesisinin manastıra çok yakın olduğunu kaydetti. Ara emriyle tesis inşaatının durdurulduğunu anımsatan Oral, tesisin tamamen ortadan kaldırılması taraftarı olduğunu söyledi.

Oral, şöyle konuştu:

“Bir mirasın yanı başına arıtma tesisinin yapılmak istenmesi yanlıştır. Oradan koku çıkacak. Tesis yapılmaya çalışılırken, çevreye verilecek olan zararı var. Yapımına başlandığı günden itibaren manastırda bir tahribat söz konusudur. Eski Eserler Dairesi’nin, eski eserlere sahip çıkması gerekirken, biz halk olarak eski eserleri korumaya çalışıyoruz. Bu eserin bir an önce korunmaya alınması gerekiyor. Yaptığımız incelemeler neticesinde, duvarlarında bazı çatlaklar ve istinat duvarında çökme oluştu. Bu olayın mantıklı bir açıklaması yoktur. Tarihi bir esere tahribat veriliyor ve bizden susmamızı bekliyorlar. Bakanlık yetkililerinin hiçbiri gelmiyor. Uzman bakışı istiyoruz. Gelsin uzmanlar incelesin. Biz bu tesisin yapılmasına tamamen karşıyız.”

“Görevini tamamen yerine getirmiyor”

“Değerlerimize sahip çıktığımız kadar biz var olabiliriz” diyen Oral, kendilerine göre bu arıtma tesisinin orada olmasının başlı başına bir yanlış olduğunu ifade etti.

Önceki gün konuyla ilgili olarak gazetemize konuşan ve “Daha iyi bir yer varsa göstersinler” diyen Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun bu söylemini kınayan Oral, “Aşıkoğlu resmen dalga geçiyor” dedi, şunları ekledi:

“Şahap Bey dalga geçti. Biraz iş bilmezlikle de alakası var. O görevi yapamıyorsa ve bunu halka soruyorsa, o zaman ben de ona soruyorum. Siz ne yapıyorsunuz? Görevinizi tamamen yerine getirmiyorsunuz orada. Amacımız kimsenin ekmeğiyle oynamak değil, taraf olmak değil, bizim kültürel değerlerimizi korumak adına karşı çıkıyoruz. Manastırın bahçesinde kocaman bir jeneratör koydular. Manastırın o cephesinde çatlak oluştu. Yapı denetimiyle ilgili incelemeler yapıldı mı? Zemin etüdü yapıldı mı? İnşaat ve jeoloji mühendisleri inceleme yaptı mı? Yetkililer bunu çıkıp açıklasın. Atık su arıtılırken yapılan işlemler, pompalama, çıkan ısı, bütün o titreşimler, bu binayı nasıl etkileyecek? Bunun raporunu istiyoruz. Bu kadar ciddi bir denetleme ve işlem gerektiren bir tesis, özel bir kişinin inisiyatif ve sorumluluğuna sorgusuz, sualsiz nasıl bırakılabilir? Bunların cevabını istiyoruz. Yetkililer uyuyor mu? Yetkilileri bir kez daha göreve çağırıyoruz.”  

“Taşları dökülüyor”

Manastırın yanına arıtma yapılmasına karşı çıkan bir diğer vatandaş olan İngilizce Öğretmeni Oya Kutsal, Eski Eserleri Koruma Yasası’na göre, “yapılan ne ise, görünümü etkilemeyecek, doku bütünlüğüne olanak sağlayacak şekilde yeterli uzaklıkta olacak ve her türlü fiziki müdahale, ilgili müdürlüğün denetim ve gözetiminde olacak şekilde yapılması gerektiğine” dikkat çekti. Arıtma tesisine giden yolun altında, boydan boya uzanan tarihi tünelin zemininde, titreşim sonucu tonoz üst örtüden dökülen taşlar olduğunu belirten Kutsal, yapılan yanlışlıklardan bahsetti. Kutsal, “Bu tarihi bir tüneldir. Arıtma yapacaklar diye bu tünelin üzerinden kamyonlarla geçiyorlar. Bu titreşimden dolayı taşlar yere düşmüş durumda. Bu açıklama, uzman arkeolog ve Eski Eserler Dairesi Müdürü’nün açıklamasıdır. Yerinde inceleme yapıp, böyle bir açıklama yapmıştır. Bir lokantaya ait gaz tüpü, tarihi su sarnıcının üzerinde duruyor. Bunlar manastıra hasar veriyor. ‘Bellapais’e arıtma tesisi yapılamaz’ diye bir grup oluşturdum. 1300 üyemiz oldu ve duyarlı kesim bir anda sesini çıkarmaya başladı” dedi. 

“İnsanlığın değeridir”

Sanat Tarihi Öğretmeni Sibel Özmenek ise, Bellapais Manastırı’nın sadece Kıbrıs’ın değil, insanlığın da değeri olduğunu vurguladı. Manastırın, gotik eserlere bakıldığı zaman, Paris’teki Notre Dame Katedrali ile aynı listede yer aldığına dikkat çeken Özmenek, Manastırın önemine dikkat çekti ve şöyle konuştu:
 “Son derece değerli bir yapıdır. Bunu korumak insanlık görevidir. Arıtma tesisine ne gerek vardı, ben bunu çözemedim. Manastırın bahçesinin içerisinde yer alan bir restoran vardır. O restoranın iddiası, tuvaletlerini turistlerin de kullandığı ve arıtma tesisi gereksinimi olduğudur.

“Şahap Bey’e babasından miras değil”

Gezdiğim birçok ülkede kafe ve restoran gördüm, ama yanında arıtma tesisi görmedim. Bu devlet Şahap Bey’in değildir. Tarihi eserlerde rock müziği konseri yapılamaz. Çünkü çok yüksek desibellidir ve o titreşim zarar verir. Oysaki manastıra dozer soktular. Kamyonlar gidip geliyor. Manastırda tahribata neden oluyorlar. Sanat tarihi öğretmeni olmasam da yine karşı çıkardım. Manastır, Şahap Bey’e babasından miras kalmadı. Ne kadar Şahap Bey’in ise, o kadar benimdir, o kadar Fransız’ındır, o kadar sizindir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.