1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Başka Girne yoktur
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Başka Girne yoktur

A+A-

1974’den önceki Girne ile şimdiki Girne’yi karşılaştırdığımız zaman insan üzülmeden edemiyor. Aslında Girne Dağlarının Kuzeyinde kalan tüm Girne bölgesi talan edilmiştir. Ancak Girne Kasabasını 1974’teki durumuna yakın koruyabilseydik, dünyanın en güzel turistik kasabalarından biri olacaktı. 1974’den önce Ciklos’u geçince yemyeşil ağaçlar arasında evler gözükmüyordu. Bazı iki katlı veya yükseğe inşa edilmiş evlerin yeşillikler arasında kırmızı kiremitleri görülürdü. Ancak 7. yüzyılda Arap akınlarına karşı korunmak için Bizanslılar tarafından inşa edilen Girne Kalesi tüm haşmeti ile her yerden görülebilirdi. En son 15. yüzyılda Osmanlı toplarına karşı Venedikliler tarafından restore edilen Girne Kalesi bugünkü durumunu o zamandan beri aynen muhafaza etmiştir. Ancak o muhteşem kaleyi bugün Girne’nin her tarafından görmek mümkün değildir. Çünkü 1974’den sonra yaratılan ganimet düzeni, para babalarının daha çok kazanmak için gözlerini adeta kör ettiğinden ve de sözde siyasilerin de populist yaklaşımları ile o küçücük Akdeniz Kasabası Girne, bir beton cangılına döndürülmüştür. Şimdi bazıları diyecek ki, her yerde olduğu gibi Girne’de de gelişme olacaktı. Kabul ama, bunu uygar ve dünyanın turistini çeken ülkeler gibi yapamaz mıydık? Elbette yapardık. Emirnamelerle değil, yapılacak ülkesel fiziki ve imar plânları ile Girne’yi koruma altına alabilirdik. Girne’nin de gelişmesine Doğu’da Karakum ve Batı’da da Karoğlanoğlu’dan sonra doğayı koruyarak izin verebilirdik. Bu izin de sınırlı bir şekilde verilirdi. Böylelikle batık müteahhitler, konutzedeler ve binlerce yarım kalmış inşaat da olmazdı.

                                        ***

“Zararın neresinden dönülürse kârdır” diye bir özdeyiş vardır. Bu özdeyişi bugün Girne’de uygularsak, Girne’ye daha fazla zarar vermemiş oluruz. Çünkü değil KKTC’de, dünyanın hiçbir yerinde başka bir Girne yoktur. İmkânlarımın elverdiği ölçüde yapmış olduğum yurt dışı seyahatlerde, bizdeki görgüsüzlüğü, yağma ve talanı hiçbir yerde görmedim. Örneğin Çek Cumhuriyetinde Karlovari diye cennet gibi bir yer vardır. Turistlerin uğrak yeri olan o yerde, ne apartmanlar ne de gelişigüzel bir yapılaşma yoktur. Oranın zengin veya siyasilerinin akılları kesmez mi orayı imara açıp, kendilerine de oradan güzel yerler kapatmak. Ama bugüne kadar yapmadılar. İtalya’da Portofino denen bir yer vardır. Eğer biz Girne’yi 1974’de bulduğumuz gibi bıraksaydık, o Girne, kalesi ve limanı ile Portofino’ya on basardı. Halbuki biz Girne’yi beton cangılına döndürürken İtalyan’lar Portofino’da mevcut yapılaşmanın üzerine bir taş bile koymadılar. Ayni şekilde Fransa Riviyerası’nda, ne kıyı şeridi, ne kıyıya dikey inen dağlarda betonlaşma yoktur. İtalyanlar ile Fransızlar bizden daha akılsız veya daha fakir oldukları için mi o yerlerde betonlaşma olmadı? Asla. Bizden hem daha akıllı hem de daha zengindirler. Ancak onların gözünde herşey para değildir. Bu yüzden doğal güzelliklerine sahip çıkmasını biliyorlar. Hangi aklıevvelin fikri ise, şimdi Girne’de 10 katlı binalar hızla yükselmektedir. Bu gidişle Girne’den baktığımız zaman dağları, Ciklos’u geçince de denizi göremeyeceğiz. Hızla çoğalan bu 10 katlı binalar yüzünden, zaten yetersiz olan Girne’nın alt yapısı tamamen çökecektir. Kanalizasyon atıkları denize akıtılırken, evsel atıklar sokakları dolduracaktır. İçme suyu yetersiz kalırken, insanlar arabalarını park edecek yer bulamayacaklardır. Yetersiz olan trafik akışı ise keşmekş ve işkenceye dönüşecektir. Evet zararın neresinden dönülürse kârdır diyelim ve Girne’deki 10 katlı inşaatlara izin vermeyelim. Girne içerisindeki az katlı inşaatlara da kısıntı getirelim ve inşaatları Arapköy taraflarına yönlendirelim. Çünkü başka Girne yoktur. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.