1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Atun: “Euro konusu ancak sansasyonel perde olabilir”
Atun: “Euro konusu ancak sansasyonel perde olabilir”

Atun: “Euro konusu ancak sansasyonel perde olabilir”

Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) tarafından hazırlanan ve 2016–2018 dönemini kapsayan “Orta Vadeli Program” taslağı Sosyal ve Ekonomik Konsey’de görüşülmeye başlandı.

A+A-

Sayıştay Başkanlığı Konferans Salonu’nda saat 09.30’da başlayan toplantı 17.00’ye kadar sürecek.

27’ncisi düzenlenen ve DPÖ Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu başkanlığında yapılan Sosyal ve Ekonomik Konsey toplantısı açılış konuşmalarıyla başladı.

Tarım ve Enerji Bakanı Erkut Şahali ile DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın da katıldığı toplantıda,  Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, Ekonomi, Sanayi  ve Ticaret Bakanı Bakanı Sunat Atun, Maliye Bakanı Birikim Özgür ve Başbakan Ömer Kalyoncu birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından toplantıya on beş dakikalık ara verildi.

Aradan sonra Muhtaroğlu’nun “2016-2018 Orta Vadeli Programı” sunuş konuşması ve kuruluş temsilcilerinin bildirilerini sunumu yer aldı.

Bir saatlik öğlen arasından sonra bildirilerin sunuma devam edilecek ve bildirilere ilişkin cevap ve açıklamalar ile toplantı sona erecek.

MUHTAROĞLU: “BU TOPLANTIDA ALDIĞIMIZ SONUÇLARI YÜKSEK PLANLAMA KURULUNA VE BAKANLAR KURULUNA SUNACAK ŞEKİLDE HAZIRLAYACAĞIZ”

Devlet Planlama Örgütü Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, bugünkü Sosyal ve Ekonomik Konsey çalışmasında aldıkları sonuçları Yüksek Planlama Kurulu ve Bakanlar Kurulu’na sunacak şekilde hazırlayacaklarını kaydetti.

Muhtaroğlu, DPÖ  tarafından 3 yıllık formatta ilk kez hazırlanan ve 2016–2018 dönemini kapsayan “Orta Vadeli Program”da Dünya ve KKTC ekonomisindeki gelişmeler, Program Dönemi hedef, gösterge ve gelişmeleri, Makroekonomik politika ve hedefler, Temel ekonomik göstergeler ve 23 sektörle ilgili ilke, politika ve hedeflere, tedbirlere ve uygulamalara yer verildiğini söyledi.
Muhtaroğlu, programa, toplumun tüm kesimleri ile tartışıldıktan, görüşleri alındıktan sonra son şeklinin verileceğini de vurguladı ve böylece KKTC’nin 3 yıllık ekonomik ve sosyal konuları içeren sektörel hedef, ilke ve politikalarının ortaya çıkmış olacağını belirtti.

Muhtaroğlu, bu program kapsamında tüm ekonomik alanlarda tutarlı ve uyumlu politikalar, amaçlar ve öncelikler belirlenerek, makro ekonomik politikaların yanı sıra temel gelişme eksenleri ve ana sektörlerin iyileştirilmesi sağlanarak ülke ekonomisinin büyütülmesinin hedeflendiğini dile getirdi.

Muhtaroğlu, program’ın başlıca amaçlarının; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin refah seviyesinin artırılması doğrultusunda sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir ekonomik yapının istikrarlı büyümesini sağlarken, istihdamı artırmak, sağlanan mali disiplini sürdürülebilir kılmak ve dışa bağımlılığı azaltmak, yurt içi tasarrufları artırmak ve böylece makroekonomik istikrarı güçlendirmek olduğunu da söyledi.

Ekonominin rekabet gücünün artırılması için hedeflenen politikaları da konuşmasında sıralayan Muhtaroğlu, Orta Vadeli Program’da bulunan gelecek 3 yıla dönük bazı ekonomik verilerle ilgili tahmin ve hedeflerden de bahsetti.

