1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Askerin ardından Türkiye
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Askerin ardından Türkiye

A+A-

Türkiye’de aniden gündemi değiştiren istifalar, aslında AKP hükümetinin ve izlediği siyasetin geldiği noktaya dair son derece önemli bir işarettir.

Konuyu KANAL SİM’e değerlendiren Mehmet Altan, “normalde bu durumlarda Türkiye’de darbe olurdu” ifadeleriyle, aslında normalleştirilecek olan bir başka Türkiye’yi tarif ediyordu.

Türkiye’de ilk kez, Genel Kurmay Başkanı ile bütün kuvvet komutanları emekliliklerini isteyerek istifa etti. Yüksek Askeri Şura’nın hemen öncesinde gerçekleştirilen istifaların ardından, Genel Kurmay Başkanı Işık Koşaner’in ilk açıklaması, son derce manidardır!       

“Şu anda 173’ü muvazzaf, 77’si emekli olmak üzere 250 general-amiral, subay, astsubay ve uzman jandarma çavuş, hürriyetlerinden yoksun olarak tutuklu bulunmaktadır. Tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapıldığını kabul etmek, birçok hukukçunun da ifade ettiği gibi, mümkün değildir.”

İşte bu sözler Türkiye’deki değişimin açık özetidir.

Bir zamanlar darbe yapan, silahla seçilmişleri makamlarından toplayan, idam sehpaları kuran bir askeri yönetim, şimdi paşalar dahil, aylardır beklenen bir hukuk sürecine havale edilmiş durumda.

Asker nasıl makamdan siyasi topluyorsa, bugün siyasiler, askeri kışlasından topluyor. Asker de mağrur şekilde ancak şapkasını alıp gidiyor!

İlginçtir, YAŞ öncesinde bir gelişme umut eden TSK, bu tepkiyi verirken, Ege Ordu Komutanı da tutuklanıyor ve bu sürecin daha arkasının geleceği de biliniyordu.

Bugüne kadar Türkiye siyasetinde TSK’nın önemli bir yeri oldu. AKP ile en başından beri yürütülen kavgada ise, ilk kez sivil yönetim galip gelerek, derinden götürülen bu kavgayı sessiz bir mağruriyetle karşıladı.

Haber “TSK’da deprem” başlığına odaklı verilse de aslında kısa süre içinde, depremin hiç de o kadar yıkıcı olmadığı da ortaya çıktı. Zira Genel Kurmay Başkanı’nın yeri doldurularak, ertelenmesi öngörülen YAŞ’ın yapılacağı duyuruldu hemen.

Cumhurbaşkanı Gül, “kendi içinde olağanüstü bir durum ama kriz yok” açıklamasıyla, her şeyin ne kadar kontrol altında olduğunu da göstermiş oldu.

Şimdi artık darbeleri normalleştiren Türkiye, silahsız yürütülen tavsiye süreçlerini de normalleştiriyor.

Ve cumhuriyet tarihinde ilk kez TSK’nın başı olduğu gibi istifalarını verirken, hayat normal seyrinde devam ediyor!

Bundan sonraki süreçte de artık sivil yönetime daha itaatkar, sınırını kışlasının ötesine götürmek istemeyen bir askeri yapı için en önemli eşik atlanmış görülüyor.

Konuya ilişkin ilk açıklama, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ruijten’den geldi.

Türkiye’nin her geçen gün daha da demokratikleştiğini söyledi, Ruijten.

Ancak şu var;

Tam da Türkiye’de istifalar tartışılırken, Türkiye basınındaki değişimi okuyordum. 28 yıldır yazdığı Hürriyetten ayrıldığını duyuran Ferai Tınç’ın yazısı etkileyiciydi. “Başka bir yere gitmek için değil, gelinen bu durumda meslek heyecanımı yitirdiğim için ayrılıyorum” diyordu, çünkü Tınç.

Can Dündar, NTV ile yollarını ayırırken, “başka bir koşulda, başka bir yerde” diyordu.

Bir süredir, iktidarını genişleten AKP hükümeti, basın iktidarını da daha etkin bir şekilde kullanma girişiminde.

Birçok basın yayın kuruluşunun çehresi toptan değişti.

Örneğin artık NTV Haber Kanalı’nın ilk haberlerinde, günlerdir Ramazan hazırlıkları ve duaları var.

Demokratikleşme sadece bir yüzünde sivil iktidarın rüştünü ispat etmesi değil, sanki kendi anladığı demokrasiyi de ezberletmeye çalışması girişimi gibi duruyor.

Oysa demokrasi size göre demokrasi olmamalı.

Türkiye’de  istikrara kavuşan ekonomi, büyüyen güç  ve sivil otoritenin genişleyen iktidarı emperyal anlayışların da aynı ölçüde serpilmesine neden oluyor.

O yüzden gelişen demokrasi örneklerine bakıp, bunlar en hızlı şekilde Kıbrıs’a da yansımalı derken, fotoğrafın diğer yüzlerinden de ürküyorum…


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.