1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ayaklarında Zincir Kollarında Kelepçe Vardı
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayaklarında Zincir Kollarında Kelepçe Vardı

A+A-

Gecenin tam yarısından az sonraydı.

Günün bir daha ağarmasına 3 bilemedin 4 saat daha vardı.

Ve güneşi bir daha göremeyeceklerini biliyorlardı.

Güneşi bir daha görememek…

Üç gençten bahsediyorum.

Yaşları  25 değildi daha.

Ve o yaşları genç, görüşleri olgun üç delikanlı birazdan elleri ve ayakları zincire vurulmuş olarak götürülüp sandalye üzerine çıkartılacaklardı.

Oysa ki sandalyeler adam asmak için icat edilmemişti.

Ve boyunlara geçirilen ip de…

***

İlk giren hastama “O”nu sordum.

Hastamın yaşı 25’ti henüz, yani o üç delikanlını yaşlarında.

İçimden,”nereden bilecek ki 1972’nin 6 Mayıs gününün ilk saatlerinde karanlık tünellerden ayakları zincirli süre süre götürülen gençleri…

Nereden bilecekti ki vicdansız ellerin ülkelerinin daha iyiye götürülmesi için çalışan gençlerin  “son” ları için imza atacaklarını.

Siz ne diyorsunuz doktor bey ben ona aşığım, aşık.

-??

-Çünkü o ve arkadaşları kendi doğruları için değil doğrular için savaştılar.Çünkü o ve arkadaşları sadece kendi hakkı için değil herkesin hakkı için savaştılar.

Çünkü onlar bizim için de öldüler…

Ben ona aşığım doktor bey, aşık.

İnanamadım o sözlere ve bir daha sordum…

-Onları gerçekten tanıyor musunuz?

Ondan bahseden tüm kitapları okumuş hatta en çok beğendiği kitap Erdal Öz’ün “Gülün Solduğu Akşam” kitabıymış, (Okumamışsam bana  getireceğini söyledi bu arada).

Ve o imzayı atanlara o kadar kızgın ki…

Bugün sıradan bir gün aslında.

Baharın gelmekte nazlandığı, bazen yaz,bazen kış yüzünü gösterdiği günlerden biri.

Ağaçlardaki çiçekler yeni yeni tomurcuklanmaya başladığı ve esen sert rüzgarlara direndiği günlerden bir gün.

Az önce gelen bir diğer hastamla Tayyip’i konuştuk.

-Çok güveniyor ona. Hatta onun için canını bile vermeye hazırmış.

-Bu ülkede ondan daha güvenebileceğimiz kişi var mı ki doktor bey.Baksana  Kılıçtaroğlu’na… küfürlü konuşuyor, dedi.

-Tanıyor musun? Diye sordum ona da o üç genci…

-Hiç duymamış.

Oysa ki onun yaşı 40’larda…

***

Babasına yazdığı son mektubunda;” Önemli olan çok yaşamak değil çok şey yapmaktır,onun için ben erken gitmeyi normal karşılıyorum.

Üzülmeyin, oğlun ölüm karşısında aciz değildir bu yola bilerek girdim.

Son arzum 1969’da ölen Taylan Özgür’ün yanına gömülmektir,” diye yazmıştı.

1970’li yıllarda Türkiye’nin bağımsızlığı halkların kardeşliği için savaşan üç genci bir gece yarısı astılar.

Ayaklarında zincir kollarında kelepçe sürükleye sürükleye son yolculuğa çıkarttılar onları.

6 Mayıs’ın ilk saatlerinde,”Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm. yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm! Diye haykıran Deniz  Gezmiş, Hüseyin inan ve Yusuf Arslan’ı kapitalizm sonsuza kadar sürsün diye astılar.

***

25 yaşındaki hastam giderken döndü ve ,”O veya onun gibi bir lider olsa peşinden giderim”

dedi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.