Muhtaroğlu, DPÖ’de yapılan işleri de ana başlıklarıyla sıraladı ve DPÖ’deki bazı sorun ve ihtiyaçları da aktardı.

ATUN: “KKTC OLARAK, BİR KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞUNA KOTE (KAYIT) OLMAK GEREKİR”

Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun da konuşmasında, KKTC’nin dünyaya entegrasyonunun, siyasi nedenlerden dolayı sınırlı olduğunu, entegrasyonun tek boyut üzerinden, sistemin kullanmayı tercih ettiği döviz kurları, ihracat-ithalat, mal ve hizmet ticareti üzerinden olduğunu anlattı, ülke ekonomisiyle ilgili tespitler yaptı.

KKTC olarak, bir kredi derecelendirme kuruluşuna kote olmak (kayıtlı olmak) gerektiğini kaydeden Atun, “Ülkemizde hak ve adalet anlayışını da bozan zümresel ayrıcalıklar, müktesep haklar artırıldığı sürece, KKTC ekonomisi yapısal bozuklukları olan sürdürülemez ve hayat boyu dış yardım bağımlısı bir ekonomi olarak kabul edilecektir” diye konuştu. Bakan Atun, hak ve adaletin, performans ölçüsüne göre kazanç üzerinde doğru orantılı bir şekilde tecelli ettiği durumda ise, KKTC ekonomisinin rasyonel bir ekonomi olarak adlandırılacağını söyledi. Bakan Sunat Atun, özetle şunları kaydetti:

“Programda önemli tespitler vardır. Büyüme oranı yüzde 3 olarak belirlenmiştir. Haliyle döviz ve enflasyon oranının sabit olarak Kabul edilmesi iktisat kuramı gereğidir. Ancak reel hayata baktığımız zaman, dünya çapında emtia ve petrol fiyatları ile döviz kurlarından yaşanan sık dalgalanmaların tesir ettiği enflasyon riski, belirlenen büyüme oranının negatife dönüşme tehlikesini meydana çıkarmaktadır. Makro ekonomik parametreler aralığında hedefler konulması ve bu hedeflerin doğru kaynak tahsisatı ve ihtiyaç duyulan reformların hayata geçirilmesi ile aranması büyük önem taşımaktadır.

“EURO KONUSU ANCAK SANSASYONEL PERDE OLABİLİR”

KKTC olarak biz, TL kullandığımızdan dolayı, para ve enflasyon politikası üretme imkanımız bulunmamaktadır. Son haftalarda tartışılan Euro para birimine geçiş konusu ise, mevcut durumda ancak Kıbrıs müzakerelerinde durağanlaşan çözüm sürecini örtmekte kullanılabilen bir sansasyonel perde olabilir.”

Enerji fiyatlarının ekonomi için büyük öneme sahip olduğuna da dikkat çeken Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, bir diğer reform alanının ise, istihdam üzerindeki vergiler olduğunu dile getirdi ve “Ülkemizde vergiye tabi ilk maaş dilimi üzerindeki gelir vergisi, sosyal sigorta ile ihtiyat sandığı primleri yüzde 40’ları aşmış ise; bunun istihdamı zorlaştıran ve işsizliği körükleyen en temel etken olduğunu görebilmek gerekir” dedi.

“YENİ BİR ANLAYIŞA İHTİYAÇ VAR DEMEKTİR”

“Dış ticarette, özellikle Güneyle olan ilişkilerde artık daha liberal ve tabuları yıkan bir anlayışa sahip olmalıyız diye düşünüyorum. Yeşil Hat Ticareti ilk günlerindeki 9 milyon Euro/yıl düzeyinden, 3 milyon Euro /yıl düzeyine inmişse, demek ki artık sığ ve statik hale gelmiş ve yeni bir anlayışa ihtiyaç var demektir” şeklinde konuşan Atun, Kuzey-Güney ticareti üzerindeki sınırları kaldırıp, mal ve hizmetlerin, sermayenin ada çapında serbest dolaşımını sağlamak için çalışmaları gerektiğini da vurguladı.

