1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Avrupa Gazetesi ve Ali Osman Tabak
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa Gazetesi ve Ali Osman Tabak

A+A-

Afrika Gazetesi ve Şener Levent’e yapılan saldırıları, biz protesto etmekten usandık; bir takım çevreler, usanmadı! Bunlar o kadar zekâ yoksunu ve Kıbrıs yabancısı ki bu türden saldırıların, burda kimseyi sindiremeyeceğini, tam tersi sonuç vereceğini anlamamakta, direniyorlar. Anlatılanlardan öğrendiğimiz, bu defa doğrudan cana kastedimiş. Ali Osman yaşıyorsa, kendi uyanıklığı ve cesareti sayesindedir.

Ali Osman Tabak, benim hem akrabam ve hem de arkadaşımdır. Zaman zaman, fikirlerimizin hiç uyuşmadığı konular da olur. Ama fikir ayrılığı, ne dostluğumuza ne de kardeş düzeyindeki akrabalık ilişkilerimize, hiç zarar vermez! Bu yazının kaleme alınacağından, hiç haberi yok! Belki de anlatacaklarım, hiç de hoşuna gitmez… Ama bu dağdan gelip de “kusura bakma” diyerek onu kurşunlamaya kalkan, acaba bu Ali’nin 17 yaşındayken, bir gece bir tek 7.65 tabanca ile Rum Milli Muhafız ordusuna saldırmayı göze alan bir deli olduğunu, biliyor mu? Babası, amcası, yedi sülalesi de o bölgeyi susa durduran TMT’cilerdi… Her halde o gece, silahlı bir ordu birliğine o 7.65 şarjörü boşaltırken, gün gele Lefkoşa’da Erzurum’dan gelen bir kabadayı taslağının elinde can vermek için yapmadıydı yaptığını… “Bardon be Ali!”

Allah’tan kurşun ona isabet etmedi!

Bir tarafında elçilik, karşısında meclis, öte tarafında da cumhurbaşkanlığı olan bir alanda, ipini koparanın silah atması, nasıl bir güven duygusuna neden olur? Tarihte, devlet ihtiyacı, ilk defa Mezopotamya’da oldu. Gerekçe? Yurttaşların güvenlik ihtiyacı idi… Devlet denilen mekanizmanın varlığının ilk göstergesi, vatandaşlarının ya da teb’alarının, (meşrebinize göre sitediğinizi söyleyin) güvenliğini, içten ve dıştan gelecek tehditlere karşı korumadır. İkincisi de Krazus’tan beri, para basması! Para basmazsın, vatandaşlarının can güvenliği tehdit altında! Şimdi birileri gidip de BM’ye “bizi devlet olarak kabul edin” dediğinde, herifler utanmayı atar da “Önce sen kendini devlet olarak kabul et” derse, ne halt edeceğiz? Bu memleketin güvenliğinden sorumlu makam her kimse, yalnız sevdiklerinin güvenliğini sağlamakla görevli değildir!

Bu konuyu uzatacak değilim! Ama bu memleketin insanları, bu türden işlerin hiç de yabancısı değildirler. Bu iş birgün, “devlet beni korumuyor, ben kendimi korurum” noktasına, ihkak-ı hak aramaya varırsa, kopacak rezaletin boyutlarını aklı kesmeyen bu yabancı insanlara, birileri, çok tehlikeli sularda kulaç attıklarını, artık anlatmalıdır.

Yoksa öyle bir rezil olacağız ki dünyaya, tarih bile temizleyemeyecek oluşacak pisliği! Yazıktır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.