Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Ben gideceğim

A+A-

Türkiye Hükümetinin beceriksiz dış politikası yüzünden, Türkiye ve Türk insanı Ortadoğu’da fink atan terör örgütlerinin adeta hedef tahtası haline gelmiştir. Çirkin ve gaddar Amerikalı’nın yarattığı, besleyip büyüttüğü terör örgütleri, maalesef mazlum ulusların insanlarını öldürmektedirler. Paris dışında, gaddar ve yıllarca kendilerine sömürge olarak kan kusturmuş zalim ülkelerde bombalar patlatılamamıştır. “Rüzgâr eken fırtına biçer” diye bir özdeyişimiz vardır. Maalesef bu özdeyiş, rüzgâr ekenlerin değil, Afrika’dan Ortadoğu ve Afganistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bulunan Müslüman ülkelerde fırtınaya dönüşmüştür. Bile bile lâdes olan bu örgütler, mezhep ayrılıklarını öne çıkararak bir birlerini emperyalistlerin sattığı silahlara öldürmekte, bu geniş coğrafyada bulunan doğal kaynakların emperyalistlerce sömürülmesi için yeni zeminler ve uydu ülkeler yaratmaktadırlar. Yukarıda da yazdım. Türkiye’yi yöneten ve sanki bir metahmış gibi Osmanlı hayali kuran aymazlar sayesinde, Türkiye de bu bataklığa sürüklenmekte ve terör örgütlerinin hedefi haline gelmektedir. Başta Amerika olmak üzere, bölgede ileride kendilerine ayakbağı olabilecek tek ülke olan Türkiye’yi hem ekonomik bakımdan çökertmak, hem de fiziki olarak parçalamak için tüm emperyalist ülkeler terör örgütleri ile işbirliği içerisindedirler. 1990 ve 2003 yıllarındaki Irak savaşlarında, sivil TC Hükümetlerinin isteğine rağmen, Türk Silahlı Kuvvetlerinin direnişi sayesinde Türkiye’yi Irak bataklığına sokamayan ABD,  yerli işbirlikçi sözde liboş solcular sayesinde AKP’ye TSK’nın defterini dürdürdükten sonra, Türkiye’yi Libya’da da, Suriye’de de komşularımıza karşı kendi pis emelleri için kendi yanında taraf yaptı. AKP’nin, bilhassa Erdoğan ve Davutoğlu’nun yanlış politikalarının bedelini bugün Türk insanı canı, malı ve ekonomisi ile ödemektedir. Terör örgütlerinin de esas amacı budur. Türk halkına diz çöktürmektir. Ölen Türkiye insanları, Erdoğan için sadece birer rakamdırlar.

                                                  ***

Kıbrıs sorunu 1 Nisan, 1955’te EOKA’nın patlayan ilk bombası ile Türkiye Halkının gündemine girdikten sonra, Edirne’den Van’a kadar, tüm Anadolu insanı Kıbrıs Türkünün yanında oldu. O zaman tek dinleyebildiğimiz kısa dalga yayın yapan cızırtılı Ankara Radyosu’ndan her gün Anadolu’nun bir yerinde yapılan Kıbrıs Mitingleri ile Kıbrıs’ta direnme gücümüz artıyordu. Bizim direnişimiz ve Türkiye’nin her türlü desteği ile Enosis gerçekleşmedi ve Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Enosis rüyası bitmeyen Rumlar yüzünden Kıbrıs Cumhuriyeti kısa ömürlü oldu. Rumların Kıbrıs Türküne karşı kanlı saldırılarında Kıbrıs Türkü yanında yine Anadolu insanını buldu. Yaralılarımız için bize kanlarını gönderdiler. Türkiye Kızılay’ı bize her türlü yardımı yaptı. Lefkoşa’da kurulan Kızılay Hastahanesinde de, yıllarca yaralı ve hastalarımıza doktor ve hemşireleri ile şifa dağıttılar. Yaptıkları gıda yardımları ile mücahit aileleriyle göçmen aileleri yıllar4ca aldıkları raşonlar sayesinde ayakta kalabildiler. Herkesin dayanışma gösterip ayda 30 lira aldıkları o otuz liraları da bize Türkiye yolluyordu. Türkiye’nin altmışlı yılların başındaki ihracatı sadece 400 milyon dolardı. İşte o 400 yüz milyon dolardan bize gönderdiği yıllık 11 milyon dolarla, aylıkçılara o 30 liralar ve Mücahit aylıkları ödeniyordu. Bugün terör saldırıları ve AKP’nin yanlış iç ve dış politikaları yüzünden Türkiye ekonomisi ve Türkiye insanı zordadır. Bugün Kıbrıs Türkü Türkiye insanı ile dayanışma göstermelidir. 1964’ün o karanlık günlerinde, Türkiye bizi Rum soykırımından kurtarmak için müdahale etmek istediği zaman, Yunanistan ile savaşı göze almıştı. Dünyada soğuk savaşın o en zor günlerinde Sovyetler Birliği Başkanı Nikita Kruşçev’in tehditleri ile karşı karşıyaydı. Ama o günlerde bir tek Türkiye insanı çıkıp da 30 milyonu 100 bin için tehlikeye atmayın demedi. Bilâkis çirkin Amerikalı’nın tehditlerine rağmen “Adaya yüzerek çıkarız” dediler. Bugün ben de Türkiye gideceğim diyorum. 28 Mart’a İstanbul biletimi aldım. Tiroyitlerimi Kıbrıslı doktor Prof. Çetin’e kontrol ettirmek için kızımla İstanbul’da olacağım. Havaş otobüsünden indikten sonra ilk durağım Taksim Meydanı olacak. İstiklâl Caddesinde de her zaman yaptığım gibi alış verişimi yapıp, soluklanmak için, kafelerinde oturacağım. Dövizin yükselmesi nedeni ile iki yıldır yurt dışı tatili yapamadım. Bu yıl mutlaka, ama mutlaka borçlanarak dahi olsa tatilimi Antalya Otlellerinde yapacağım. Gün çok borçlu olduğumuz Anadolu insanı ile dayanışma günüdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.