ÖZGÜR: “KAMU HARCAMALARINDA DIŞA BAĞIMLILIĞI OLMAYAN, EKONOMİK ANLAMDA KARŞILIKLI BAĞIMLILIK İLİŞKİLERİ GELİŞTİREBİLEN TOPLUM OLMA ARZUSUNDAYIZ”

Maliye Bakanı Birikim Özgür de konuşmasında, kamu harcamalarında dışa bağımlılığı olmayan, ekonomik anlamda karşılıklı bağımlılık ilişkileri geliştirebilen, ülkelerinde ve bölgelerinde barışa katkı sağlayabilen bir toplum olma arzusunda olduklarını kaydederek, bunun için kamu, özel sektör ve sivil toplum alanlarında kurumsallaşmayı sağlayacaklarını ifade etti.

Bir kısmı Kıbrıs sorununun yarattığı olumsuzluklar nedeniyle oluşan, bir kısmı ise içte uzun yıllar içerisinde uygulanmış, sürdürülebilir olmayan, günübirlik politikalar nedeniyle gündeme gelen zor bir tablo ile karşı karşıya olduklarını kaydeden Özgür, halk olarak karşı karşıya olunan zorlukları aşabilecek vizyon ve donanıma sahip olunduğunu kaydetti.

Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, eğitim kalitesinin artırılması, sağlık sisteminin güçlendirilmesi, kadın işsizlik oranının erkek işsizlik oranından iki kat fazla olduğu koşulların aşılması, çevre kirliliğinin ortadan kaldırılması, yenilenebilir enerjiden faydalanılması gerektiğini vurgulayan ve ülkedeki bir dizi sorunu sıralayan Özgür, sürdürülebilir bir kamu maliyesi ve sürdürülebilir bir ekonomiyi hedeflemeden tüm diğer toplumsal alanlarda çok sınırlı düzeyde mesafe kat edilebileceğine işaret etti.

“EN AZ YÜZDE 5 BÜYÜME…”

Bakan Özgür, orta vadeli programın, önümüzdeki 3 yılda ortalama yıllık en az yüzde 5 büyümeyi hedeflemesi, kamu sistemindeki bozuklukları gidermek için gerekli reformları içermesi, toplumsal düzendeki adaletsizlikleri gidermenin el kitabı olması, özel sektörü nasıl büyüteceklerinin yatırımları nasıl artıracaklarını ve öngörülen büyüme hedeflerini nasıl tutturacaklarını açıklayan bir doküman olması  gerektiğini vurguladı.

Özgür programın ayrıca,  işsizlik oranının düşürülmesi;  kamu iç borcunun faiz ödemelerinden başlayarak belirli bir aşamasında anaparasını nasıl ödeyecekleri;  refah dağılımındaki ve kamu hizmetlerinden yararlanma noktasındaki adaletsizliklerin ortadan kaldırılması hususlarında yol gösterici olması gerektiğini de dile getirdi.

Özgür çok büyük olduğunu kaydettiği bu hedeflere Kıbrıs Türk halkının ulaşabileceğini de vurguladı.

Ortaya konan hedeflere sadece hükümetin çabasıyla ulaşamayacaklarını da kaydeden Özgür, Sivil Toplum Örgütleri’nin inanç ve kararlılığının önemine işaret etti ve katılımcılık ile diyaloğun önemini vurguladı.

