Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BAF GEZİSİ (3)

A+A-

Dört “P” den Pomo’da mola verdik.

Yorgunluktan değildi mola…

Keyiften.

Küçük bir limanı var oranın.

Limanda tekneler.

Ve dalgakıranı.

Dalgakırana çıkmış Meksika şapkalı balıkçı oltasıyla balık tutuyordu.

Oltanın ucunda balık vardı.

Arkasında Trodos dağları.

Ve biraz ileride dağlardan dolaşmamıza sebep olan Goççina bayrakları.

Liman manzaralı kafede oturduk.

Bira söyledik.

İçerken ne RTE ne de kazık yer miyim düşüncesi.

Sonra, “devam” dedik…

Devam ettik.

Oradan Poli ve daha sonra İstinco’ya geçip Baf’a inmekti planımız.

-Poli’ye çok var, dedi arkadaşım.

-Yok, dedim “en fazla 20 kilometre”.

-Akama Koyu, dur, dedi…

Durduk.

Deniz delirmişti.

Dalgalar aynı Ksero’da gibi kıyıyı döverdi.

Anlaşmışlar sanki.

Fotoğraf çektik…

Dalgalardan gelen Akdeniz damlacıklarını yüzümüzde hissettik.

Yürüdük.

Yolda dağlara serpilmiş evlere, bahçelere bakarak kuzeyle kıyasladık.

Bu güzellik karşısında nedense aklıma düşen kuzeydeki kötü yapılaşmalar midemi bulandırdı.

Poli…

-Vay be ne güzelmiş bu Poli, dedik…

Evleri, sokakları, bahçeleri.

-Nasıl da bırakıp kaçtık değil mi?

-Yazık…

Bu arada öğleni bulduk…

Yemek Laçi’de yenir dedik sürdük Laçi’ye.

Laçi Afrodit Hamamları yolu üzerinde turistik bir yer…

Tesisleri var, küçük yat limanı, plajı var…

Geçen yıl çok kalabalıktı.

Bu yıl seyrekti arabalar.

Geçen yıl gittiğimiz lokantaya girdik.

Lokantanın adı Fish Tavern Latchi…

Adam tanıdı, koşarak geldi…

Adamın adı Nikos…

-Hoş geldiniz…

Meze söyledik, birer de bira…

Meze dediğimiz bildiğimiz meze değil…

Basbayağı yemekti…

Kalamar, sipka, karides, ahtapot, voppa, barbun, salata ve bir sürü şey.

Ufak ufak yerken sahibi geldi, oturdu.

Konu Kıbrıs’a dayandı.

-Papazla Hoca bir araya gelseler bir haftada biter bu iş, dedi.

-Zor gelirler, dedik.

-Ne vardı şu Goççina yolu açılsa da kuzeyden daha fazla gelen olsa, dedi…

Adam silaha karşı, halkın bölünmesine karşı…

-Bir arada yaşamamız gerekir, dedi ve karşıdaki dükkânları göstererek, çoğun Romanyalı, Bulgaristanlı, Makedon olduğunu söyledi, bir sürü ülke saydı…

-Bunlar olacağına beraber olsaydık ne çıkardı dedi ve ilave etti, ”Why not together?”.

İstinco’yu söyledik.

Meğer İstinco con taşının içinde anlamına gelirmiş.

Ki o da tarihi yer demekmiş.

 

Kalktık, İstinco’ya doğru yönlendik.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.