1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Asıl engel beyinlerde...
Asıl engel beyinlerde...

Asıl engel beyinlerde...

Hayata gözlerini engelli olarak açmış ama asla yılmamış örnek alınacak biri Besim Zafersoy… Yaşam sevincini hiç kaybetmediği, engel tanımadığı hayatı ise hep “zaferlerle” dolu.

A+A-

Doğumda vakumla alınmasından dolayı oluşan sorundan kaynaklı “engelinin” hiçbir zaman yaşam sevinci ve ideallerini gerçekleştirmesinde “engel” olmadığını ifade eden Besim,  "Çok mutluyum hayat çok güzel" diyerek, asıl engelin beyinlerde oluşturulan engeller olduğuna işaret etti.

İki ayağı ile sol eli işlev görmüyor ama bu onun için engel değil

24 Ağustos 1985 doğumlu olan Besim Zafersoy’a doktorlar Serabral Paralizi teşhisi koymuş. Hastalığının nedeni doğum esnasında vakumla alınırken beyninin hasar görmüş olması. Zafersoy’un iki ayağı ile sol eli işlev görmüyor ama bu onun için aşılamayacak bir engel değil… Zafersoy, tekerlekli sandalyeyle yaşamaya başlayacağı o günleri şöyle anlatıyor: “Doğumumdan 6 ay sonra annem beni yürütece koymuş ancak ben hiç adım atamamışım. Bunun üzerine beni doktora götürmüş ve doktor 9 aylık oluncaya kadar beklemelerini söylemiş. 9 aylık olduktan sonra bu kez nöroloji uzmanına götürmüşler ve orada doğum hatasından kaynaklı vakumla alınmam esnasında sorunum olduğu söylenmiş. Bir yaşına gelince ailem beni bu kez Türkiye'ye tedaviye götürdü. Oradaki doktorlar da aynı şeyi söylemiş. Kıbrıs'ta fizik tedaviye başlamıştık oradaki doktorlar da buna devam edilmesini önerdi.  Vakum tam beyincikten yakaladığı için kaslarımın güçsüzlüğünden ayaklarımı ve sol elimi kullanamıyorum. Sağ elimde ve zekamda da sorun yok. Konuşmamda da problem yok ama biraz geç konuşmuşum. İki yaşından itibaren konuşmaya başlamışım.”

Doktorlardan olumsuz cevap aldı ancak yılmadı

Bir kampanya sonucu Amerika'ya gönderilen Zafersoy olumsuz yanıt almasına rağmen yılmaz ve bu kez de  İngiltere'ye giderek ameliyat ve tedavi olur ve fizik tedaviye başlar.

Her işini “rampadan” özel araçla hallediyor

Ailesinin de herhangi bir gerileme olmaması için maddi manevi büyük destek olduğu Zafersoy, düzelebileceğine dair doktorların hiçbir zaman garanti vermemesine rağmen volkerle ayağa kalktığını ve onun yardımı ile yürüdüğünü anlatıyor. Ailesi Zafersoy için “rampadan oluşan”  özel bir araç satın alır ve Zafersoy da tüm ihtiyaçlarını bu araçla görür.

2397677.jpg

Eve kapanmayarak dışarıdaki hayata karıştı

Zafersoy, ilk başlarda durumunu kabullenmekte zorlanarak isyan etse de asla mücadelesinden vazgeçmez.  Evde oturup kapanmak yerine dışarıdaki hayatı yaşamaya çalışan Zafersoy, birçok insanın yapamadığı veya yapamayacağı işleri başarır.

Dalmak, fotoğrafçılık ve atıcılık en büyük hobileri

Üniversitede Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nden mezun olduktan sonra kendisi gibi olan arkadaşlarına bilgisayar dersi veren Zafersoy, sürdürdüğü fizik tedavisinin yanı sıra birçok spor dalıyla da uğraşarak başarılarına başarı ekler. “Dalmak özgürlüktür” diyerek çıktığı spor yolculuğuna bir de UKÜ Yıldızları Atıcılık Takımı’nı eklemiş Zafersoy. Fotoğrafçılıkla da uğraşan Zafersoy, kilden yaptığı el işleriyle de oldukça mutlu oluyor. “Çok mutluyum hayat çok güzel" diyerek çevresine mutluluk saçan Zafersoy, inadına başarıya yürümekten hiç vazgeçmiyor...

7544774.jpg

Arkadaşları zaman zaman üzse de buna da alıştı

Ortaokul çağına geldiği zaman bazı arkadaşlarının öğretmenlerin ona kolaylık olsun diye test yapmasına isyan ettiğine üzüldüğünü anlatan Zafersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortaokulda da derslerim iyiydi ama zorlandığım dersler oldu. Hocalarım benim sınavlarımı test yapıyorlardı. Ortaokulda bazı arkadaşlarım bana ayrımcılık yapılıyor diye isyan etmeye başlamışlardı ancak zamanla onlar da alıştılar. Orta son sınıfta iken sınıfımız ikinci kata çıktı ancak ben bir üst kata çıkamayacağım için sınıf değiştim ve aşağıda kalanlara katıldım. İlk başlarda arkadaşlarımdan ayrılmak beni üzdü ama sonra alıştım.”

“En büyük destekçim annem zorunlu emekliye ayrılmak zorunda kaldı”

 Liseye gitmeye başladığında annesinin mecburen emekliye ayrılmak zorunda kaldığını anlatan Zafersoy, “Çünkü bilgisayar sınıfı üst katta idi ve yukarıya çıkmam gerekiyordu. Sağ olsun bu konuda arkadaşlarım ve öğretmenlerim de bana yardımcı oldular. Lisede derslerimde öğretmenlerim bana çok anlayışlı davrandı. Üniversitede annem 4 yıl boyunca okula taşıdı beni” şeklinde konuştu.

Engellerin sadece beyinde olduğunu aldığı ödüllerle kanıtladı

UKÜ Yıldızları Atıcılık Takımı’nda da yer alan Zafersoy, atıcılıktan aldığı ödüller ve sertifikalarla “engellerin sadece beyinde olduğunu” da kanıtlamış oldu. Besim Zafersoy, aldığı dalış dersleriyle de kendi gibi engelli diğer bireylere de örnek olarak “dalmak özgürlüktür” mesajını da veriyor.  

7347415.jpg

“Hayatımızı zorlaştıran binalar yapılırken biz düşünülmedik”

Ülkede engelli bireylerin kangreni haline gelen ulaşım sorunundan da yakınan Zafersoy, her engellinin yaşadığı sorunlardan olan engelli rampalarının olmamasından şikayetçi. Okula gittiği yıllarda sınıfların üst katta olması ve rampa, asansör olmamasının hayatını zorlaştırdığından da bahseden Zafersoy, “Hayatımızı zorlaştıran binalar yapılırken biz düşünülmedik. Marketler, restoranlar ve hatta okullarda, sokaklarda rampalar, asansörler yok. Oy verilen yerlerde bile biz düşünülmedik” ifadelerini kullanıyor.  Aslında bu durumun ne kadar zor olduğunu da şu cümlelerle özetliyor da Zafersoy: “Sürekli birilerinin beni taşımasından hoşlanmıyorum".  Ayrıca Zafersoy, tüm yaşam alanlarının engellileri de düşünerek inşa edilmesini istiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum