1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. BENİM İNSANIM!
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BENİM İNSANIM!

A+A-

Henüz daha 4 ay öncesiydi…

UBP 30 milletvekili ile hükümette ve bu hükümetin başında da İrsen Küçük bulunuyordu…

Türkiye’den adanın kuzeyine gelen her AKP yetkili sadece İrsen Bey’e ziyaret gerçekleştiriyor ve destek mesajlarını verip, ülkelerine geri dönüyorlardı…

Geriye kalan günlerde ise, bu “destek” görevini AKP’nin buradaki kiralık “kanişleri” sürdürüyordu…

Yani her şey tam istedikleri gibi gidiyordu…

Devletin tüm olanakları ellerinin altındaydı ve kendileri için satın alınmış gazete köşelerinden “çirkeflik” yapıyorlardı…

Şimdi devletin tüm olanakları ellerinin altında değil ama kendileri için satın alınan gazete köşelerinde “çirkeflik” yapmaya devam ediyorlar…

Hani bu tür “kanişleri” çok dikkate alan bir kesim yok ama yine de “çirkef” çirkeftir ve bir kere üstünüze bulaşırsa temizlemesi çok zor olur…

Aslında İrsen Bey’in başına gelen tam da buydu…

Kendisine yardımcı olmaları için görevlendirilen “kanişler” onu yükseltmek yerine, direk “çirkefe” bulaştırdılar…

Önce maaşını sordular, “7 buçuk 8” diye anılmasına sebep oldular…

Daha sonra, “saçları boyat” dediler ve kendisini alay konusu haline getirdiler…

Düşününüz, İrsen Bey yeni saç modeli ile TC basınına ve oradaki bazı yazarların kalemine konu oldu…

Onunla dalga geçtiler ve resmen aşağıladılar…

İşte emrine verilen “kanişlerin” onu soktukları durum bu…

Şimdi bu “kanişlerin” yeni görevi “CTP-UBP” koalisyonunu sağlamak…

Bunun içinde bu ortaklığa kim karşı duruyorsa, bu “kanişler” tarafından “TC düşmanı” olarak lanse ediliyorlar…

Halkın iradesini sallamayacak kadar haddini bilmez olan bu “kanişler”, Kıbrıs Türk Toplumun şuan ki lideri olan Eroğlu’na da, bu gazete köşelerinden hakaretler ediyorlar…

Peki, bu ülke insanın kültürünü benimsemeyen ve AKP’nin benimsediği rejimin buraya dayatılması için çalışan bu “kanişler” bizleri susturabilirler mi?

28 Temmuz gecesi sandıktan çıkan sonuçlar, “hayır, susturamazlar” diyor…

Ve ben inanıyorum ki, her geçen gün bu tepkinin üstüne biraz daha eklenerek bu tür kişilerin aramızda barınamaması sağlanacaktır…

Çünkü bunların bir diğer özelliği “kene” gibi üstünüze yapışması ve siz dur diyene kadar kanınızı emmesidir…

Bu kişiler şuan Kıbrıslı Türklerin üzerine “kene” gibi yapışmış durumdadırlar…

Bizim kanımızı emerek besleniyorlar ama kansızlık yapıp bizlere hakaret ediyorlar…

Tüm bunları gerçekten çok üzülerek yazıyorum…

Çünkü bu kişiliksiz insanlar ne yazık ki bizim bazı kişiliği zayıf olan insanlarımızı da etkiliyorlar ve kendilerine benzetiyorlar…

Bu bana büyük bir acı ve üzüntü veriyor…

Kendi kendime, “bir Kıbrıslı bu kadar “zayıf” olmamalıdır” diyorum…

Hele de bu kadar şey görüp de, bu kadar ihanete uğramış bir toplumun içinden çıkan insanlar daha “güçlü” olmalıdırlar diye düşünüyorum…

Yukarıda yazdığım gibi, bu kişilerin bizler gibi olmamasına kızmıyorum…

Sadece acıyıp, düştükleri bu durum yüzünden üzüntü yaşıyorum…

Evet, Eroğlu geçmişten ta günümüze kadar çok büyük yanlışlar yapmıştır…

Her UBP’li gibi kendi çevresine menfaatler sağlamıştır…

Ancak onu sorgulamak ve yargılamak yabancı insanlara değil bizlere düşer…

İster Rum olsun, İster Türkiyeli, isterse de başka ülkeli…

Kimsenin benim ülkeme gelip, benim insanıma dil uzatmaya hakkı ve haddi olmamalıdır…

Talat’ı da, Eroğlu’nu da, Küçük’ü de, Denktaş’ı da…

Öveceksem ben öveceğim, “döveceksem” de ben “döveceğim”…

Ama başkasına ezdirmeyeceğim…

Ve her kim, bizlere dil uzatan bu yabancılara karşı dik duruş sergilerse, “sadece bu yolda” onunla yürüyeceğim…

İşte benim görüşüm bu kadar basit ve öz…

                

  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.