1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Baf’ın olmadığı gün Baflılar da olmaz…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Baf’ın olmadığı gün Baflılar da olmaz…

A+A-

“Baf’la ilgili anıların ne de çokmuş, Baf’la ilgili ne çok yazıyorsun”, dedi…

Sonra “Baflı değilim belki ondan seni anlayamıyorum” dedi.

Baf…

Nasıl yazmam ki?

Nasıl anlatmam?

İlk nefesimi orada aldım.

İlk ağlayışım.

İlk gülüşüm.

Hep oradaydı.

Emekleme dönemini bilmem.

İlk ayağa kalkışımı…

Düşüşümü.

Başımı yardığım o günü hatırlamam ama oradaydım.

Baf’taydı ilk servisle okula gidişim.

İlk haşlanmış patatesimle yumurtamı okul bahçesinde yiyişim.

Arkadaşlarımla tanışmam.

O defterlere yazdığım ilk kelimeyi dün gibi hatırlarım.

Çizdiğim kara kalem resim…

Anlamakta zorlandığım tarih dersleri.

Ve lisenin bitişinde kimya öğretmenimizle tanışmamız.

Baf’ta vardı ne varsa.

Baf Kıbrıs’tı Kıbrıs da Baf.

1974 savaşı çıktığında ilk silah sesi ile irkildiğim gün…

Ve köyler kaldırılırken Mandirga’nın yük kamyonundaki yolculuğum.

Baf’tan başlamıştı.

Yaşadığım sevgileri ilk orada tattım.

Unutamadıklarım.

Hala dostluğumuzun devam ettiği okul arkadaşlarım.

Oradandı.

Hep oradan başladı maceram.

İstanbul’a gönderen de Baf’tı yeniden Kıbrıs’a dönmemi sağlayan da.

Yatışım, kalkışım Baf’la oluyor.

Birisi bu akşam orada kalacağım dediğinde içim cız ediyor.

Bir sevdadır işte bitmeyecek.

Bir aşk gibi…

Şimdi desinler ki.

“Tamam dönün evlerinize,” ilk koşacak olanlardan olurum.

Kimse gitmese de bastığım, özlediğim toprağı kucaklamak için koşarım.

Koşacağım o yerin taşını yabancı görmezken nasıl yazmam Baf’ı?

Baf hayalimdir…

Ancak 1974 beni ve diğer ben gibileri gerçek yerlerinden kopartıp attı.

O kopartılışı o gün görebilseydik bu duruma gelmezdik elbet.

Göremediğimizi ancak bugün görmüşsek bunda hatanın büyüğü bizde olmalı.

Suçluyuz Baf’a karşı.

Baf yerinde ben olsaydım, bırakıp kaçanlara dönüp selam dahi vermezdim.

Baf öyle yapmadı.

Hatta her fırsatta gelin bile diyor.

İşte yazılarımın çokluğu pişmanlıklarımdandır.

Özleyişlerim de ama en çok sebebi kopamamaktır.

Ve bir gün mutlaka oraya gitmeyi tasarlamaktır.

“Baf’la ilgili anıların ne de çokmuş, Baf’la ilgili ne de çok yazıyorsun”, dedi…

Sonra “Baflı değilim belki ondan” dedi.

Baf…

Nasıl yazmam ki?

Nasıl anlatmam?

Baf benim, ben de Baf.

Köşemin adı neden “Baflının köşesi” sandınız?

Çünkü Baf’ın olmadığı gün Baflılar da olmaz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.