1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. "Ben" Devrimci Bertot Brecht
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Ben" Devrimci Bertot Brecht

A+A-

14 Eylül 2012 akşamı Lefkoşa Tiyatro Festivali’nin 4. Oyunu olan Ben Bertolt Brecht’i izledim.İzlemedim aslında yaşadım.

Coştum. Ve hiç bu kadar coşkun bir tiyatro seyircisi de görmemiştim yıllardır.Alkışlar sel oldu derler ya, yetersiz kaldı Genco Erkal ve Tülay Günal’a.

Aydınlanmamızın ve geleceğe sağlıklı bir toplum olarak taşınabilmemizin ilaçlarından olan tiyatronun muhteşem etkisine bir kez daha şahit oldum bizzat yaşayarak.

Bertolt Brecht, benim toplumumun ihtiyaçlarını bizi yönetenlerden daha iyi biliyormuş, tercüman oldu duygularımız, düşüncelerimize, korkularımıza ve umutlarımıza…

Tepede oturup bizi birer oyuncakmışız gibiizleyen, kumandalarımızı elinde tuttuğunu zannedenlerin, sahnede düştükleri halleri izledik. Kumanda bizdeydi ya, alkışımızla veya tepkimizle idare edebiliyorduk ya onları;

Üzerlerine atlayıp saf dışı bırakasımız geldi ya zaman zaman;

Ya da oturup kendi kendine rezil oluşlarını keyifle izledik ya…

İşte yönetime halk olarak talip oluşumuzu da hayal ettim aynı zamanda.

Anlayacağınız dostlar, oyundan çıkıp gerçek yaşama döndüğümde devrimi yapmaya hazırdım!

Şimdi gidip haksızlığa, gaddarlığa, sömürüye, savaşa, ayrımcılığa çanak tutanları makamlarından indirebilirdim.

Halkın yönetimi ele geçirmesi için harekete geçebilirdim.

Aradan neredeyse 3 gün geçti.

Duygularım ve düşüncelerim hala oyunda. Hala sahnedekileri süzüyor, üzülüyorum.

Bize yapılmaya çalışanlara boyun eğmediğim için mutluyum elbette… Fakat üzüntüm boyun eğenler adına…

Sonunda hep halkın kazandığını unutuyor ya zavallılar!

***

Yönetme yetkisinin kaynağı halktır.

Her seferinde halk kazanmıştır.

Yönetenlerin en yüzsüzleştiği anlarda vurucu darbeyi halk gerçekleştirmiştir.

Giden, gönderilen, sonsuza kadar tarihe gömülen onlarca yöneten vardır tarihte.

Halk hep yönetimi ele geçirmeyi başarmıştır.

Hiçbir zorbalık, hiçbir dalavere, hiçbir hırs, sonsuza kadar yönetici bırakmamıştır yönetenleri.

Elbette farkındayız: Yönetme yetkisinin kaynağı zorlamadır. İlkel toplumlarda şefin güç, zorlama ve iradesi, daha orta dönemlerde feodal beylerin,  hükümdarların, kralların güç zorlama ve iradeleri, son dönemlerde de de demokrasi örtüsü altına sığınarak halkın seçimiyle başa geçtiğini iddia edenlerin güç, zorlama ve iradeleri…

Ancak hiçbir zamanda ve hiçbir yerde kaba güç ve zorlama, yönetenlerin yetkilerini kalıcılaştıramamıştır. Torpil, yalan, ikna gibi çalışmalar buradan sonra ortaya çıkmıştır.

Yönetenler, idareyi kaybetme korkusunu düştükçe çirkinleşir ve yöneten olarak kalmak uğruna her türlü rezilliği göze alırlar.

Toplumun nüfusunu artırmak da oyunlardan biridir.

Ekonomik sınıflar arası farkın açılmasına katkı koymak, farklı kültürel çevrelere mensup bireylerin toplumda var olması yönetenlerin oyunundan başka bir şey değildir.

Açın gözünüzü: Çünkü büyüyen ve çeşitlenen kitlenin yapısı yalanların daha etkili olmasını sağlıyor. Halkın birlik ve bütünlükten uzaklaşması sayesinde yöneten daha uzun yönetebiliyor… Yöneten küçük küçük paylar dağıtıyor gücünü bâki kılmak için. Alt yöneticiler, daha alt yöneticiler, daha daha altları çıkıyor ortaya. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemiyorlar anlayacağınız.

Yöneteninteşkilatlanması genişlik ve derinlik kazanıyor bu sayede. Alt alta, yan yana, iç içe menfaat grupları oluşuyor. Gerçeklerin gizlenmesi kolaylaşıyor. İnsanlar daha kolay kandırılıyor.

Toplum saf dışı bırakılıyor anlayacağınız.

İnsanların saf dışı bırakılması, eline büyük güç geçen yöneticilerin kendi tutku ve hırslarını gerçekleştirmeye koyulmalarına zemin hazırlıyor. İstismar başlıyor.

Fark ediyorlar ki, geniş halk kitleleri ufak ufak soyularak büyük servetler oluşturulabilir. Yönetenler ve onların yönetimine katkı koyan daha alttakiler kademeleriyle doğru orantılı olarak  katılıyor bu istismara ve soyguna.

İşte bu nedenle Ulusal Birlik Partisi Girne İlçe Başkanı Necdet Numan’ın geçtiğimiz Cumartesi tarif ettiğini çok iyi süzmek lazım:  gibi: Niye hep değiştirmek istiyoruz yönetimi diye sordu Numan. Bakın Türkiye’de 2003’ten beri aynı parti iktidarda. İstikrar ve uzun dönemli planlar yapıyorlar dedi. Siz de bizi değiştirmeyin demek istedi aslında. Biz de kalıcılaşalım. Yönetmeye, yemeye, parsellemeye devam edelim…dedi.

***

Ben Bertolt Brecht değilim belki ama, görüyorum, duyuyorum, yaşıyorum, yazıyorum.

Halkın gazabına uğramak her zaman korkunçtur.! Uyarıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.