1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Aymazlık (Dünyadan bihaber olmak)
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Aymazlık (Dünyadan bihaber olmak)

A+A-

Bugünlerde KKTC’de de kendini aydın sanan bazıları Atatürk’ü eleştirdikleri zaman, sanki de aydınlıklarını tescillermiş gibi bir hava içerisinde, bugünün koşullarında, Atatürk’ü 1923’ün koşullarındaki icraatları yüzünden faşistlikle suçlayacak denli aymazlık içerisindedirler. Hele hele bunların içerisinde kadınlar da varsa, vah ki ne vah.

                                         ***

Birçok yazılı ve görsel medyada gördüm veya duydum. 1923 yılında Büyük insan, büyük devlet adamı Atatürk, Osmanlı’nın yüz karası padişahlığı kaldırıp Cumhuriyeti kurduğu zaman, yetişmiş eleman yani kadro sıkıntısı yüzünden Ankara Garı’na gönderilen görevliler trenden inen kravatlı kişileri hariciye, yani dışişleri Bakanlığında görevlendirmek için ikna etmeye çalışırlardı. Geçen gün Sözcü Gazetesinde Yılmaz Özdil yazdı. Özdil’in yazdıklarını Fuat Veziroğlu da yazdığı gazetedeki köşesinde  okuyucuları ile paylaştı. Ben de Özdil’in yazdıklarını okuyucularımla paylaşmak istiyorum. İstiyorum ki bundan sonra Atatürk’ü bugünkü koşullara bakıp eleştiren aymazlar, o günün koşullarını bellesinler.

                                         ***

1923 yılında TC Atatürk tarafından kurulduğu zaman TC’nin nüdusu 13 milyondu. 11 milyon kişi köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı ki 38 bininde okul yoktu. Hayvan ve insanlar ogünlerde hastalıktan kırılıyordu. Her doğan iki çocuktan biri ölmekteydi. O zamanki TC’de sadece 337 doktor ve 60 eczacı vardı. Diş hekimi yoktu, ortalama ömür 40 yıldı ve 40 bin köyde sadece 138 ebe vardı. Limanlar ve demiryolları yabancılara aitti. Sadece 4 fabrika vardı. Elektrik sadece İstanbul, İzmir ve Tarsus’ta vardı. O da tüm semptlerde yoktu. Otomobil sayısı 1490 idi, ve o devirde kadının adı yoktu. O zaman erkeklerin %7’si, kadınların ise BİNDE DÖRDÜ okuma yazma biliyordu. Yüzde yedilik erkek okur yazarların çoğu da asker veya gayri müslimdi. Atatürk Osmanlıdan böyle bir miras almıştı. Yaptığı devrimlerle Türkiye’nin bugün çağdaş dünyada bir yerlere gelmesini sağlamıştır. Yobaz, bağnaz, din istirmacısı ve tüm hırsız ve yalancılara rağmen TC bugün çağdaş bir düzeye yakın bir yerde ise bunu o büyük lider ve insan Atatürk’e borçludur.

                                          ***

Atatürk’e faşist ve diktatör diyenlere sormak isterim. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”, “Bütün cihan bilmelidir ki, bu devletin ve milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir”. Bunları 1923 yılında söyleyen Atatürk mü faşist ve diktatördür? Ya 1927 yılında söylediği “Egemenlik verilmez, alınır” diyen yüce Atatürk, Türkiye kadınına 1934 yılında İsviçre dahil birçok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkı verdiği için mi faşist ve diktatördür? KKTC’de içlerinde sözde bazı akademisyenlerin de bulunduğu bazı aydınlar, pardon, aymazlar ve genteller (geri zekâlı enteller), bugünkü koşullarda Atatürk’ü 1923 koşullarındaki duruma göre yargılamak gafletinde  bulunabilmektedirler. Son söz olarak şunu da eklemek isterim. Bizim bazı aymaz sözde akademisyenler, Mustafa Akıncı “Paşa çizmeyi aşma” dediğinde de, Atatürk’ün isimdaşı Mustafa Akıncı’ya da yazılı bir bildiri ile komutanın yanında durarak karşı çıkmışlardı. Onlara ve de aydın geçinen aymazlara şunu hatırlatırım. Atatürk diyecekleri zaman önce önlerini iliklesinler. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.