1. YAZARLAR

  2. Diyetisyen Gültaç DAYI

  3. Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Nasıl Beslenmeli?
Diyetisyen Gültaç DAYI

Diyetisyen Gültaç DAYI

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Nasıl Beslenmeli?

A+A-

Bağışıklı sistemi; vücudumuzu enfeksiyonlara yol açan virüs, bakteri ve parazit gibi mikroorganizmaların zararlı etkilerine karşı koruyan sistemdir. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak, pandemik yada mevsimsel grip yada soğuk algınlıklarından korunmak için önemlidir. Gribal enfeksiyonlardan korunmak yada enfeksiyonlarla savaş halindeki vücudumuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmak ise tabiî ki bizim elimizdedir. Salgına karşı üretilen ilaç ve aşı yöntemlerine başvurmadan önce, vücudumuzun doğal bağışıklık sistemini korumak ve güçlendirmek için sağlıklı beslenmek birincil kural.

Peki güçlü bir immün sisteme nasıl sahip oluruz? 

Tek Çeşit Beslenmeden Uzak Durun.

Çeşitlilik yaşamın tadıdır. Her renkte, farklı lezzetteki besinleri her gün tüketmek sağlıklı bir bedene sahip olmanın temel kuralıdır. Besinlerin çoğu birden fazla besin öğesi içermekte ancak hiçbiri hepsini içermemektedir. Tek çeşit beslenme şekli birçok önemli besin öğesinden mahrum kalmamız demektir. Bu yüzden güçlü bir immün sistem ve kaliteli bir besin örüntüsü için süt, et grubu, sebze, meyve, yağ ve yağlı tohumlar, tahıllar günlük beslenmemizde dengeli bir şekilde yer almalıdır. 

Sağlıklı Beslenip Kilo Almamak Gerekmektedir.

Tabi iyi beslenelim derken dozu kaçırmamalıyız. Yapılan birçok bilimsel çalışmada şişman yada obezlerin immün sistemlerinin daha zayıf olduğu, fazla yağ dokusunun immün sistemi olumsuz etkilediği ve inflamasyona yol açtığı gösterilmiştir. Şunu unutmamalıyız ki; bağışıklık sistemimizi çok yemek değil, yeterli ve kaliteli beslenmek güçlendirir. 

Güne Kahvaltı İle Başlayın.

Kahvaltı, gece açlığını takiben, biten enerjinin tekrar depolanabilmesi için en önemli öğündür. Beynin en önemli enerji kaynağı glikozdur ve güne zinde başlamak için besleyici bir kahvaltı şarttır. Ancak sabah sadece karbonhidrat ve şeker içeren besinler ile güne başlamak doğru değildir.

 Antioksidan Alın.

Antioksidanlar; bağışıklık sistemi koruyan, bir savaş halinde vücudumuzu savunan askerlerdir. Vücudumuzda enerji üreten tüm hücreler oksijene ihtiyaç duyarlar. Oksijen yaşamın temelidir. Ancak diğer bir yandan oksijen, hücrelerimizde yandığında serbest radikaller adı verilen zararlı maddeler de oluşur. Serbest radikaller vücut hücrelerine zarar verir. Tabi bir de ultraviole ışınlar, tarım ilaçları, sigara, egzoz dumanı ve stres gibi çevresel faktörler de eklenince serbest radikal oluşumu kaçınılmaz ve hücre hasarı sonucunda, kanser, kalp, damar hastalıkları, artrit, zayıf bağışıklık sistemi ve erken yaşlanma gibi bazı sağlık sorunlarıyla karşılaşmak mümkündür. Bu sebeple antioksidan besinler güçlü bir bağışıklık sistem için büyük önem taşır. Antioksidanların en önemlileri selenyum, likopen, C ve E vitamini ve beta-karotendir. Anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde yeterli miktarda tüketmek gerekiyor. Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahududu da bol miktarda C vitamini; domates, greyfurt ve karpuz likopenden zengin; ayçiçek yağı, zeytinyağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türleri de E vitamini yönünden zengindir. Her antioksidan kendine ait biyolojik işlevi yerine getirir.

A Vitami İçeren Besinler Yemeye Özen Gösterin.

