1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. ‘Barış’ yaşlanır mı?
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

‘Barış’ yaşlanır mı?

A+A-

Her ülkenin, toplumsal ajandalarına not düştükleri tarihleri vardır. Acıları, mutlulukları, kendilerine mutluluk başkalarına acı salan veya başkalarının kutladığı kendilerinin acı duyuduğu tarihleri vardır.

Her ülkenin, hep birlikte düşünülen, hep birlikte hayal edilen, hep birlikte amaç edinilen umutları vardır.

Aynı enlem ve boylamın arasında, bir arada, aynı toprak parçası üzerinde yaşayan insanların, kişisel beklentileri dışında, hep birlikte de bekledikleri vardır.

Beklentiler bazen, zamana yenilirler. Ne beklendiğini bile önemsiz kılar zaman. “Beklemek” kendi başına bir yaşam sahibi olup çıkar. Kıbrıs Ada’sının, insanları da böyle. Bekliyoruz… Olduydu olacaktı... Ha bugün ha yarın...

Önümüzde hiç eksilmeyen yeni tarihler, yeni yapılanmalar, yeni planlar. Ulaşamadığımız, elimizi uzatıp tutamadığımız yeniler...

*

Biri bize çıkıp anlatmalı!

“Toplumsal hedefimiz ne?”, “Otuz yıl sonra varmak istediğimiz nokta neresi?” “Siyaset, hukuk, eğitim, spor, edebiyat, kültür hedeflerimiz neler?” Biri bize anlatmalı ama Nazım Hikmet’in Abidin Dino’ya sorduğu sorudaki gibi; “...işin kolayına kaçmadan...”.

Biri bize anlatmalı, verilen onlarca tarih sonrası, nerede olduğumuzu, kolaya kaçmadan ama! Asfalt uzunluğunu, kanalizasyon kilometresini, milli geliri, enflasyon rakamlarını, elektrik trafosunun gücünü anlatmadan.

Kendi kişisel ya da siyasal inançlarını katmadan, yüceltmeden biri bize anlatmalı.

Toplumsal umudumuzu, yarına duyduğumuz güveni, ne istediğini bilen nesiller yetiştirmeyi, 10 yıl sonra doğacak çocuğa ne sunabileceğimizi, halkın ortak müşterekinin ne olduğunu anlayacağımız şekilde biri bize anlatmalı. İşin kolaya kaçmadan...

Nazım’ın Dino’ya söylediği gibi;

“...çok şükür bugünü de gördüm ölsem gam yemem...” cümlesini tüm toplum olarak, ortaklaşa diyebileceğimiz güne nasıl erişeceğimizi, buna erişmek için ne yapıldığını biri bize anlatmalı.

Zaman akıyor, zaman bitiyor. Toplumsal olanı hep bir sonrakine endekslendiriliyoruz. Bir sonraki seçim, bir sonraki yardım, bir sonraki hükümet, bir sonraki plan...

Yeni bir plan, yeni bir umut kimin adını alır bilemem, ancak bildiğim bir şey var ki, Barış adını alan çocuklar yolun yarısını buldular.

74 yazı ve sonbaharı “Barış” ismi, tarihin bilinen süreci nedeniyle çocuklara konulduğu popüler isimlerdendi. O çocuklar şimdi yarı ömürlerini, tarihlerle, umutlarla, beklemekle tükettiler.

O çocuklar, toplumsallığımızdaki biraradalığın, başladığımız noktanın bile gerisinde olmasının sancısıyla yaşlarını, en güzel çağlarını tükettiler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.