1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Başka bir yol
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başka bir yol

A+A-

Dedik ki: Borca Dayalı Para Sistemi, doğrudan doğruya, nakit darlığının sebebidir.

Bu sistemi uygulamayı reddedip, kendi sistemi ile Güney Doğu Asya Krizini atlatan bir ülke var: Malezya…

20 Haziran 2000 tarihinde Kahire Üniversitesinde yaptığı konuşmada Başbakan Mahathir, demişti ki:

“… Baştaki şüphelere rağmen Malezya’nın bu kriz karşısında uyguladığı “kapital kontrol” metodunun sağlam ve isabetli olduğu görüldü. Aslında krizin başlangıcında bizler, IMF‟nin bize önerdiği sıkı bütçe ve para politikalarını aynen uyguluyorduk. Ancak bu politikaların, krizi dindirmekten ziyade daha da arttırdığını gördük...  Aslında, IMF... ilgili ülkelerin yabancılara olan borçlarını tam ve düzenli olarak ödemesini garanti altına alacak çalışmalar ile daha fazla ilgilenmektedir…

IMF‟nin temel prensibi anlaşma yaptıkları ülke ekonomilerini göçerterek yabancı sermayenin yerel ticarete hakim/sahip olmasını sağlamaktır. Özelleştirme de bu çerçevede desteklenmektedir.

Serbest piyasa, refahın adil bölüşümü ile ilgili herhangi bir şey önermez. Para kazanma hırsı ise, bu gibi düzenlemelerin yapılmasına mani olmaktadır… Dünyada var olan sermaye, toplam dünya ticaretinin 20 katı büyüklüğündedir. Kontrol edilmediği takdirde ülkeler üzerinde ne tür bir baskı oluşturacağı gayet açıktır. Bu sermaye, ülkelerin paraları üzerinde spekülasyon yapmaya başladığında, para ticareti yapanlar (paradan para kazananlar) zenginleşirken halk hızla fakirleşmekte ve ülkedeki sosyal ve siyasi düzen bozulmaktadır.”( Doc. Dr. Mete Gündoğdu. Borca Dayalı Para Sistemi. s. 66-67)

Malezya‟(da)… Hükümet IMF‟yi devre dışı bırakarak Ringgiti Dolara karşı sabitler. Spekülatörlerin elinden kurtarmak için de yurtdışındaki (özellikle Singapur‟daki) Ringgitlerin bir ay içinde ülkeye getirilmesini ister. Aksi takdirde ülkeye Ringgit girişini yasaklar. Hükümet iç piyasaya, dış ticarette ihtiyaç duyacağı kadar dövizi kendisinin vereceğini taahhüt eder. Kısa vadeli spekülatif yatırımları da bir yıllığına dondurur. Bu uygulanan bir yıllık politika neticesinde öncelikle kimilerinin iddia ettiği gibi ülkeden büyük bir sermaye kaçışı olmaz. Piyasada likidite artar. Enflasyon kontrol edilebilir seviyelere çekilir. İç tüketim artar. Gelirler artar. Borsa yükselir. Tasarruflar artar.

Bunların yanında şirketlerin borçları resmi bir değerlendirme ve komite (Varlık Değerlendirme Şirketi ve Borçların Yeniden yapılandırılması Komitesi) marifetiyle tekrardan yapılandırılarak, onların rahat çalışmalarına fırsat verilir. Devlet Sermaye Fonu ile bankalar yeni finansmana kavuşturulur.

Tüm bunların neticesinde ülke ekonomisi istikrara kavuşur ve sağlıklı bir büyüme başlar.” ( Doc. Mete Gündoğan age s.67)

Aktarmamın sebebi, başka yollar da olabileceğinin, hatırlatılmasından ibarettir.

2007 yılında, Kuala Lumpur’da bulundum… Dr. Mahathir, başbakanlıktan ayrılmıştı. Ama danışmanlarından birisi, sayın Gönül Erönen’in Londra’dan sınıf arkadaşı olduğu için, onun sayesinde kendisi ile görüştüm… O zaman bana demişti ki: “Bu AB sevdasından vazgeçin… Sizi batırırlar… Gelin, bizimle işbirliği yapın…”  İç çektim… “Ne yazık ki bizim petrolümüz, lâstiğimiz, tenekemiz,  kahvemiz, tropikal meyva sularımız yok ki ihraç edelim” dedim… “ Elektronik eşya ve bilgisayar ihracında da dünya dördüncüsüyüz, unuttun” dedi… “Akıldan başka sermayesi yoktur…”

Malezya’da en önemli elektronik şirketinin CEO’su Kıbrıslı Türk’tür…

Bizim akla ihtiyacımız yok!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.