1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. "Azınlık, iki devletlilik ve 20 Temmuz"
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Azınlık, iki devletlilik ve 20 Temmuz"

A+A-

Kıbrıs’a son gelişinde, sendikalar tarafından protestolar ile karşılanan Çiçek, geçici hükümet sayesinde bu defa krallar gibi karşılandı…

E normal tabii, çünkü amaç AKP değil, UBP’nin ta kendisiydi…

Birde hükümette CTP, TDP ve DP gibi “dik duran ama diklenmeyen” partilerin olması sayesinde, Çiçek’in bizlere, “bunlar Rumlara benziyorlar” deme şansı da kalmıyor…

Çünkü meydanlarda ona karşı eylem yapacak birisini bulamıyor…

Neyse, Cemil Bey Kıbrıs’ta bulunduğu sürede Eroğlu’nu da ziyaret etti…

Şimdi, “e ne var bunda, adam cumhurbaşkanı, tabii ki ziyaret edecekler” diyeceksiniz…

İş öyle sandığınız gibi değil…

Özellikle kurultay sürecinde zirve yapan ve sonrasında da devam eden AKP-Eroğlu çekişmesi döneminde, adaya gelen TC’li yetkililer sadece İrsen Bey’i ziyaret edip kaçıyorlardı…

Fakat bu gelişlerinde hem Atalay, hem de Çiçek, Eroğlu’na ziyaret gerçekleştirdiler…

Umarım bu ziyaretlerin nedeni, İrsen Bey’in yeni imajı ile alakalı değildir…

Çünkü dış görünüş ile değerlendirme yapmak yanlış olur…     

Cemil Çiçek, Eroğlu’nu ziyaretinde, Kıbrıslı Türklerin azınlık olmadığını söyledi…

Sanırım “KKTC”ye aktardığı nüfusa güvenip bunları söyleyebiliyor… 

28 Temmuz’u işaret ederek, “seçimler umarız ki istikrarı da beraberinde getirir, iyi işleyen bir mekanizma kurulur. Eksik kalan reformların yapılması suretiyle burada yaşanan sıkıntılar geride bırakılır ” demeyi de ihmal etmedi...

Hatırlatmakta fayda var, UBP’nin kurultay sürecinde de sihirli kelime “istikrardı”…

İstikrar için İrsen Küçük kazanmalıydı...

Gaz vere vere ülke erken seçime gitti, İrsen Bey de ana muhalefete düştü...

UBP ise ikiye, hatta Ejder faktörü ile iki buçuğa bölündü...

Erken genel seçimlerin arifesinde, TC’li yetkililer yine istikrar sözünü kullanıyorlar...

Ama istikrarın kiminle mümkün olduğunu işaret etmiyorlar...

Çünkü onlar için önemli olan kimin hükümet olduğu değil, dayatmalarının uygulanıp uygulanmadığıdır…

‘KKTC’de bunu yapacak 1 parti yok, çok parti var…

Nitekim yıllarca bunu yaşayarak öğrendik…  

Aslında Ankara “istikrar” derken hepsini işaret ediyor, hatta hepsine işaret veriyor demek daha doğru olur...

İstikrar sözü ile “bizim yörüngemizden çıkamazsınız” mesajını alan aldı, alamayan ise teknik bir sorunla baş başa kaldı...

1974 sonrası gelinen noktaya baktığımızda, insan hangi istikrar diye sormaktan kendini alamıyor...

Protokolü saymazsak, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda Kıbrıslı Türk’ün katıldığı resmigeçit töreninde konuşan Beşir Atalay ise, “Rum tarafı adanın güneyindeki kaynakları tek taraflı olarak kullanmakta ısrar ederse, iki devletli çözümde gündeme gelebilir” dedi.

Hem de bunları, karşısında oturan Eroğlu, Bozer, Siber ve eski lider Talat’ın gözünün içine baka baka söyledi...

BM parametrelerinin yılmaz savunucusu Talat, bu durum karşısında gıkını bile çıkartamadı…

Çünkü bunu yapsa misafirlerimize saygısızlık olurdu herhalde…  

O zaman çözümün anahtarı Türkiye’dir diyenlere neden kızıyorsunuz?

Birisi çıkıp, “sizler kuklasınız” dediğinde, neden ağrınıza gidiyor?

“Adanın kuzeyi işgal altındadır” dendiğinde, neden karşı çıkılıp, bağımsızlık saçmalığı ile savunma yapıyorsunuz?

Gerçeklerden bu kadar yoksun ve böcek gibi yaşamayı kabul eden bu kişiler ile çözüme hangi bakış açısı ve hangi Kıbrıs sevdasıyla gidilebilir...

Artık birilerinden bizim için bir şeyler yapmasını beklemekten vazgeçmeliyiz…

“Doğru” her yerde ve her şartta tekdir…

O da bu adanın bölünemeyecek kadar küçük ama hepimize yetecek kadar da büyük olduğudur...

Unutulmaması gereken ise, bunun Kıbrıslılık şemsiyesi altında yapılması gerekliliğidir…

O yüzden çözüme ithal ‘çiçek’ler ile değil, ürettiğimiz yaseminlerimiz ile gitmeliyiz…     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.