1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Başlangıç Noktasını Bulamadık…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başlangıç Noktasını Bulamadık…

A+A-

Yine karanlık günler başladı güzelim yazdan sonra.

Ve yine kasvetli günler önümüze dizildi.

Sabah uyanıyorsun, sabah mı oldu gecenin hala derinlerinde misin bilemeden….

Açtığın lamba bile neredeyse kendini  aydınlatamayacak kadar karanlığa bürünmüş kendi ortamında iken.

Doğadaki her şey göçmen kuşların soğukları terk edip gitmeleri  gibi kendilerini yeni koşullara uydurarak dönen bu çarktan hasar görmeden yollarını bulup hedeflerine ilerliyorlar.

Hala yazdaymışım gibi yağan yağmurlara, simsiyah bulutlara, “neden geldiniz” dercesine bakıyorum.

Ve yazdaymışım gibi yaz güneşi bekliyorum.

Oysa ki güneş, kış güneşi.

Ve kış güneşine düzen devam etsin diye yağmurlar eşlik etmeli.

Çünkü uçuşan topraklara hasret yeryüzü, sel olup akan derelere de muhtaç.

Her şey değişiyor derken bu sabahki sağlık yürüyüşümde fark ettim…

Kargalar yaz boyu ikamet ettikleri ağaçlık bölgeyi terk etmişler.

Nereye gittiklerine dair bilgim yok…

Tahmin ediyorum ki nispeten daha korunaklı başka yere taşındılar.

Gitmişler ama ne ikamet tezkeresine ihtiyaçları var, ne de resmi makamlara yeni yerleşim yerleri ile ilgili bilgi vermek zorunlulukları.

Biz ise nefes alırken bile aldığımız nefesi bildirmek zorundayız merkeze.

Şimdilik kargaları bırakıp kendi yerlerimize bakalım.

Ki istesek de gidemeyiz.

İkamet almaya, hesap vermeye razı olsak da…

Gidişimizin şimdilik imkansız olan yere dönelim.

Hristofyas, sanırım patlamadan ve aleyhine gelişen olaylardan sonra epeyce bunalmış….

En azından buradan öyle görüyor.

Açıkladı,“Omorfo ve Maraş, Rum idaresi altına verilmeden ve olabildiğince çok göçmenin Kıbrıs Rum idaresi altında geri dönmesine olanak tanıyacak ölçüde ciddi toprak düzenlemeleri yapılmadan Kıbrıs sorununa Rum tarafınca kabul edilecek yaşayabilir ve işleyebilir çözüm bulunamaz.”

Yani Derviş dese ki,”Gel kardeşim al sana Omorfo, al sana Maraş getir 50 bin kişi daha aramıza ” iş bitecek mi?

Yani kaç yüz bin kişinin kaçak kaldığı bu ülkede, kaçaklara ses çıkartmayıp kalmalarına izin mi verecek?

Kısaca taksime razı mı olacak?

Talan edilen sahillerimiz, delik deşik edilen dağlarımız delenlere, talan edenlere mi bırakılacak?

Beklerdim ki Hristofyas kendi tarafındaki muhalefete rağmen şöyle desin.

Ey Halil senin burada zorunlu da olsa terk ederek gittiğin malların var, yerine gel.

Ey Hasan devlet dairesindeki sayın kadar memuriyeti boşalttım, gel masana.

Ey Olcay sen de gel ve tarlandaki bağı teslim al.

Bilmem ne kadar örnekleyebilirim daha.

Yapılacak çok az iş var gibi görünse de aslında işimiz zor çünkü başlangıç noktasını hala bulamadık.

En büyük korkumuz karşı taraftan taviz koparma sevdasından doğacak yasal taksim.

Yine karanlık günler başladı güzelim yazdan sonra.

Ve yine kasvetli günler önümüze dizilmişler.

Ama yaz çok da uzakta değil.

Her şeye rağmen yakında.

Günün Karikatürü:

1.20111011221104.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.