  Havuç, kırmızıbiber, turp, yeşilbiber, kayısı, ıspanak, brokoli gibi sebzelerde karoten vardır. Renklerin tüm tonlarını görebileceğiniz bu tabloya rengini veren madde karotenoidlerdir. Tüm karotenoidlerin içinde en çok karşılaşılan, vücudumuzda A vitaminine çevrilen beta karotenlerdir. A vitamini yağda eriyen, çok güçlü bir antioksidan vitamindir. 
Göz sağlığımız, epitel doku ve kemik gelişimi ve üreme için gereklidir. Kanser oluşumuna karşı hücreleri oksidatif stresten korur. Bağışıklık sisteminin yeterliliği için gereklidir. En zengin kaynakları hayvansal yiyeceklerden; karaciğer, balık, süt ve yumurta sarısıdır. Bitkisel kaynaklardan ise; sarı, turuncu ve yeşil sebze, meyvelerdir. A vitamini vücudumuzda depolandığı için uzun süre yüksek doz alımı zararlı etkilere yol açabilir.

E-Vitamini Önemli Bir Antioksidandır.

 Yağda çözünen bir vitamin olan E vitaminin en önemli görevi antioksidan özelliği ile hücreleri oksidasyona karşı korumasıdır. E vitamininin en iyi kaynakları; bitkisel yağlar, margarin, yağlı tohumlar, susam ve buğday özüdür. Yeşil yapraklı sebzeler az miktarda E vitamini içerirler. Besinlerde bol miktarlarda bulunduğu için yetersizliği çok seyrek görülür.

C Vitamini Çok Değerlidir.

  C vitamini suda çözünür vitaminlerdendir. C vitamini bir antioksidan olarak beta karoten ve E vitamini ile benzer yolları izleyerek vücudumuzu zararlı maddelerden korur. C vitaminin A ve E vitamininden en önemli farkı vücut sıvılarındaki serbest radikallerle savaşmasıdır. Suda çözünebildiği için vücudumuzun farklı bölgelerinde koruyucu etki gösterebilir. Fakat vitaminlerin içinde en dayanıksız olanı olduğu unutulmamalıdır. Besinlerdeki C vitamini havanın oksijeniyle okside olur ve vitamin aktivitesini kaybeder. Bu sebeple besinleri hazırlama ve pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Taze ya da kısa süre pişirerek tüketmeye özen gösterilmelidir. Bilindiği üzere portakal, mandalina gibi turunçgiller C vitamininden en zengin besinlerdir. Tabi soyulduktan hemen sonra yenildiği takdirde C vitamini daha çok vücudumuza girer. Ancak sanıldığı gibi tek kaynak bunlar değildir. Kırmızıbiber, papaya, brokoli, yeşilbiber, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve domates C vitaminin diğer zengin kaynaklarıdır.

Omega-3 Yağ Asitleri.

  Omega 3’ler antiinflamatuar (iltihap azaltıcı) etkiye sahiptir. Ayrıca viral, bakteriyel, paraziter enfeksiyonlarda mikropların direncini zayıflatarak hastalıklardan koruyucu etkiye sahiptir. Bağışıklık sistemi desteklemesinden başka özellikle çocuklarda beyin gelişimi ve kalp sağlığı üzerine olumlu etkilere sahiptir. Omega 3 yağ asitleri (EPA & DHA) derin ve soğuk sularda yaşayan balıklarda fazlaca bulunur. Özellikle somon, uskumru ve ton balığı omega 3’ten en zengin balık çeşitleridir. Diğer omega 3 içeren besinler; anne sütü, keten tohumu, ceviz, badem, fındıktır. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde de az miktarda bulunur. Günlük omega 3 ihtiyacı 1-3 gr kadardır. Bu tür besinleri tüketemeyen ya da beslenme sorunu yaşayanların mutlaka balık yağı – omega 3 içeren destek ya da şuruplarla desteklenmesi hem güçlü bir bağışıklık sistemi hem de beyin gelişimleri için çok önemlidir.

Bol Sıvı Tüketin.

  Kaliteli, dengeli ve yeterli beslenme dışında, gribal enfeksiyonlardan korumanın ya da hastalığı hızlıca atlatmalarını sağlamanın diğer bir yolu bol sıvı tüketmelerini sağlamaktır. Özellikle ateş ve ishal durumunda bol su içilmelidir. Enfeksiyon olduğu dönemde güne bir su bardağı C vitamininden zengin taze sıkılmış meyve ve sebze suları ile başlamak bizi tüm gün zinde kılacaktır. Fakat normal sağlıklı insanların ve başta kanser hastaları olmak üzere her gün meyve suyu tüketmemeleri, onun yerine posasını da içerecek şekilde tüm meyve ve sebzenin tüketilmesi daha sağlıklı ve yararlıdır. Ayrıca ekinezya, ıhlamur, kuşburnu, ada çayı ve bol limonlu bir yeşil çay bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamızı sağlayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.