1. YAZARLAR

  2. Ceren Güven

  3. Atıyorum Sözcükleri!
Ceren Güven

Ceren Güven

Sözcüklerin Rengi
Yazarın Tüm Yazıları >

Atıyorum Sözcükleri!

A+A-


Zor iştir düşünceleri kelimelere bağışlamak. Kelimelerimiz tek başına olumlu veya olumsuz değildir aslında. Dilimiz, düşüncemiz anlam kılar, görev yükler onlara; jestlerimiz ve mimiklerimizle bütünleşerek canlanırlar.

Bazen istemeden bir çırpıda uzanıverir karşımızdakine; bize ait değilmiş gibi. Çok fazla düşünmeyiz, düşüncemizle, ağzımızdan çıkanlar uyuşmaz. Düşünmek hepsinden önce gelmeli oysa. Anlamlandırmadan, yeterince düşünmeden konuşmamamız gerekir. Hep bir sonraki aşamayı kestirmek lazım. Sözcükler zihnimizden dilimizden geçtikten sonra artık bizim değildir. Karşımızdakine ulaşır ve artık onun alanına girer, nasıl algılayabileceğine biz karar veremeyiz.

Herkesin sözcük havuzu farklıdır. Kiminin derindir; boğar, kiminin sığdır; yüzülmez. Sözcükleri esas anlamları dışında kişisel anlamlar yükler dururuz. Herkeste anlam farklı algılanabilir bu hiç göz önünde bulundurulmaz. Sözünü söyler, "Haklıyım''der geçeriz. Karşımızdakinin nasıl anlamlandırdığı umrumuzda olmaz. Sana göre durum karşısında doğru lafları kullanmışsındır ama öyle ulaşmamış olabilir. Çoğu zaman da işimize böylesi gelir, farklı yönlerden bakmak istemeyiz.

İnsanlara göre konuşmak zordur, empati kurmak gereksiz gelir. Kelimeler dans etmek gibidir aslında doğru ezgide,doğru adım gerekir.

Söylemlerimiz bazen ağır gelecek, bazen hafif kaçacak. Bazen güldürecek, bazen ağlatacak. Bunu düşünerek davranmak ne kaybettirir?

Yanlış anlaşılmaktan muzdaripseniz derin bir nefes alacaksınız, önce kelimeleri havuzunuzdan çıkardıktan sonra, söylemeden önce süzüp tartma gereği duyacaksınız. Durum ne, bu düşünce benim mi, söylemek istediğim ne, gerçekten söylemeli miyim, onun duymak istediği ne? Bunları hiç birimiz dikkate almıyoruz çoğu zaman ve yanlış anlaşılmalara batıp çıkıyoruz. İfade edemiyor bazen sözcükler ya da biz duruma uygun olanları seçemiyoruz. Seçtiklerimiz sert çıkabiliyor. Daha karmaşıklaşıyor işler.

Bazıları cambaz gibi oluyor böyle durumlarda. İsteyerek bilerek çarpıştırıverirler söylemek istediğini belki daha ötesini. Yıkıcı olması onun umrunda değildir. Çoğu zaman düşünmeden söylenmiştir. Üzerine gittikçe sorgulamaya başladıkça söyledikleri ona ait değilmiş gibi haklı çıkmaya çalışırlar üstelik. Hani sen sebep olmuşsundur söyleten sensindir gibi kötü hissettirmeye çalışırlar, şaşırıp kalırsın.

Bir o kadar hassas düşünenler de vardır mesela 'bir şey söyleyeceğim ama sakın yanlış anlama' kalıbını sık sık araya sıkıştıranlardan bahsediyorum. Demek istediğim bu değil, zaten yanlış anlama dediğinde adam senin kurgunu aynen mi alacak,öyle mi benimseyecek?

Bunun dengesini sağlamak mesele işte. Biraz daha düşünmekten geçiyor sanırım, sorguladıkça, kurcaladıkça insan daha iyi anlıyor aslında.

Unutmayalım söylediğimiz her şey evrenin bir yerlerinde asılı kalıyor, gelecek olanları seçemiyoruz en azından bizimki seçilmiş olsun, bizim olsun. Derin bi nefes çekelim hatırlatalım bunları kendimize. Bilelim ki söyledikten sonra bizim içimizde değil artık düşüncelerimiz, dilimizden, beynimizden çıkıp gidiyor. Bunları karşındakine en iyi kodla yollayabildikçe iyi hissedersin.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.