Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

B Planı

A+A-

Kendi memleketlerinde kendi memleketlerini birleştiremeyip ta bilmem nerelere gidecek olan liderlerden Hristofyas, “Bu şartlarda çözüm zor” derken Eroğlu, “İnşallah bir çözüme ulaşırız…En azından biz elimizden geleni yapacağız” dedi…

Ve bazılarına göre umut, bazılarına göre sinir bozucu seyahate çıkılmadan önce TC’nin her ne demekse Kıbrıs işlerinden sorumlu bakanı açıkladı;”Sürpriz olabilir.Ancak çözüm olmazsa B Planımız var”.

B planı olanın bir de A Planı olmalı diye düşünerek yola çıktım.

A Planı ne?

Sene 1960…

Üç garantörün, işlerine geldiği gibi dizayn edip ortaya çıkardıkları Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasının beğenilmediği halde Makarios’a imzalatılması ve cumhuriyetin ilanı.

Sene 1963…

Beğenilmeyen anayasanın bazı maddelerinin değişmesinde iki toplumun birbirleri ile anlaşamayıp gırtlak gırtlağa gelmeye başladıkları yıl.

İki tarafın da silah gücü zayıf.

Sene 1967 ….

Artık iki toplumun  anavatanları sayesinde silahlanmalarının neredeyse tamamlandığı yıl.

Ve her an herhangi bir yerde çatışmaların başlayabileceği günler.

Ki birileri emir verdi,”Kapatın Türklerin kontrolündeki Lefkoşa’ya giden Geçitkale yolunu”…

Emri veren de alan da biliyordu bu tehlikeli oyunun nereye kadar gideceğini.

Ve uçaklar…

Ve bir garantörden diğer garantöre verilen ültimatomlar…

Ve verilen ültimatomdaki 13. maddede yazan, “ Türklere yeni  baskılarda bulunulursa, Türk Hükümeti hiç kimseye haber vermeden Kıbrıs'a fiili müdahalede bulunup istediği şartlar tahakkuk edene kadar, adayı askeri yönden kontrol altında bulunduracak"

Niyetler daha o günlerden belliydi.

Silahlandırmalar ve örgütlenmeler.

Derken sene 1974…

İki garantörün kendi aralarında adadan alacakları yerler veya üslerde anlaşamamaları nedeniyle bir tarafın uyanıklık yapıp her tarafı almaya kalkışması ile patlak veren taksim çatışmaları.

Yani barış diyerek girilen savaş.

Bugün…

Çıkacağız diye girilip, aradan geçen bu kadar yıla rağmen adaya daha da kök salınması…

En son örneklerde olduğu gibi…

Bir tarafta daha çok nüfus taşıyıp demografik yapıyı tamamıyla Türkiyelileştirmek…

Diğer tarafta karaya vurulacak sondajlarla Türkiyeli sermayenin çıkmamak üzere buraya temelli yerleşmesi.

Aradan kaç yıl geçtiğini ben  hesaplamamayım.

Hesap ortada çünkü…

A Planı dedikleri şey bu olsa gerek.

Yani…

Kıbrıslıtürklerin giderek ufak bir rakama dönüştürülmesi ile birlikte artırılacak Türkiyeli nüfusun buralara kendi malıymış gibi bakması.

Kuzey Kıbrıs’ın tüm değerlerine el konulması.

Kıbrıslıtürklere bir müddet daha güya kendi yerlerinde hükümetçilik yaptırılması ama nihayetinde idareyi de kendilerine bağlamaları.

Ki bazı işbirlikçi gazetelerde, “iki devlete doğru” gibi haberler çıkmaya başladı bile…

Ve sonu malum ikiye bölünmüş Kıbrıs’ın dünyaya kabul ettirilmesi.

Tamam A Planı budur ve geçen yıllarda bunu çok iyi anladık.

Peki sayın Beşir Atalay’ın bahsettiği B Planı nedir ?


Günün Karikatürü:

1.20120112094454.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.