1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Beklemeye değerse , beklemeli…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Beklemeye değerse , beklemeli…

A+A-

Sabah Ege sahilinde yürürken, bir gün önce gördüğüm bisikletli adamı gördüm.

Aynı yerde duruyordu.

Yanında bisikleti vardı.

Bisikletin üzerinde torba, torba içinde balık malzemeleri vardı.

Balık kamışı destekle kuma tutturulmuştu.

Misina denize sarkıtılmıştı.

Adamın başında kovboy şapkası, yüzünde balıkçılara yakışan birkaç günlük ağarmış sakal.

Tek eksiği dumanı tüten sigaraydı.

Sipgâyı Baflılar iyi tanırlar.

Balıkçıydı.

Hem babamın arkadaşıydı, hem de annemin akrabasıdır.

Gençliğinde babam gibi balığa çıkardı.

Fasariyalardan sonra denizi bırakmış, sadece satıcılığa başlamıştı.

Bandabuliya önüne gelir, “taze balık var” derdi.

Onun bir fotoğrafı vardı.

Kartpostal olarak tezgâhlarda görüyorduk.

Bir Baflı, Baf’ın simgesi diyerek gurur duyuyorduk.

O fotoğraf Baf limanında çekilmişti.

Elinde ağ, ağı tamir etmek için çuvaldız vardı.

Başına şapka yoktu.

Sakalı tam balıkçılara layıktı.

Ve ağzında Players sigarası…

Players sigaraları piyasada var mı bilmem.

Amerikan sigaraları onların da kökünü diğer bildiklerimiz, alışkanlıklarımız gibi kazımış olabilir.

İstanbul’a geldiğim ilk yıllarda, bilmediğim, görmediğim sigaralarla tanışmıştım.

Filtreli birkaç çeşit vardı.

Samsun, Maltepe ilk hatırladıklarım.

Çoğunluğu oluşturan ucuz, filtresizler arasında Deniz Gezmiş ve o dönem devrimcilerinin ağızlarından eksilmeyen Bafra, Birinci, İkince, Gelincik gibileri vardı.

İçerken ağıza tütün dolar, kokuları kötüydü.

Fakat ucuz oldukları için tercih edilirlerdi.

Sonra sokaklar, nereden geldikleri belli olmayan Amerikan sigaralarıyla dolmuştu.

Fiyatları beğenmediğimiz filtresiz, kokan, ağızda tütün bırakan sigaralardan ucuzaydı.

Sigara içenler, “alışık olduğumuz İngiliz sigaralarından kötü, Türk sigaralarına göre çok iyi” demişlerdi.

Zamanla Amerikan sigaraları piyasayı ele geçirmişti…

Herkes onları tercih ediyordu.

Ve şimdi günde bir paket sigara içen, maaşının dörtte birini Amerika’ya hibe etmektedir…

Konu konuyu açarken yolların çıkmaza girdiğini fark edemezsiniz.

Ya anında durup geri dönmelisiniz, ya da bilinmeze doğru sürüklenmelisiniz.

İyisi mi sigarayı, Amerika’yı bırakıp Ege sahilindeki sigarasız balıkçıya dönmek…

-Sizi dün de burada görmüştüm. Aynı pozisyonda duruyordunuz. Buradan çok mu balık çıkıyor?

-Yok, ama geçen hafta geldim, üç adet Çipura çektim, toplam bir kilodan fazlaydılar. Onun hatırına her gün gelirim ama deniz çok, balıklar her tarafı dolaşırlar… Ki bir daha gelmediler… Yine de beklerim.

Ne diyelim, beklemeye değerse beklenen, beklemeli.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.