1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Barış maçı hayalim!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış maçı hayalim!

A+A-

Athlitiki Enosi Lemesou… AEL Limassol… 4 Ekim 1930 yılında Limasol’da kuruldu… Limasol Spor Birliği diyebilirsiniz Türkçe’ye adını çevirmek isterseniz…

Bazı kaynaklara ve Rum dostlarımıza göre, ülkenin en büyük spor kulübüdür… Yani Lefkoşa’nın APOEL’inden ve Omonia’sından daha çok taraftarı vardır… Bir önemli gerçek; ülkede en çok kupa kazanan kulüptür… Sadece futbol değil tabii ki. Toplamda… Kadın basketbol, erkek basketbol, kadın voleybol takımları da çok başarılıdır; hatta kriket takımı bile vardır… Kıbrıs’ın Avrupa’da şampiyonluk kazanan tek kulübüdür ayrıca… (Basketbol Erkekler Avrupa Challenge Kupası)…

Neyse, AEL ayrıca Limasollu yoksulların, işçi sınıfının veya kısacası AKEL’in ağırlıkta olduğu bir kulüptür…

Bir önemli özelliği, en çok Türk sporcuyu zamanında “oynatan” takımlardan biri olarak kabul edilmesidir.

Bir diğer özelliği, çok hırçın ve fanatik genç seyirci kitlesine sahip olması ama “faşist” olmamasıdır…

Ve son olarak bizim adımıza ağır basan özelliği, hâlâ eski Kıbrıslı Türk dostları ile bağlarını koparmamış olması, “Tegavüt” takımlarının sık sık bizimkilerle maç yapıp, yeyip içmesidir…

AEL Limassol, UEFA Avrupa Ligi’nde Fransız Marsilya, Alman Mönchengladbach ve Türk Fenerbahçe takımları ile eşleşmiştir.

Şimdi otur, sabaha kadar bu konuda yorumlar yaz…

Sporla ilgili yorum değil elbette… Siyasi yorum…

Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyor mu?

Fenerbahçe, AEL’in kendi sahasında değil, Lefkoşa’daki GSP Stadı’ndaki maça nereden gelecek?

Larnaka mı, Ercan mı?

Güneyde seçimlerin yaklaştığı bir dönemde, 1931 Nazi Almanyası’ndan kalma Yorgos Lillikas’ların aday olabildiği ve hatta hapse girmesi gerekirken cumhurbaşkanı seçilme olasılığının bulunduğu Güney’de, bu maç, “savaş” sebebi bile olabilir…

Yemin ederim ki korkuyorum…

AEL – Galatasaray kadın basketbol maçını izledim…

İki kulüp, tek bir ulusal bayrak asılmayacağı konusunda anlaşmış… Maç son derece çekişmeli. İki otobüs Kıbrıslı Türk de maçta. Maç Limasol’da… Son dakikalar oynanıyor; Rum seyircilerin bulunduğu tribünün yan kısmında bir kişi ansızın Abdullah Öcalan posteri sallamaya başlıyor… Salonda pet şişe uçuşmaları başlıyor. Öcalan posteri göründüğü anda, Galatasaray tirbününde (hazırlıklı gelmiş bir grup) anında Türk ve KKTC bayraklarını zuladan çekip çıkarıyor… Linç ihtimalimiz çok yüksek… Kafaya yediğim pet şişenin, omzumda patlayan cam şişenin, sırtıma vuran şişe adedinin hesabını hiç yapmadım… Kadın basketbolculara da saldırılıyor.

Hani şarkı sözündeki gibi; “… bir kıvılcım yeter hazırım bak…”

İstanbul’daki maçta (25 Ekim) olay çıkmaz…

Ama, 8 Kasım’da Güneydeki maç için garanti veremem Mösyö Platini!

Ve son bir hayal notu:

Fenerbahçe, Larnaka’da çiçeklerle karşılansa; maçta AEL ve Fenerbahçe taraftarı Kıbrıslı Türkler birlikte, karışık otursa… Maçın sonucu ne olursa olsun, herkes ayakta alkışlasa… Futbolcular, özellikle ikinci maçtan sonra seyirciyi tur atarak el ele birlikte selamlasa…

Maçı, Hristofyas, Erdoğan ve Derviş Eroğlu birlikte izlese… Maçtan sonra, (Ercan’ı boş verdim), Erdoğan, Larnaka Havaalanı’na giderken, Hala Sultan’da dua edip namaz kılsa…

1974 yılında yaşamlarını yitiren herkes için dua etse; Fatiha okusa… “Çok yanlışlar yapıldı, gelin karşılıklı özür dileyelim, bu adayı barış ülkesi yapalım, Maraş’ı buyurun” falan dese…

Neyse, yazıyı kesmem lazım… Bu kadar hayal yeter… Köpekler acıktı… Lucky havlıyor… İyi ki de havlıyor… Ciddi hayal kurmaya başlamıştım!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.