1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Bayram geçer mi?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayram geçer mi?

A+A-

Bayram geçti ama bu yazı son günü kaleme alınıyor. Onun için bayram tadında… Kime her gün bayrammış, malûm…

Kemal Atatürk’ün rakı muhabbetini bilirsiniz! O kadar çok anı var ki bu konuda, bunu gizleyemiyorlar! Rahmetli, iyi içermiş… 
Neyzen Tevfik ile bir sohbetinde, “bir okka”yı zorlanmadan içtiğini söylüyor. Bugünün hesabı ile iki büyük yani… İyi ki de içmiş, genç yaşta göçtü, gözü arkada kalmamıştır!

Bir akşam, sofrada konuk yok! Demiş ki: “Gidin çağırın şu Neyzen’i de gelsin… Hem içelim, hem söyleşelim hem de bir iki ney üfler, gönlümüz ferahlar…” 

Neyzen Tevfik, belki de Türk tarihinin en büyük bohemi, o sıralar mevsim yaz, Tevfik Nuruosmaniye Camii tabutluğunda, tabut içindeki yatağını terk etmiş, Yeni Cami avlusunda köpeklerle yatıyor! Polis bunu oradan kaldırmış, doğru Florya Köşkü’ne… Köşk duyan da saray sanır! Şimdi orası meclis misafirhanesidir. Bir defa konaklamışlığım var! Saray falan değil…

Neyse; lâfımıza dönelim! Bunlar denize karşı oturmuşlar… Hem içiliyor, hem müzik yapılıyor ve hem de sohbet ediliyor… Evet! Mustafa Kemal, böyle bir adam! Şehrin en ünlü kopuğu ile yiyip içip, muhabbet ediyor. Bir ara lâf dönmüş dolaşmış, eski düzenle yeni düzenin kıyaslanmasına gelmiş.  Atatürk sormuş:

“ Ne dersin Neyzen? Zaman nasıl değişir görüyor musun? Eskiden sen devlet başkanı ile aynı masaya oturup, bir yandan içip, bir yandan da onunla sohbet edebiliyor muydun?”

Neyzen, ağzını yumruğu ile sildikten sonra:“ Vallahi paşa” demiş, “aslında hamam aynı hamam da tellâklar değişti!” 

Mustafa Kemal bir hiddetlenmiş ki sormayın! Başlamış bağırmaya… Neyzen, lâfını sakınmaz ama Atatürk’ün hiddetini görünce, korkudan bir fırlamış, yallah… Bir yandan titriyor, bir yandan kaçıyor! Korkudan, Florya’dan Eminönü’ne kadar, koşarak gelmiş! 

Yeni Camii avlusundaki yatak arkadaşı köpeklerin arasına sinmiş, titreye titreye uyuyacak! Öte taraftan, Atatürk tutturmuş: “Ne demek istedi bu? Yâni ben padişah mı oldum? Gidin” demiş, “bu herifi mevcutlu getirin! Soracağım… Yoksa, sabaha kadar uyuyamam…” 

Polis gidip köpeklerin koynundan bunu bir defa daha almış ki Neyzen’de şafak iyice atmış! “Bunlar beni asacak!” Doğru, köşke… 

Atatürk,  sofranın başında sigaraları ulayıp, bunu beklemekte. İçeri girer girmez, 

“Ne yâni be Neyzen” demiş, “hiç mi fark yok?”

Neyzen, kollarına girmiş polislerin arasında, dizlerinin bağı ha çözüldü, ha çözülecek:

“ Olmaz olur mu?” demiş… “Var paşam! Eskiden sormadan asarlardı, şimdi zat-ı âlileriniz sorup da asıyorsunuz!”

Sonrası? Muhabbet sabaha kadar sürmüş, çünkü Mustafa Kemal’in bütün siniri geçmiş, kahkahalar atmaya başlamış!

Geçmiş bayramınız kutlu olsun… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.