1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Başkent belediyemiz kurtarılabilir…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkent belediyemiz kurtarılabilir…

A+A-

   Yasa gücündeki kararnameyle günü kurtarabilme adına Lefkoşa Türk Belediyesi’nde alınan önlem yeterli değildir. Etkin ve kararlı bir kurtarma planının yürürlüğe konulması gerekir. Kesinlikle batmış olan başkent belediyesinin başına kaymakam değil, kayyum atanmalı. Herkes Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki feci durumla ilgili bir şeyler söylüyor, bir şeyler konuşuyor. Bunlar hep eleştiriye ve sızlanmaya dair şeyler. Gelgelelim, yüzde yüz battığı kesin olan belediyenin yeniden nasıl yüzdürüleceği  konusunda ortaya inandırıcı bilimsel çareler koyan yok. Oysa asıl gerekli olan sızlanmak değil, kurtuluşun yollarını aramaktır. Hem de acilen… Çünkü başkentimizin belediyesi, boşuna akıp geçen zaman içinde, kurtuluşun çok daha zor olacağı bataklığın derinliklerine doğru gidiyor.

   Bugün eleştirilerde bulunanlar belediye bangır bangır sinyaller vererek bataklığa saplanırken nerelerdeydiler? Mali durumları herkesten daha iyi bilmek ve değerlendirmekle yükümlü olan  bu devletin, bu ülkenin, bu hükümetin Maliye Bakanı Ersin Tatar daha bir buçuk yıl öncesinden gidişatın hiç de iyi olmadığını ve bu belediyenin bataklığa gittiğini tüm kamuoyunun önünde açıkça söylemedi mi? Mali hayatımızın sorumlusu olan bakanın ne dediğine bakacak yerde o günlerde herkes olaya “Tatar – Bulutoğluları kavgası” olarak bakmış, medyamız da bu kavgayı magazinleştirmişti. 

     *        *        *

   İki politikacı arasında bir kavga olabilirdi ama, bu kavganın nereden kaynaklandığına bakıp ona göre sağlıklı değerlendirmeler yapmak aklın gereğiydi. Maliye Bakanı hükümetinin de yasal mali katkılarda bulunduğu bu belediyedeki sorumsuz uygulamalara dikkati çektikçe kamuoyumuzun ilgisi hep Cemal Bulutoğuları’nın bu bakana ekranlarda ve gazete sayfalarında nasıl yanıt yetiştireceğiyle ilgilendi. Kendi maliye bakanının uyarılarına kulak tıkayan hükümetin popülist tavrı da, en az Tatar – Bulutoğluları sürtüşmelerini nemelazımcı bir keyifle izleyen  kamuoyumuz kadar sorumsuzdu maalesef...

   İnanmamız gerekir ki, eğer hükümet kendi maliye bakanının uyarılarını dikkate alıp etkin önlemlere zamanında başvurmuş olsaydı, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin durumu bugünkü kadar feci olmayacaktı. Çünkü bu maliye bakanı bütçe açığının nasıl kapatılabileceğinin örneğini, (herkese acımasızca kemer sıktırsa bile) mensubu olduğu hükümetin içinde sergilemiştir. Birkaç yıl içinde 500 milyonluk bütçe açığını mali disiplin kurallarından hiç ödün vermeden 150 milyona geriletmeyi başaran bir maliye bakanının uyarılarında keramet olduğunun düşünülmesi gerekmez mi? TC hükümeti yetkililerinin İrsen Küçük hükümetine övgüleri de işte bu bütçe açığının kapatılması olayından kaynaklanır.

     *       *       *  

   Hafta başında, bu köşede, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin 28 belediye içinde en fazla geliri olan belediye olduğunu örnekler ve rakamlarla irdelemiştim. Bilimsel ve kararlı bir yapılandırmayla geliri yüksek başkent belediyemiz düzlüğe çıkartılabilir. Bunun formülü idari, mali ve ekonomik disiplindir. Şu anda Lefkoşa Türk Belediyesi’nin devletten almakta olduğu mali katkının büyük bölümü, iki yılda kapatılması gereken banka borçlarına gitmektedir. 6 bankaya her ay yüklü borç taksiti ödenmekte… Cari ödeme zorlukları hem bundan ve hem de tahsilâtların doğru dürüst yapılmamasından kaynaklanıyor. Tabii ki belediye bütçesindeki aşırı istihdama ve gereksiz harcamalara da para dayanmıyor. 

   Yeniden yapılandırmanın gereği olarak Lefkoşa Türk Belediyesi hiç zaman yitirilmeden kayyum yönetimine verilmeli ve borç taksitlerinin süresi 2 yıldan 5 yıla çıkartılarak bütçeye soluk aldırılmalı. Borç taksitlerinin 5 yıla yayılması, belediyenin devlet katkılarından daha fazla yararlanabilmesini sağlayacaktır. Hükümet, belediyedeki bütçe açığını kapatmanın yöntemlerini,  hükümetin bütçe açıklarını kapatmakta başarı gösteren kendi maliye bakanına sormalı. Güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, zaten o yöntemler bilimsel bir çözüm formülü formatında başbakanın önüne konulmuştur.

   Öyleyse çözüm yönünde neden etkin ve kararlı adımlar atılmıyor ve sadece günü kurtarmaya çalışılıyor?.. Yoksa  gündemdeki ağırlığını gittikçe daha fazla duyumsatan bu belediye sorunlarının devamından umulan politik özel yararlar mı var?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.