Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Asso pik…

A+A-

Kuzey sınırlarımızdan borular döşeniyor.

Bizim mahalleye su taşıyacakmış komşu…

Yüzyılın projesi dediler boru işine…

Neymiş, “yeterli suyunuz yok size iyilik olsun”…

Daha önce de paramız yok diye para döşüyorlardı yollarımıza.

Bizler mutlu olalım istiyorlardı.

Biz de o kısacık dönemde mutlu olduğumuz sandık.

Meğer kendimizi mutlu sanırken kuyularımız itina ile hazırlanıyormuş.

Bizim bundan haberimiz yoktu.

“Sanayiye gerek yok canım” demişti bir TC büyüğü…

“Bir Bakırköy kadar nüfusunuz var, ne olacak ki, gönderir, besleriz sizleri,” demişlerdi.

Anlamamıştık önce.

Sanayimiz kuruttular.

Hem emeğimizle yorulmayacaktık, hem de açılan yeşil alanlara gidip bol bol mangal keyfi yapacaktık.

Ne güzel günlerdi o günler…

Hele bize açılan kapılar…

Türkiye’de hangi şehre gitseniz “Kıbrıslıyım” dediğiniz anda resmi kapılar dışındaki tüm kapıları açılırdı önünüzde.

Gel zaman git zaman…

Rüzgâr üfledi, kalıbın üstündeki toz kılıfı kaldırdı…

Ve toz kılıf altındaki gerçek, önümüze serildi.

İrademiz var sandığımız irademiz yokmuş.

Hükümetimiz sandığımız hükümetimiz yokmuş.

KKTC’nin ilanını bile biz yapmamışız…

Arazilerimizdeki yolları, tepelerimizdeki bayrağı, dağlarımızdaki deliği, un ufak yapılmalarını biz yapmamışız.

Ormanlarda çıkan yangınları…

Hava kirliliğini…

Sobalarda yakılan asırlık zeytin ağaçlarımızın kesilmesini…

Biz yapmamışız…

KKTC denilen kuruluşun cumhurbaşkanı gerçek değil sanalmış…

Neler gösterdi o savuran rüzgâr neler…

Açılışlar var bugünlerde…

Bizim dediğimiz topraklarda etkinlikler yapılıyor.

Bir de festivaller başladı.

Adeta baş kaşıyacak zamanımız olmayacak…

Ki yeni yeni fark etmeye başladım.

Her açılışa, her etkinliğe katılan kadrolar var…

Değişmez o kadrolar…

Bakıyorsun Eroğlu Bey ve eşleri…

Talat Bey ve eşleri…

Yorgancıoğlu, Denktaş ve diğerleri…

Hepsi orada…

Fakat ufak bir ayrıntı daha var…

Gözden kaçtı mı bilemem.

Böyle mi olmalı, onu da bilmem…

Ama gördüm onu…

Nerede bir kutlama varsa.

Bir anma, neşeli bir olay…

Tüm kurdele kesimlerinde...

Ve tüm mikrofon olan zeminlerde o var…

Ki tüm saydığım kadroya ilaveten her yerde onu görüyorum…

Elçi görünümlü valiydi o…

 Ya kurdeleyi kesen makası tutan eldir…

Ya mikrofona konuşan ağza sahip…

Ya da orada burada elinde limonatası yudumluyor.

Eskiden elçimiz var sanıyordum.

Babam “ma asso piksin be” derdi…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.