1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Başsavcılığın itibarı ne olacak?
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Başsavcılığın itibarı ne olacak?

A+A-

Bugün YENİDÜZEN’de Osman Kalfaoğlu imzasıyla okuduğunuz haber, bu ülke tarihinin belki de en büyük ayıbını gözler önüne seriyor.

Başsavcı yıllık izinde olduğu için yerine vekalet eden Başsavcı Yardımcısı Ersoy Ölçter, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklananın aksine, Başsavcılığın yazılı bir görüş vermediğini söylüyor.

Dahası, konuyu söylemeden kendilerinden bir savcı istendiği için birini görevlendirdiklerini ve bu kişinin de sadece Bakanlar Kurulu’nun ancak ekonomik hallerde kanun hükmünde kararname çıkarabileceğini söylediğini anlatıyor.

Akşam saatlerinde Sayın Ölçter ile ben de telefonda konuştum.  Ölçter, konuyu belli ki kamuoyu önünde tartışmak istemiyor. Ancak bizzat hükümet eliyle kullanılmış olmanın da rahatsızlığını taşıyor.

Söyledikleri arasında en çarpıcı olan ise, görüş vermek için Bakanlar Kurulu toplantısına katılan savcının, yapılmak istenenin Anayasa’ya aykırı olduğunu hükümet yetkililerine söylediği.

Yani aslında Başsavcılığın da düşünüldüğü gibi görüşü, kararın Anayasa’ya aykırı olduğu yönünde.

Ama hükümet, hukuk danışmanı olan Başsavcılığın “anayasaya aykırıdır” demesine rağmen, kararını üretiyor ve belediyeye el koyarak, göreve bir kaymakam atıyor.

Üstelik tam aksi yönde bir görüş beyan edilmesine rağmen, bu kararın bizzat Başsavcılığın oluruyla alındığını söylüyor.

 Yani bu devletin Hukuk Dairesi’nin itibarını hiçe sayıyor. Adını kullanarak siyasi hesaplaşmalarına alet ediyor.

Alenen bir kez daha yalan söylüyor.

Emekli Başsavcı Akın Sait, dün KANAL SİM’de Günün Getirdikleri’nde açıkça tavrını ortaya koydu.

“Bakanlar Kurulu’nun bu kararı Anayasa’ya aykırıdır! Hem Belediye Başkanı ve belediye meclis üyelerinin izne gönderilmesi hem de yerine Kaymakam atanarak bir komisyon oluşturulması, Anayasa’ya aykırıdır.”

Burada önemli olan sorumluluk alması gereken her kesimin sorumluluk alarak bu tavra gereken cevabı vermesidir.

Örneğin Başsavcılığın, yazılı görüş vermese de istenildiği zaman siyasetçiler elinde bu makamın oyuncak edilemeyeceğini göstermesi gerekiyor, ki Sayın Ölçter’in açıklamaları bu yönde atılan bir ilk adımdır. Umalım ki, bunun arkası da gelsin.

Çünkü Başsavcılık yasaya göre devletin hukuk danışmanı olmakla beraber bağımsızdır.

Eğer bağımsızsa bunun gereği de bellidir.

Örneğin, Anayasa Mahkemesi’nde dava açıldığında, kendi adını kullanarak yalan söyleyip, bilerek Anayasa’ya aykırı hareket eden bir Bakanlar Kurulu’nu savunmaması gerekir.

Yoksa Başsavcılık bu ülkede en temel demokrasi haklarını koruyabilecek durumda değilse, zaten varlığının anlamı kalmaz. Bu şekilde göz ardı edilip, itibarı ve adı kullanılarak siyasi düellolara alet edilen bir merci, en başta topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmeli ve bu ayıbın temizlenmesi için tavır koymalıdır.

Gerekirse, istifa etmelidir.

Zaten belediye başkanlarının yerine atama yapan, Başsavcılık görüşüne aldırmayıp, O’nun adına konuşan bir hükümet, isterse Girne Kaymakamı’nı da Başsavcı olarak atayabilir!

CTP Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini açıkladı. TDP meclisin olağanüstü toplanması çağrısı yaptı. Belediye Başkanı Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı.

Herşeye rağmen hukuka güvenmek istiyorum. Yoksa adaletin bittiği yerde son söz de söylenmiş demektir. Akın Sait, son röportajımızda, “eğer bir ülkede hukuka güven biterse top yekün orayı terk etmemiz gerekir” demişti.

Bu sözü önemsiyorum ve her şeye rağmen buraların birkaç kendini bilmezin eline terk edilmemesi gerektiğine inanıyorum.

Umarım Belediyeler ve Muhtarlar Birliği bu komisyonun oluşumuna tepki koyup temsilci göndermez.

Sendika bu oluşumu ilk kabul eden olarak büyük bir ayıp işlemiştir.

Demokrasi sadece kendimizle ilgili durumlarda talep edilecek bir şey değildir. Bir sendika da darbe sonucunda demokrasiye hiçbir şekilde sığmayan bu uygulamada, Belediye Başkanı ve meclisiyle çare arayamadığı sorunları, atanmış bir Kaymakam ile çözmeye çalışma gafletinde bulunabiliyorsa, bu sendikacılığa da sığmaz.

Bakanlar Kurulu bu kararı verdi. Şimdi önemli olan bu kararın işleyemeyeceği bir demokrasi anlayışımızın olup olmadığını ortaya koyabilmektir.

Eğer işliyorsa daha böyle çok kararlar üretilir.


Kaynak: Yenidüzen

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.