1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Berberdeki kabak gücenirse!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Berberdeki kabak gücenirse!

A+A-

Bizim buralarda da berberler var.

Berberdeki sırasını kaptıran kabaklar var!

Daha kabadayı olduğu için tıraşını yarıda kestirip, koltuğa yerleşiverenler var!

Gücenen kabaklar henüz az! Bakalım gücendiklerinde neler olacak?

***

Vaktiyle bir derviş, nefis terbiyesinin çeşitli merhalelerinden geçtikten sonra, bağlı olduğu tarikatın büyüğü tarafından bir berbere gönderilir. Dervişten saçını dibinden kazıtması, sakal ve bıyığını ise alabildiğine kısaltması istenmiştir. Tereddütsüz bir şekilde berber koltuğuna oturan derviş:

“-Vur usturayı berber efendi!” der.

Berber, dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:

“-Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!” diye kükrer.

Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Ses çıkarmaz, biraz çaresiz, biraz mütevekkil usulca kalkar yerinden.

Berber, bu gariban müşterisine karşı mahcup olmakla beraber kabadayının pervasızlığından da korkmuştur. Ses çıkaramaz.

Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar. Fakat küstah kabadayı, tıraş esnasında da boş durmaz; sürekli aşağılar dervişi, alay eder:

“-Kabak aşağı, kabak yukarı!”

Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası, yokuştan aşağı hızla kabadayının üzerine doğru gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir, kabadayının karnına batıverir. Kaşla göz arasında babayiğit kabadayı oracığa yığılır kalır. Ölmüştür. Herkes bir anda olup biten bu olayın hayret ve şaşkınlığı içindedir. Berber de şok olmuştur; bir manzaraya, bir dervişe bakar ve gayr-i ihtiyarî sorar:

“-Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?”

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

“-Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helâl etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir de sahibi var. O gücenmiş olmalı!

***

Bizim kabağın sahibi var mı yok mu diye düşündükten sonra söz söylemek, yazı yazmak lazım galiba...

Çünkü kafamıza şaplak atanlar, oturduğumuz yerlerden bizi kaldırmaya uğraşanlar, hak ettiklerimizi görmezden gelenler, haklarımızı gasp etmek, bizleri mağdur etmek için kendilerinde sonsuz hak görenler var.

Kırılıp inciniyor; kızıyor öfkeleniyoruz. Ne yazık ki aşık atacak dermanımız da gücümüz de yok! Anlayacağınız balı tutanlar biz olmadığımızdan parmağımızı yalayamıyoruz vesselam. Muhtaç ve çaresiz konumlarda kalıyoruz çoğunlukla…

Ya sesimizi çıkaramıyoruz, ya da kendi kendimize köşelerde, bucaklarda, kader birliği içinde olduğumuz arkadaşlarımızla dertleşerek deşarj olmaya çalışıyoruz.

Oysa, gelin görün ki bizim kabakların da birer sahipleri var!

Şimdiye dek kabaklar olarak pek çok şeye dayanmış, kızmamış, içerlememiş veya durumu idare etmiş olabiliriz.

Gücenmeye başladığımızda kopacak ipler kopacak?

Hiç kimse için sivri bir demirin veya bir kazığın gazabına uğramasını dilemem elbette.

Biliyoruz ki gün gelir devran döner.

Biliyoruz ki bizler berberdeki koltuğumuza gene oturur, işimizi yine görür, berberin hakkını da veririz. Ya onlar?

Başkalarının haklarını eze eze, başkalarının enselerine sırtlarına bine bine, haksızlıkla, adaletsizlikle bir yerlere geldikten sonra, tırmandıkları sırtları, enseleri bulamayacaklar. Bulamadıkları için temkinli bir biçimde tırmandıkları yolu tepe taklak inmek zorunda kalabilirler.

O zaman yolda sivri demirlere, can yakan kazıklara rastlayabilirler.

Oysa, berberde sırasını beklese, kimsenin ahını almasa, vakitli ve haklı bir biçimde koltuğa oturup traşını olsa, ne kabak gücebecek ne de hiç kimsenin gözü önünde at arabasının sivri kazığına takılmayacaktı. 

Değil mi ama?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.