1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Aydan Gelen Fıstıklar…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Aydan Gelen Fıstıklar…

A+A-

“Ksero’da yapılması düşünülen  petrol dolum tesisi Lefke’yi ayağa kaldırdı” haberini okuduğumda içimden, “Allah Allah amma tesadüf ha ” dedim…

Ya memleket çok küçük ki  nerede olay varsa herkes orada ya da çok büyük bir rastlantı.

Ufak ama benim için önemli bir işim vardı o bölgede…

Arkadaşım “İşimiz Gaziveren’de “ demişti dün yola çıkarken…

Önce yolları taşlı, topraklı, kazılmış ve RTE sayesinde füze gibi “yükselişe” geçen Omorfo’dan geçtik.

Baflı birkaç arkadaşla selamlaştık…

-Nereye? Diye sordular

-Gaziveren’de işimiz var oraya, dedik…

Baktım Gaziveren tabelası …geçtik…gidiyoruz…

Derken Aydınköy ,Yeşilköy ,Cengiz Topel tabelası,onları da geçtik.

Benden ses çıkmıyor ama herhalde unutmuştur, gittiği kadar gidecek diyorken, Lefke’ye doğru saptı araba.

-Hani Gaziveren’di?

-Yok be Dolgun,gideceğimiz arkadaş Gaziveren’li ama işi Lefke’de…

Abartma olacak belki ama 50 metrede bir hız kameraları arasından geçip Lefke’ye varmak keyiften çok sıkıntı yapmıştı…

Hakikaten nedir o kadar sık kamera meselesi?

Halkımız çok mu asi ki yol tabelalarına uymazlar diye kamera koydular , yoksa RTE ve ekibinin bizlere “uygun “ gördüklerinin sıkıntısını unutturmak için mi bu can sıkıcı kafa karıştırıcı uygulama ?

Kıvrım kıvrım daracık yollardan geçerek bahçeler arasında bir eve yanaşarak durduk.

-Burası.

-U?

Etraftaki koku,havadaki berraklık ve hemen evlerin önünden arktan  bahçelere akıp giden su sesi…

 Birşeyler diyorlardı ama gözlerim kapalı, “nerede olduğumu” anlamaya çalışıyordum.

Evet…Burası terkettiğimiz Baf ve köylerimizdi.

-Siz hiç göçmen oldunuz mu?

Hiç göç etmemişler.Doğdukları günden beri aynı evde yaşayıp, aynı arkadaşları ile birlikteydiler.

O kadar imrendim ki…

Kıbrıs’ta “başka ülkeler”menfaatine bir taraftakilerin diğer tarafa akıtılmaları çok büyük haksızlıktı.

Ne demekti geleceği kendi yerinde kurmak  dururken, gelecekte ne olacağı belli olmayan başkalarına ait yerlerde, geleceği rafa kalırmak ?

Çıkışta ,”Gelin size Lefke’yi gezdireyim, barajı göstereyim” dedi arkadaşımız.

Şu anda yıkılıp yeniden yapılması düşünülen Lefke sahasına geldiğimizde “Biraz durur musun” dedim.

1971 veya 1972’deydi galiba, liselerarası atletizm yarışmaları.

Uzun atlamacı olarak oradaydım.

O beyaz duvarın dibinde, sırada iken hayal ettim yarışmacılarla kendimi…

Duygulandım.

Bir ses geliyordu duvarın hemen arkasından” Aydan gelen fıstıklar “…

Kimdi neydi bilmiyorum ama o sesi dün de duyar gibi oldum.

Oysa ki o gençlik duyguları, aşklar, sevgilinin elini bile tutamayan heyecanlar, temiz çıkarsız duygular .

Ve lisedeki atletizme toplumun sahip çıkışı.

Bir bakıma  74 öncesi gettolarda yapılan lise atletizmleri  olimpiyatlar gibiydi.

Ya şimdi?

o kadar bireysel başarılı atletler varken hala ne devlet sahip çıkmakta ne de halk geleceğini düşünürken onların farkına varmakta.

Herşey gibi bu duygular da tükendi ve o ruhu, toplum olaral yitirdik.

Şiirdeki gibi ;

Ne kalplerdeki  heyecan, heyecan…

Ne sevgilinin eli, el…

Ne duygularla sarılmalar gerçek…

Ne de hasretle kavuşmayı bekleyen bedenle, ten.

Varsa da rant yoksa da “hep bana” çabaları…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.