1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ata Atun

  3. Belediye hizmetleri ve grev
Prof. Dr. Ata Atun

Prof. Dr. Ata Atun

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Belediye hizmetleri ve grev

A+A-

Her insan özgürdür ve bu özgürlüğün birde tanımı vardır.

Kısa bir tanımlamayla özgürlük “Başkalarının özgürlük haklarına tecavüz etmeden her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi ve yapması.”

Ama bir kısıtlama, bir koşul var bu tanımın içinde. Başkalarının özgürlüğüne tecavüz etmemek.

Haftalardır Lefkoşa’da Belediye çalışanlarının grevi sürmekte.

Nedenler tartışılır ancak Lefkoşa Belediyesi çalışanlarının aylıklarını almadıkları veya da bir başka neden için Lefkoşa halkını cezalandırması, sendikal hak dahi olsa bence doğru değil.

Sendika üyelerinin bu davranışı yukarıdaki “Özgürlük” tanımına gölge düşürüyor. Haklarını alma özgürlüğüne sahipler ama Lefkoşa halkını cezalandırma hakkına sahip değiller.

Yıllardır hiç aksatmadan her tür harcı ve ücreti ödeyen bu insanları en acımasız şekilde cezalandırmak bana insafsızlık gibi geliyor.

Eğer gerekçe aylıkların ödenememesiyse- ki bütün bilgiler bu doğrultuda- o vakit sendikanın yıllardır grev baskısı ile dayattığı maaşları gözden geçirmek gerekmektedir.

Eğer gazetelerin yazdığı gibi en basit bir düz işçinin maaşı net 5 bin TL ise ve de buna 13. Maaş, ev katkısı, 1 Mayıs primi, bayram harçlıkları gibi primler eklenip maaşlar yıllık 15 maaşa ve daha da yukarı çıkıyor, çıkan bu meblağ ödenemiyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir.

Vatandaşların ödeme gücünden çok yükseğe çıkmış olan maaşların gün gelip aynen KTHY gibi Lefkoşa Belediye’sini de batıracağı kaçınılmaz bir son olarak gözükmekte.

KTHY’nin de asıl batış nedeni yüksek maaşlardı. Sandviç yapan personel ayda 7 bin 500 TL ve yılda 15 maaş alıyor, yerleri süpüren ve moplayan şişman kişiler ayda 5 bin liradan, yılda 15 maaş alıyor idiyseler,  havaalanında çalışan yer ve ofis personeline gürültü, rüzgar ve güneş primi gibi havadan sudan primler verilip maaşlar şişiriliyor idiyse zaten daha yıllar önce -sendikanın aç gözlülüğü de eklenince- KTHY batmaya mahkum edilmiş demekti. Rekabet başlar başlamaz da sonu geldi zaten milli hava yolumuzun. Zavallı KTHY yapay/ şişirilmiş maaşları kaldıramadı ve battı. Sorumlu ise başta siyasiler olmak üzere- sendikanın dışında- herkes oldu.

Gelelim LTB’ye… Eğer devlet Lefkoşa Belediyesine parasal katkı yapıp çalışanların maaşını ödeyecekse bunda da bir yanlışlık var demektir.

Niçin Mağusa’da, Girne’de, İskele’de veya Güzelyurt’ta yaşayan bir vatandaşın verdiği vergiler hizmet almadığı halde Lefkoşa Belediyesi çalışanların cebine gitsin? Dolayısıyla böyle yapıldığı takdirde büyük bir haksızlık ortaya çıkacak.

Artık Sendikalarla ilgili yasanın tekrar gözeden geçirilmesinin zamanı gelmiştir.

Devlet daha önceki ismi “Grev ve Lokavt Yasası” olan sonra da 1987 yılında “Grev ve Referandum Yasası “olarak değiştirilen yasayı ele almalı ve güncelleştirmelidir.

 Bu yasa içinde “Tekel” konumunda olan işletmelerin halka karşı grev yapamayacağı yer almalı, sendikaların talep edecekleri maaşlara da “Asgari Ücret” bazında bir tavan getirilmeli ve hiçbir müeyyidesi olmayan grevlere de bir yaptırım konmalıdır.

Grev yapanlara karşı halkın haklarını koruyacak maddelere de yer verilmeli bu yeni yasada. Vatandaşın grev yapanlara karşı, gerekli olan harç ve vergileri ödememe gibi bu tür işletmelere karşı grev yapma hakkı da olmalı. Çünkü çalışanların hak almak için vatandaşı cezalandırma hakkı varsa, vatandaşına da aynı haklara sahip olması gerekmektedir.

Tek yanlı haklar, adil olmadığı gibi, toplumumuza onarılması güç zararlar veriyor. Dolayısıyla LTB konusu makul, çok yönlü ve örnek bir yasanın yapılmasına vesile olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.