1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Besim: “Sağlıktaki en büyük sorunlar…”
Besim: “Sağlıktaki en büyük sorunlar…”

Besim: “Sağlıktaki en büyük sorunlar…”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, 59’uncu kuruluş yıldönümünü kutluyor.

A+A-

860 civarına üyesi olan, hem halk sağlığı hem de toplumsal konularla ilgili faaliyet sürdüren Tabipler Birliği kuruluş yıldönümü kapsamında bu sabah Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Filiz Besim, basın toplantısında bir sunum yaptı.

Sağlıktaki sorunlar, öneriler gibi konuların yanı sıra Besim, sunumunda KKTC’deki kamu ve özel hastanelerdeki yatak sayısı, ülkedeki doktor, hemşire ve diş hekimi sayısı, bunun diğer ülkelere göre oranı, 2013’de KKTC’deki toplam sağlık harcaması, bunun Güney Kıbrıs ile karşılaştırılması, vatandaşların 2013’te kendi cebinden yaptığı sağlık harcamaları konularında bilgi verdi.

“EN BÜYÜK BAŞARISIZLIĞIMIZ…”

Filiz Besim, basın toplantısındaki konuşmasında, “En büyük başarısızlığımız 1978’den beri süren sağlıktaki sistemsizliğe çare bulamamaktır” dedi.

Son yıllarda toplumsal bir kaos yaşandığını, bunun sağlığı da vurduğunu kaydeden Besim, “Hastalar hastanelerde perişan, hekimler kaosun, gelecek kaygısının ve verimsizliğin girdabında. Hekimler hastane koridorlarında değil, miting meydanlarında, gazete manşetlerinde ve mahkeme koridorlarında” ifadesine yer verdi.

“SİYASET KURUMU ÇÖKTÜ”

“Devlet olamamanın ve kurumsallaşamamanın bedelini hastalar ödüyor” diyen Besim, siyaset kurumunun çöktüğünü söyledi.

Besim, “Ulusal sağlık sistemi kurulmasında en önemli etken siyasi iradedir. Çökmüş olan siyaset kurumumuzdan böyle bir iradeyi beklemek ne kadar doğru, bilemiyoruz” ifadesine yer verdi.

Sağlıktaki taleplerini anımsatan Besim, bunları “güçlü kamu sağlık hizmetleri, kaliteli, denetlenebilir, güvenilir özel sağlık hizmetleri, hasta haklarının merkezde olduğu bir sağlık sistemi” şeklinde sıraladı.

“SAĞLIKTAKİ EN BÜYÜK SORUNLAR….”

Sağlıktaki en büyük sorunu, “denetimsizlik, organizasyonsuzluk, disiplinsizlik ve yasasızlık” olarak gösteren Besim, Onkoloji, Hematoloji, Acil Servis, Yoğun Bakım, Nefroloji, Adli Tıp, Barış, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve Radyoloji gibi alanlardaki sorunları aktardı.

Onkoloji hastanesi yapıldığını ancak burada kimlerin ne şekilde çalışacağının belli olmadığını dile getiren Besim, “Kamu hastanelerinde diş doktoru da kalmıyor” dedi.

“1’İNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİ PERİŞAN DURUMDA”

“Koruyucu hekimlik sağlık sistemimizin öncelikleri arasında değil” şeklinde konuşan Besim, “1’inci basamak sağlık hizmetleri perişan, hantal ve atıl durumda. Kanserle Savaş Birimi, Alkol ve Uyuşturucuyla Mücadele Merkezi (AMATEM), acil hizmetler biriminin olmaması, reçetesiz ilaç satışı en büyük sorunlar arasında” şeklinde konuştu.

“DEDEDEN KALMA YÖNTEMLERLE…”

Çevre kirliliği nedeniyle oluşan sağlık sorunlarına da dikkat çeken Birlik Başkanı Besim, “Zehir saçan elektrik santrallerimiz, sağlıksız taş ocaklarımız, sağlıksız limanlarımız, denetimsiz baz istasyonlarımız, CMC atıklarımız, pestisitli gıdalarımız, sağlıksız sahillerimiz ve çöplerimiz var” dedi.

Gıda Güvenliği Yasası’nın geçtiğini ancak Meclisteki komitelerin çalıştırılmadığını kaydeden Besim, “Dededen kalma yöntemlerle gıda güvenliği sağlanmaya çalışılıyor” dedi.

“YURT DIŞINDAKİ HEKİMLERDEN HİZMET ALIMI GÜNDEMDE… SAĞLIKTA TAŞERONLAŞMAYA İZİN VERMEYECEĞİZ.”

Yurt dışındaki hekimlerden hizmet alımının gündeme getirildiğini de söyleyen Besim şunları ekledi:

“Neden hekim sıkıntısı yaşandığını irdelemek, sorunu çözmek yerine Türkiye’den hekim getirmekten söz ediyorlar. Acil servisler sorunlu, şartları da maaşları da kötü.

Açılan 8 kişilik acil kadrosuna 5 kişi bile başvurmadı. Başvuranların bazıları da bırakıp gitti. Şimdi acil doktorlarının Türkiye’den getirilmesi isteniyor. Sorduk, ‘aynı maaşla mı çalıştıracaksınız?’ ‘Hayır’ dediler.

Fon Yasası’nı değiştirip bu hekimlere ayda 15 bin TL vereceklermiş. Burada çalışan hekimlere 3 bin 800 TL veriyorlar. Böyle bir ortamda iş barışı nasıl sağlanabilir?

