1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Başbakan’ın bir yılı
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan’ın bir yılı

A+A-

Bana mı öyle geldi, yoksa hakikaten mi öyle? Bunu anlamak için Levent ağbiye (Levent Özadam) sordum: “Başbakan’ın bu anlattıkları bir yıllık icraatlar mı?” diye. “Evet öyle” dedi. Devam ettim: “Bana çok uzun geldi” diye. “Bana da” dedi.

Bu uzun gelmenin üç nedeni var aslında. İlki Başbakan’ın anlattıkları 27 sayfadan oluşan bir yazıydı. Bunun uzunluğu nedeniyle zaman zaman bazı paragrafları atlayarak okum aihtiyacı hissetse de konuşma uzun geldi. İkincisi; çok şey yapıldı -bazılarını henüz olumsuz düşünsek de ve henüz topluma geri dönüşü başlamasa da- sayılınca çok geliyor. Üçüncüsü “reform” denen illet, buna ihtiyacı olan ülkelerin yaptığı birşeydir ve bu ihtiyaç halkın canını yakan şeyler nedeniyle doğar. Kaldı ki yine, can yaka yaka gerçekleşir.

*

Başbakan’ın ilk yılını anlattığı kahvaltıda düşündüklerimle başladım olayı anlatmaya.

Bir kere bilgi paylaşmak ve birinci ağızdan bunu yapmak önemlidir, değerlidir. Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ile bunları yapmaktan arınmak iyi olur yine de. Zaman değerli.

Şimdi diyeceksiniz ki “bu basın mensupları da hiç birşeyden mesut olmazlar!” hakkaten öyledir. Hatta zaman zaman kendimizden de mutlu değiliz. Mesela Başbakan’a soru sorup sonra masa masa gezen ya da telefonda konuşan basın mensubundan da mutlu olmayız! Soru soracağım diye uzun uzun dolambaçlı laflar edip hava basandan da!

Bir daracık yoldan geçmekteyiz. Geleceği uzlaşma hedefiyle yapmak gereken dar, kıvrımlı ve yokuş bir yol bu. Üstelik tünel. Hatta hala ucunda aydınlık yok. Biz yolcularız ama çok da sessiz yolcular değil. Özellikle medya olarak “kaptanı” gözetim altında tutan yolcularız. Ama dikkat ederseniz, aynı yöne ve aynı taşıtla yolculuk etmekteyiz.

Dümeni kullanana tamamen bırakmak olmasa da bir oyana bir bu yana asılmak da kaza nedenidir. Oysa yönü anlatmak, yolu göstermek başka birşeydir.

*

Sendikacı ağbilere gelince!

Hani asimilasyon diyoruz ya, toplumsal davranış karakterlerimiz yozlaştı diyoruz ya! Bu da yoktu toplum yapımızda. Ama şimdi belli ki var!

Her zaman dinlemeye ve anlamaya hazırım. Ama meşru zamanlarda ve hiç kimsenin hakkını gasp etmeden. Sonuna kadar eleştirdiğiniz biri bile olsa “hak gasp ederek, hak aranmaz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.