1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Bedel ödemek
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bedel ödemek

A+A-

Kimileri halkının geleceği için bedel öder, kimileri ise “halkının geleceği” için bedel ödetir…

Deniz, Hüseyin ve Yusuf…

Onlar Türkiye halkının bağımsızlığı için bedel ödeyenler…

Tek “suçları”, tam bağımsız bir devlet istemeleriydi…

Sözde “Kemalist” faşistler tarafından “bölücü” olarak suçlandılar…

Anayasayı çiğnedikleri iddia edildi…

Onlar ki vatan toprağını karşı karış satanlar…

Atatürk’ün adını kullanarak faşizmi yaratanlar…

Solcu, sağcı, Kürt, Türk demeden düzene karşı çıkanı katledenler.

Kurdukları sözde mahkemede askeri üniformaları ile sözde adaleti sağladılar… 

Bayrağı ön önde ve yukarıda tutan…

Atatürk’ün çizdiği yoldan bir an olsun sapmadan yürüyen…

Emperyalist güçlere kafa tutan…

Ülkesinin bölünmemesi için savaşan…

Ülke toprağı için verilen her kavgada en önde dayak yiyen üç fidanı darağacına yolladırlar.

Ecevit ile İnönü bu faşizme karşı red oyu kullanırken, Demirel infazdan yana tutum sergilemişti.

Aynı Demirel yıllar sonra Türkiye’ye Cumhurbaşkanı oldu…

Türk siyasetinin Denizlere verdiği değeri ve hiçbir pişmanlık duymadığını sadece bu küçük örnekten de anlayabiliyoruz.

Denizlerden sonra Türkiye’de hep bedel ödettiler…

Tıpkı 74’ten sonra burada olduğu gibi…

Birileri zengin olsun, ganimetten doysun diye toplumun bir bölümüne ödetilen acımasız bedeller…

Bunlar ortaydayken şimdi bazıları kalkmış, “LTB’nin kurtarılması için çalışan durdurulması gerekiyor” diyor…

Bizde aksini savununca, “popülist davranıyorsunuz” diye eleştiriyorlar…

Ne yapmalıyız yani?

LTB’yi batıranlara, soyanlara, yolsuzluk ile zarara sokanlara göz yumup, çalışana bedel ödetilmesini mi savunalım?

BES, kesinti yerine çalışan durdurulmasını savunmuş…

Yani bedel ödemek yerine, bedel ödetmeyi tercih etmiş…

İşler böyle yoluna konuyorsa, demek ki Denizler boşu boşuna mücadele vermişler…

“Vatanın bir kısmını bölüp satın” deyip işi bitirselerdi…

BES’in önünde ders alması gereken çok önemli bir örnek olduğu halde bu yolu seçmesi bence intihardır…

HAVA-SEN’de yüzde 15’lik kesintiyi kabul etmemişti ama daha sonra yüzde 35’lik kesintiye razı olmuştu.

Sonunda da hepsi ortada kalmıştı…

Ben kesinti yapılması doğrudur demiyorum ama madem bu işgal düzenine ses çıkartmıyorsun, o zaman sonuçlarına da katlanacaksın…

Tabi ki işe gelmeyenler ve ikinci iş yapanlar hemen durdurulsun…

Ama ilk önce onlara göz yumanlar yargılansın…

Özellikle BES yönetimi, ikinci iş yapanın durdurulmasını savunuyorsa, o zaman ikinci iş yapan çalışanların mekanında yeme içme yapmaması gerekiyor…

Ya da yönetimde ikinci iş yapan varsa aynı uygulama ona da uygulanmalısı için adım atmalıdırlar.

Birde Kadri Fellahoğlu, sosyal paylaşım ağında eleştiri yapan çalışanlar ile uğraşıp onları disipline sevk edeceğine, belediyeyi batarınlar ile uğraşmasını tavsiye ederim.

Toplum kendisinden çalışanlar ile uğraşmasını değil, kendi söylemlerinde de bulunan “mafya” ile uğraşmasını bekliyor.

Hatta en kısa zamanda bu mafyanın kimlerden ve ne amaçlı oluştuğunu da bizlere açıklarsa memnun kalırız…

Bazı yerlerden Ankara ismini çıkartmak güzel ama bazı şeyleri yapmak tabelalarda yazdığından daha da zordur…

 Bedel ödetmek kolay, önemli olan bedel ödeyecek kadar yüreğe sahip olmak…      

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.