KALYONCU: “BİR YANDAN SİYASAL ÇÖZÜM İÇİN UĞRAŞIRKEN ÖBÜR YANDAN GEÇMİŞTEN KALAN YAPIYI DEĞİŞTİRMEK VE EKONOMİK AKLI ÖNDE TUTAN YENİ POLİTİKALAR GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

Başbakan Ömer  Kalyoncu da konuşmasında, ekonomiyi kayıt altına almak ve tüm sektörlerin önünü açabilecek tedbirleri hayata geçirme çabası içerisinde olduklarını kaydetti ve ülke ekonomisinin bütünsel olarak gelişmesini sağlayacak tedbirler alındığını ve gerekli mevzuat düzenleme uygulamalarının  devam ettiğini kaydetti.

Bu düzenlemeleri gerçekleştirirken, ülke gerçekleri göz ardı edilmeden dünya ile bütünleşme ve Avrupa Birliği ile uyumun esas alınması gerektiğini kaydeden Kalyoncu, bu düzenlemeler kısa, orta ve uzun vadeli politikalar ile hayata geçirileceğini dile getirdi.

Kalyoncu, bir yandan siyasal çözüm için uğraşırken öbür yandan ülke ekonomisinde, sosyal yaşantıda ve demokratik yapıda geçmişten kalan ve büyük ölçüde kamu bütçesi ve kamu kaynakları  ile sürdürülen ekonomik yapıyı değiştirmek ve ekonomik aklı önde tutan yeni politikalar geliştirmek zorunda olduklarını da vurguladı.

Kalyoncu, bunun için yatırımları teşvik etmek, savurganlıkları engellemek, tasarrufları artırmak, kamu reform ve kamu mali disiplinini yani güçlü bir ekonomik yapıyı sağlamaları gerektiğine işaret etti.

Öncü ve lokomotif sektörler olarak kabul edilen Turizm ve Yükseköğretim sektörlerinin son yıllarda önemli gelişmeler gösterdiğini ve cari işlemler açığının azalmasına ve ekonomik büyümeye büyük katkı sağladığını dilen getiren Başbakan Kalyoncu, “Bu çerçevede, ülke ekonomisinin önemli dinamiklerini oluşturan turizm ve üniversite sektörlerindeki gelişme trendlerini doğru okuyarak dikkatli bir şekilde örgütlenmeli ve koordine olmalıyız. Bu sektörleri ileriye götürebilmek için altyapıyı, çevreyi ve insan kaynaklarımızın istihdamını da dikkate alan bir planlama içerisinde olmamız gerekmektedir” dedi.

Bu iki sektör gelişirken, bu sektörlerin ihtiyaçlarını karşılayacak diğer tamamlayıcı yan sektörleri, esnafı, meslek sahiplerini de bir bütünlük ve sektör dinamiği içerisinde şekillendirmelerinin önemini de vurgulayan Kalyoncu, üniversite ve Turizm sektörlerini çağdaş, rekabet edebilen, kalite ve verimliliği dikkate alan bir yapıya dönüştürmeleri gerektiğini söyledi.

Ekonomide büyüme kaydedilmesi, enflasyon oranının gerilemesi, cari işlemler dengesinde ve kamu maliyesindeki olumlu gelişmelerin ekonomik dengelere yansıdığını söyleyen Kalyoncu, ancak, büyüme trendinin sürdürülebilir olması, istikrarsızlığın ortadan kaldırılması ve KKTC ekonomisinin dış kaynak bağımlılığının mümkün olan en alt seviyelere indirilmesi için, halen mevcut olan yapısal birtakım sorunların da çözülmesini gerektirdiğini vurguladı.

Başbakan Ömer Kalyoncu, bu bağlamda; KKTC’nin refah seviyesinin artırılması doğrultusunda sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir ekonomik yapının istikrarlı büyümesini sağlamak, istihdamı artırmak, sağlanan mali disiplini sürdürülebilir kılmak ve dışa bağımlılığı azaltmak, yurtiçi tasarrufları artırmak ve böylece makroekonomik istikrarı güçlendirmenin öncelik verdikleri temel amaçları arasında olduğunu söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.