1. YAZARLAR

  2. Şener Levent

  3. Beklenmeyen misafir
Şener Levent

Şener Levent

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Beklenmeyen misafir

A+A-

Akşamüstü geldi gazeteye...
Zili çaldı.
Atletik yapılı, bıyıklı ve düzgün taranmış bir gençti.
Kapıyı açan arkadaşımıza hemen orada bir itirafta
bulundu.
İstanbul'dan gelmiş...
Beni öldürmekle görevlendirmişler onu.
Arkadaşlar haber verdiler bana...
-Silahı yoksa bırakın gelsin, dedim...
Odama geldi.
El sıkıştık...
Kahve söyledik...
Karşıma oturdu...
Erzurumluymuş...
-Demek öldürmeye geldin beni, dedim. Kim yolladı
seni?
-Size itirafta bulunmaya geldim, ama sormayın bana
bunları, dedi...
-Peki neden vurmadın?
İzah etmeye başladı...
Yaklaşık iki haftadır adadaymış...
Araştırma yapmış hakkımda...
Her kesimden insanlarla konuşmuş...
Ve herkes iyi şeyler söylemiş benim için...
Bunları dinledikten sonra o da vazgeçmiş beni
vurmaktan...
Bir vicdanı varmış herkesin...
Onun da varmış...
İstanbul'da bu görevi kabul ederken henüz
bilmiyormuş kim olduğumu...
Nasıl bir adam olduğumu...
Buraya gelince öğrenmiş...
Tanıtanlar "Rumcu", "vatan haini" falan diye tanıtmışlar
beni ona...
Ülkücüymüş...
Ama Devlet Bahçeli'yi sevmediği için Erdoğan'ı
tutuyormuş...
-Seni vursam Türkiye'de kahraman olurdum, dedi...
Beni ve 'Afrika' gazetesini Türkiye'de bilmeyen
yokmuş...
Abdi ıpekçi'yi ve Papa'yı vuran Mehmet Ali Ağca'nın
yaşındaydı...
Ağca'nın gençliğini andırıyordu...
***
Neden bize gelip böyle bir itirafta bulunma ihtiyacı
duyduğu pek anlaşılmıyordu...
Bundan dolayı ıstanbul'a döndüğünde başının derde
girebileceğini biliyor, ancak bundan korkmadığını
söylüyordu...
Geçmişte de adam vurmuş...
Bir arkadaşı ile...
Kendisi dört yıl, arkadaşı da sekiz yıl hapse mahkûm
olmuş...
Kartal Cezaevi'nde yatmış üç yıl sekiz ay...
Babsı çok zengin bir insanmış...
Ama ipleri kopmuş onunla...
Kaybettiğine üzülen, kazandığına ise sevinen birisi
değilmiş babası...
***
Tabancayı ona kimin verdiğini sordum...
Söylemedi...
-Burada tabanca, silah çok, dedi...
Adaya silah sokmak hiç de zor değilmiş.
Bize gelmeden 1 saat kadar önce Türkiye'deki
bağlantılarıyla telefonda konuşmuş.
Bazıları,
-Vazgeç yapma, demişler ona...
O da,
-Neyse ben kafama göre hareket ederim, demiş...
15-20 yıl hapis yatmayı göze almış.
Beni vursa zaten kaçmayacakmış.
Polise teslim olacakmış...
***
Çok güçlü bağlantıları varmış çetenin...
Siyasi olarak da çok güçlüymüşler...
Poliste, hükümette ve yüksek makamlarda adamları
varmış...
Kapımızı daha önce kurşunlamış olan kişiyi
tanımıyormuş...
-Vurmaya karar versem, öyle kapıya mapıya sıkmam
ben, dedi...
Taekwondocuymuş...
Siyah kuşağı varmış...
-Ne zaman Türkiye'ye geri döneceksin, diye
sordum...
-Bu akşaam, dedi... Mümkünse sizin himayenizde...
Bizim himayemizde ne demek?
Biletini alırsak yani...
-Polise haber vereceğimizden hiç korkmadın mı bize
gelirken, dedim...
-Haber verebilirsiniz isterseniz, dedi, ama ben sizin
haber vermeyeceğinizi biliyorum...
-Nerden biliyorsun?
-Sizi tanıyorum çünkü, dedi, böyle bir şey
yapmayacağınızdan eminim... Ama haber verseniz de
benim için mesele yok...
Birlikte bir fotoğraf çektirmeyi teklif ettim...
Reddetmedi...
Çektirdik...
Saat 21.30 uçağı ile bir de bilet aldık ona...
Sonra çekip gitti...
Giderken bize de Ankara hükümeti ile diyalog ve iyi
ilişkiler içinde olmamızı tavsiye etmeyi ihmal etmedi...
Bundan sonraki olası bir suikastten ancak böyle
kurtulabilirmişiz...
***
Bu hikaye böyle işte...
Bir tetikçi geldi, kapımıza kurşun sıkıp gitti...
ıkinci tetikçi geldi, bize itirafta bulundu ve gitti...
Sıra üçüncüsünde mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.