1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ben Seni Bıraktım Ey Şehrim Suçluyum
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ben Seni Bıraktım Ey Şehrim Suçluyum

A+A-

Toplumlar da bireyler gibidir.

Ferdi davranırlar.

Bir davranış biçimidir bu.

Çoğunluk nereye doğruysa, azınlığın da o yönedir, istikameti.

Sürü değiller ama birlikten de ayrılmazlar…

Sadece istisnalar vardır aralarında…

Onlar aykırıdırlar.

Onlar genelde hem toplulukla beraberler, hem de kişisellikleri biraz daha öndedir.

İşte bunlara geneli marjinal der.

Ya dışlarlar onları yada lider seçerler günü geldiğinde.

Ne marjinallere kafayı taktım ısınan bu Akdeniz günlerinde…

Ne de sürü içindeymiş gibi düşünmeden kalabalığın rüzgarına kapılıp savrulanlara.

Benim sıkıntım terk edilenler ve terk etmek zorunda olanlar.

Balık ve konyacık…

Bira ve leblebi…

Ne alaka dersiniz balıkla Baf’ın..

Veya leblebi ile biranın …

Tam bir gafgallaydı Vikla.

Sancaktarlardan birisi damdan düşer gibi gelip Vikla’nın adını Çamlıca koymaya kalkmış itiraz edip uymayanlara  ceza demişti…

Kimse tınmadı bile.

Vikla hala Vikla.

İşte o Vikla’daydı gençlerin akşamüzerleri toplanma yerleri.

Güneşin batışı oradan güzel.

Çünkü en batısıdır Kıbrıs’ın.

Gözler enginlere baktıklarında bilirler ki ileride önlerini kesecek ne bir dağ ne de bir ülke var.

Güneş battı mı sonsuzluğa kadar batar ve gözler kızıllığın her türlüsünü yaşar orada.

Siz güneşin en güzel battığı Kasaba’nın en güzel yerinde oturup kızıllığa bakarak tabağınızda birkaç leblebi ile birkaç Keo birası içtiniz mi?

İçip de sevdiğiniz her ne varsa düşündünüz mü?

Ancak Baflılar bilir bu duyguyu…

Bir de deniz kıyısında yani aynı Kasaba’nın limanında meyhanede oturup yeni çıkmış Sorgocukları Konyacıkla içmek var…

Hiç bitmeyecek sandığınız nice güzellikleri bir daha dönmemek üzere gittiklerinde hem ararsınız hem de unutmaya çalışırsınız üzülmemek adına.

Ne unutulurlar ne de aramaktan vazgeçersiniz.

 Biz Baf’ı terk ettik.

Baf sevdamızdı.

Bilmezdik koynundayken.

Güzellikleri bırakıp kaçtık kaosa ve bilinmezlere…

terk edilen bir sevgiliden farksızdı vuruşu.

Bir aşk gibi sarstı ve biz terk etmekten ötürü suçluyuz çekiyoruz hasreti.

Çoğumuzun aklı hala oradaysa istemeden olan ayrılık yüzündendir bu.

Ve ayrılık denildiğinde, tın sesi ile geleceğe tokuşturulan bir bardak şarabın ertesinde yaşanan zorunlu ayrılıklar gelir.

Sevgili terk etmişse eğer daha da yakar içinizi sevdanız.

Çünkü sizi gidemezsiniz terk edene.

O belki de Baf’ı terk eden bizler gibi hasretle beklese de hiçbir zaman gel diyemeyeceğinden daha da yanacaktır kalbi.

Ve biz…

Zorunlu da olsa sevdamız Baf’ı terk etmekten suçlu bizler…

Bir gün dönmek adına yanıp tutuşurken şimdilik gidemesek de Baf’ın sevdayla bizi beklediğinden eminiz.

Ama terk eden sevgili…

İki farklı olay gibi olsa da en sevilenlerden kopmak, acıtır bedeni.

Birinde terk edensiniz dönmek isteseniz de dönemezsiniz kor…

Diğerinde terk edilensiniz, gidenin ardından bakmak kalır size boynu bükük..

Dönmek isteseniz de dönecek limanı bulamazsınız boşunadır bu arzu.

Şairin şiirinde vurgu yaptığı gibi hem gerçek saptamayı yerinde yapabilmeli hem de sonuçta bağışlamayı bilmeli insan;
 

Ben seni bıraktım

Ey şehrim,

Suçluyum,

Beni istemesen de

Haklısın.

 

Sen beni bıraktın

Ey sevgili,

Suçlusun,

Seni istemesem de

Haklıyım.

 
Gel

İkimiz de

Bu hakkı kullanmayalım…


                                            Şiir: A.A.Albayrak

Günün Karikatürü


1.20110923081417.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.