Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bayram gezisi 2

A+A-

Yolumuz çok uzun olsa da keyifli gidiyordu…

Her anımızı değerlendiriyor bir daha tekrarı olmayacakmış gibi yaşıyorduk.

Gelibolu’ya 35 kilometre kalmıştı.

Sanırım 3 yıl önceydi.

Bir tatil dönüşüydü.

“Sardalye yiyelim” diye bir köşe meyhanesinde durmuştuk.

1974 öncesinde kapalı bölgelerde yaşarken yuvarlak teneke kutularının içinde gelirdi Gelibolu sardalyeleri…

Aşinalığım ve sevgim ondandır Gelibolu’ya…

Bir de deniz kenarında olmasından.

“Gitmeyin” demişti bir balıkçı, “bu akşam çok kötü bir fırtına gelecek, bu gece burada konaklayın”…

“Mümkün değil” deyip yürümüştüm…

Oysaki mümkündü.

Sabah yola çık, pırıl pırıl bir havada git işine..

Yapmamış, hayatımda hiç görmediğim fırtına içerisinde yolları göremeden hem de varmıştım İstanbul’a.

Yine de iyi gözle bakıp, hiç unutamayacağım bir maceraydı demek doğrusu olur.

Yola devam edelim…

Gelibolu’ya varınca Lapseki’ye geçmek için ya şansınız yaver gider pat diye girdiğiniz feribot hareket eder ya da yarım saat bekler denize bakarsınız.

Bazen de ortada feribot falan yok beklersiniz veya bastırıp Çanakkale’ye devam edersiniz, -o yol “15 Kilometre daha uzun ve kıvrımlı-.…

Biz yarım saat bekleyerek deniz fotoğrafı çektik.

Geçtiğimiz deniz Marmara deniziydi…

Hâlbuki az önce Ege’deydik…

Coğrafya kıvrımları her yerde sürprizler yapabiliyor insana.

Mesela arkadaşım…

Bir gece önceden Karadeniz kıyısından kalkmış bana gelmişti…

Düşünün gece Karadeniz, sabah Marmara, kuşluk vakti Ege, bir saat sonra yine Marmara ve bir yarım saat sonra yine Ege…

Var mı dünyada 3-4 saat içinde üç denizi değişe değişe görebileceğiniz başka bir yer?

Biz gördük.

Çanakkale…

Adını bulunduğu deniz şeklinden alan il Marmara Denizi’nin Eğe ile birleştiği yerdedir.

Sola dönüp güneybatıya doğru ilerlerseniz sağınızda Ege, solunuzda dünyada oksijen oranı en yüksek dağı İda…

Ve orman içinde ilerlerken biliyorsunuz birkaç saat sonra mandalina bahçelerine kavuşacaksınız.

Mandalina bahçeleri ile yaşanacak duygular sizi yerinizde, yani Akdeniz’e taşır…

İşte o bahçeler Akdeniz’dir, Ege’dir…

O yolda giderken ormanlar arasında gizlenmiş yangın söndürme helikopteri gördük.

-Bu iyi, dedi arkadaşım…

-Önlem almak önemli ancak eksik bir şeyler var, diye devam etti…

-Nedir o? Diye sordum ona.

Fransa’da bulunduğu bir tatilinde yangın söndürme helikopterlerin üstlerinden geçip ormana su bıraktıklarını görmüş…

Sormuş ne diye…

Oradakiler, “Yangın yok ama çok sıcak günlerde önlem amaçlı soğutma yapılıyor” demişler…

Bu yüzden pek yangın olmazmış o bölgelerde…

Umalım İrsen de ufak tefek adamlar için büyük arabalara para vereceğine az kalan ormanlar için birkaç helikopter aldırır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.