1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Başkanlık sistemi mi? Parlâmanter sisteme devam mı?
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkanlık sistemi mi? Parlâmanter sisteme devam mı?

A+A-

Bu sorular şu anda Anavatan Türkiye’de sık sık sorulmaktadır.Bir süre önce KKTC’de de buna ait hafifce bir rüzgâr estirilmişti.Her ikisinin nedeni de aynıdır.Hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı yetkilerini elinde bulundurmak ve geriye kalan devlet yapısını buna göre şekillendirmek…Her iki ülkede de “Başkanlık” söyleminin çıkış nedeni budur.

Oysa ABD’de denenen ve uygulanan “Başkanlık Sistemi”, sömürge yönetimine başkaldırı sonrasında “Eyalet gücünü” Federal çatı altında nasıl toplamak gerektiğinden kaynaklandı. Çünkü o günlerde Eyaletler arasında hedef ve çıkar farklılığı vardı.Hatta Kuzey-Güney Savaşının temel nedeni bu ayrıcalıktır.Sonuçta Eyaletlerin birçok yetkileri merkeze devretmemesinden hareket edilerek şimdi uygulanmakta olan “Başkanlık Sistemi” ortaya çıkarıldı.Belki geçirilen iki dünya savaşı,Komünizmle mücadele,iki kutuplu dünya bir yerde “Başkanlığın” yetkilerini fiilen arttırmıştır.

İşte şimdi Türkiye’de ve KKTC’de ortaya çıkan “Otorite” boşluğuna  ya da “Etkisizlemeyi” göz önünde tutarak, “Başkanlık Sistemi” gelince her şeyin süt liman olacağı, sorunların “Başkanın” sihirli dokunuşu ile çözüleceği sanılmaktadır.Ya da öyle sunulmakta ve savunulmaktadır.

Oysa kazın ayağı öyle değildir.ABD’deki  Federal yapı tarihi gelişim nedenlerini içinde barındırmakta ve siyasal yapılaşmayı bu yönden ayakta tutmaktadır.Bu sadece sistemi geliştirmemiş insanların da eğitimini birlikte taşımıştır.Parti baskısını değil demokrasi kurallarını öne çıkarmıştır.Genel  Başkan baskısı hissedilmemektedir.

 Sistem,Parti hegemonyasına yenik düşmemektedir.Parti kararı ile Temsilciler Meclisi veya Senato’nun etkilenmesi ya da kilitlenmesi söz konusu olamamaktadır.Bir yerde Eyaletteki nedenlere dayanan Temsilci veya Senatör, herhangi bir Yasa veya karar için oyunu tam bağımsız olarak kullanabilmektedir. Başkanla birebir temas olabilmekte hatta karşı Partiden seçilmesine rağmen Başkanın istemine uygun olarak aynı paralelde imza atabilmektedir.Kimse de kendisini karşı Partiye satılmakla suçlamamaktadır.

Başkan “Sekreterlerini(Bakanları) Meclisler dışından atamaktadır.Ancak atanacak kişinin ismi ilgili Senato Komisyonuna bildirilmekte,o kişi o Komisyonda sorgulanmaktadır. Oradan onay alamayan kişi Başkan istedi diye görev alamaz.Bu Yüksek Mahkeme için de geçerlidir. Yargıçlar da aynı sınavdan geçerler.Kaç Yargıçın reddedildiğini basında izlemekteyiz.

                                                      

Buradan yaşadığımız ortama yani KKTC’ye gelelim.Hatta Türkiye ile yaşananlar arasında paralellik kurarak değerlendirelim.Her iki ülkede “Başkanlık” konuşulmaktadır. Ancak kurumlar ve yetkiler dikkate alınmamaktadır.Oysa   her iki ülkede “Parlamanter sistemin” ağa babası İngiltere olduğu hâlde  O’nun kurallarına bile uyulmamaktadır.Örneğin Parti içi muhalefete izin verilmediği gibi birçok konuda Partiden bağımsız oy kullanmaya kalkan milletvekilinin  Partiden ihracına kadar yol vardır.Parti Başkanının dediği dediktir.Onun izinden çıkılmaz.Çıkan yanar.Ya da bir sonraki seçimde aday gösterilmez.

İngiltere’de Parti içi muhalefet veya görüşlerin yeşermesi için Parti yetkilileri,olanak yaratmakta “Yaylacı” dedikleri bu kişilere çalışma ortamı sunmaktadırlar.Onları ezmek yerine…

Türkiye ve KKTC’de Hükümet edenler Başbakanın iki dudağı arasında yakaladıklarını uygulamakla görevlidirler.Valiler Başbakan ve Hükümetin kulu kölesidir. Bu Muhtarlara kadar inen bir yapı vardır.Yani her iki ülkede de  “Parlamanter Sistem”Anayasada vardır ama bu lâfta kalmaktadır.Son zamanlarda Türkiye’de bu Yargı bağımsızlığına hatta özgür olması gereken basına da yansımıştır.

“Başkanlık Sisteminde” seçim sistemi de etkendir.Oysa Türkiye’de bugünkü seçim sistemi Parti Başkanına göre yapılandırılmıştır.Halk sadece Partilere oy vermektedir.Sıraya girebilen seçilebilmektedir.Barajın %10 oluşu Türkiye’deki demokrasinin ne kadar yaralı olduğunu gösterir.

KKTC Seçim sistemi bakımından Türkiye’den daha iyidir.Gerçi aday göstermede Parti baskısı ve yetkisi vardır ama iş sandıkta da düzeltilebilmektedir.Burada hem tercih, hem de karma oyun olması Partinin  hatasını halkın düzeltmesine bir fırsattır.Yani kişi sadece Parti oyuyla değil tercih ve karmadan aldığı oylarla kişiliğini öne çıkararak sonuç alabilmektedir.
                                                        

İster Türkiye’de, ister KKTC’de, “Başkanlık Sistemi” kabul edilecekse,bunun eksiksiz ABD’deki Anayasal ve Yasal düzenlemenin aynen kabulünü gerektirir.Yoksa altı kaval, üstü şişhane bir durum ortaya çıkar.Ona da “Türk işi Başkanlık” denir…Demokrasiden diktatörlüğe yol alınır.Ülkeye yazık olur. 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.