1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Atun haklı...
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Atun haklı...

A+A-

UBP Genel Sekreteri Sunat Atun, “KKTC şaka olsun diye ilan edilmedi” dedi…

Atun son derece haklı…

Neden mi?

Çünkü KKTC Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü resmiyete kavuşturmak için ilan edilmiştir…

Ha bir de Denktaş’ın koltuğunu sağlama alabilmek için…

Ama gelin görün ki, KKTC hiçbir zaman sahte ve yasadışı bir yapı olmaktan ileri gidemedi…

BM Güvenlik Konseyi’nin almış olduğu kararlarla TC’nin bir alt yönetimi olarak dünya tarihinde yerini aldı…

Dolayısıyla alınan bu kararlar neticesinde KKTC’nin şaka olarak kurulmadığını anlayabiliyoruz…

Sunat Bey ve diğer tüm “KKTC sevdalıları” bu gerçeği biliyorlar…

Ama adanın kuzeyinde kurulu olan bu sistemden nemalandıkları için KKTC’yi savunmaya ve onun bağımsız bir devlet olduğunu söylemeye devam ediyorlar…

Ülkenin ana muhalefet partisinin genel sekreteri ayrılıkçı olan bu yapının devamından yana…

Yine hükümetin küçük ortağı DP’de Sunat Bey’in bu görüşü ile hem fikir…

Keza toplum lideri konumundaki Derviş Eroğlu’da öyle…

Ama iş “kim çözümsüz” tartışmasına gelince çözümsüzlük çözümdür diyen bu kesim tek bir ağızdan suçu Rumlara atıyorlar…

Ha Rumlar çok mu çözüm istiyorlar?

Kendilerince istediklerini söylüyorlar ama içinde bulunduğumuz resim bizlere bunun tam tersinin olduğunu anlatıyor…

Ancak bu bizlerin haklarımızdan vazgeçip, Türkiye’nin yaması olarak yolumuza devam etmemizi gerektirmiyor…

İnanınız bu sahte ve yasadışı olan KKTC ile uğraştığımız kadar Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımızı geri almak için uğraşsaydık, şimdiye bu hallerde olmazdık…

***

Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda, her iki tarafta çözümsüzlüğü savunanların sıkı bir güç birliği içinde olduklarını görebiliriz…

Mesela Yorgacis ve Denktaş gibi…

Bu işbirliğinin en çarpıcı örneği Ayhan Hikmet ve Muzaffer Gürkan’ın öldürülmesiyle ilgili gerçekleşen davalardır…

Bu davalar sırasında dönemin İçişleri Bakanı Yorgacis katledilen iki aydınımızın kendisiyle sürekli görüşme halinde olduğunu açıklamıştı…

O dönemde bunu yapmasının en önemli sebebi cinayetlerin azmettiricisi olarak görülen Denktaş’ı kurtarmak içindi…

Ve bunu da başarmıştı…

Her iki gazeteci “casus”, Denktaş ise “milli kahraman” ilan edilmişti…

Şimdilerde gerçekler su yüzüne yavaş yavaş çıkmaya ve toplum olarak bunları öğrenmeye başlasak da, o dönemdeki ruh haliyle toplum bu durumu iyi okuyamamıştı…

Ya da okumak pek işine gelmemişti…

Ha bu arada küçük bir hatırlatma, Yorgacis’i sorgulayan kişi Denktaş’ın ta kendisiydi…

***

Günümüze dönecek olursak Anastasiadis için Eroğlu, Eroğlu içinde Anastasiadis bulunmaz bir nimettir…

Neden mi?

Çünkü her ikisi de çok zıt görüşler ortaya koysa da, aslında ayni şeye hizmet ediyorlar…

Yani çözümsüzlüğe…

Mesela Papadopulos için Talat tam bir baş belasıydı…

Çünkü Talat çözüm adına birçok tavizi verebilecek bir insandı…

En azından o gün adına…

Ama Anastasiadis için durum böyle değil…

Çünkü Eroğlu her açıklamasında KKTC’nin bağımsızlığından ve Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünden bahsederek onun düşüncelerine ve ideallerine hizmet ediyor…

Tıpkı kendisinin de her fırsatta Eroğlu’nun ekmeğine yağ sürdüğü gibi…

Dolayısıyla hem Kıbrıs’ın bölünmesi hem de KKTC’nin ilanı Sunat Atun’un da söylediği gibi şaka olsun diye gerçekleşmedi…

İçinde bulunduğumuz bu durum tamamı ile çözümsüzlüğü savunan Rum ve Türk şovenistlerin ortak mücadelesinin sonucudur…

Sunat Bey ve diğerleri ise şimdilerde aynı yolu yürüdükleri büyüklerinin verdikleri mücadelelinin çözümsüzlük meyvelerini yiyorlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.