Yurtdışında çalışan onkologlarımız da var. Sadece onlar da değil, birçok hekimimiz bu şartlardan dolayı kendi ülkesinde hizmet vermek istemiyor. Şu an yoğun bakım için 15 bin TL maaşla 2 anestezi uzmanının Türkiye’den getirilmesi gündemde. Biz buna karşıyız. Sağlıkta taşeronlaşmaya izin vermeyeceğiz.”

1449668137-001.jpg

“REÇETESİZ ANTİBİYOTİK ALIMI…HÜKÜMET PROGRAMININ TAKİPÇİSİYİZ”

Konuşmasında reçetesiz ilaç alımını da değerlendiren Besim, hükümet programında antibiyotiklerin ve riskli ilaçların reçetesiz satışının engelleneceğine dair bir karar olduğundan söz ederek, “Bu konunun takipçisi olacağız” dedi.

KKTC’de denetimsiz, disiplinsiz üniversiteler, tıp fakülteleri, diş hekimliği fakülteleri ve diğer paramedikal sağlık fakülteleri olduğundan da söz eden Besim, YÖDAK’ın ivedi olarak masaya yatırılması gerektiğini söyledi.

Besim, “Eğitim planlaması şart. Ciddi bir işsizlikle karşı karşıyayız” dedi.

BESİM’DEN SAĞLIKLA İLGİLİ VERİLER

Basın toplantısında Kuzey Kıbrıs’taki kamu ve özel hastanelerindeki toplam yatak sayısının bin 677 olduğunu, ülkede her bin kişiye düşen yatak sayısının 5.86 olduğunu da belirten Besim, “Bu sayı dünya standartlarının üzerinde” dedi.

“KAMUDA ÇALIŞAN HEKİMLERİN YÜZDE 66’SI ÖZELDE DE ÇALIŞIYOR”

Kamuda çalışan hekim sayısının 276 olduğunu da dile getiren Besim, “Kamuda çalışan hekimlerin yüzde 66’sı özelde de çalışıyor” ifadesine yer verdi.

KKTC’de aktif çalışan asli ve geçici doktor sayısının yaklaşık 604 olduğunu kaydeden Besim, “KKTC’de bin kişiye düşen aktif doktor sayısı 2.11, Türkiye’de, 1,7. AB ortalaması ise 3,4” dedi.

“2014 VERİLERİNE GÖRE ÜLKEDE BİN HEMŞİRE VAR”

2014’teki verilere göre ülkede toplam bin 10 hemşire bulunduğunu, bunların 722’sinin kamuda çalıştığını belirten Filiz Besim, bin kişiye düşen hemşire sayısının 3.53 olduğunu açıkladı, bu sayının 1995’te 1.36 olduğunu anımsattı.

Besim, KKTC’de her bin kişiye düşen diş hekimi sayısının 0.68 olduğunu söyledi, bu oranın Türkiye’de 0.29 AB’de.60 olduğunu söyledi.

“SAĞLIK HARCAMALARI NE DURUMDA?” 

KKTC’deki sağlık harcamaları konusunda açıklamalarda bulunan Birlik Başkanı Filiz Besim, 2013’ten örnek vererek, sağlık için bir yılda kişi başına ortalama bin 624 TL harcandığını söyledi.

“2013’TE TOPLAM 244 MİLYON TL’LİK HARCAMA”

Besim, yine bu yılda özel sektörde hekim ve hastaneler için ödenen miktarın 194 milyon TL, özel laboratuarlar için ödenen miktarın 20 milyon, özel eczanelere ödenen miktarın 30 milyon olduğunu, sağlıkta toplam 244 Milyon TL’lik bir harcama olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’taki oranları da değerlendiren Besim, KKTC’nin Gayri Safi Milli Hasıla’daki sağlık gideri payının 6,3, Güney Kıbrıs’ın ise 7,4 olduğunu kaydetti.

1449668147.jpg

“GÜNEY SAĞLIĞA DAHA FAZLA PARA HARCIYOR…”

Besim, “Güney sağlığa daha fazla para harcıyor. KKTC’de Gayri Safi Milli Hâsıla’nın büyük oranı sağlık harcamalarına gidiyor. Bu paranın yüzde 50’sini vatandaş cebinden ödüyor” diyen Besim Güney’de sağlıkta özel sektörün hakim olduğunu söyledi.

Filiz Besim, 2013’te güneyin kamu sağlık harcamasının ile kuzeyinkini de şöyle karşılaştırdı:

“Güney Kıbrıs’ın, kamu sağlık harcaması 475 milyon Euro, Kuzey Kıbrıs’ın 95,6 milyon Euro.

Güneyin özel sağlık harcaması 693 milyon Euro, Kuzeyin 96,4 milyon Euro, güneydeki toplam harcama 1.168 milyon Euro, Kuzeyde ise 192 milyon Euro. Kişi başı sağlık harcama avarajı güneyde 1.416 Euro, kuzeyde 642 Euro.”

“SAĞLIK EN PAHALI KAYNAK VE BİZ BUNU NASIL KULLANACAĞIMIZI KONUŞMUYORUZ”

Kıbrıs konusunda da bir değerlendirme yapan Birlik Başkanı Besim, “Olası bir çözüm durumunda Kıbrıs’ta nasıl bir sağlık sistemi olacak? Hekimlerin ve hastaların dolaşımı ne şekilde akredite edilecek, bunlar belli değil. Sağlık en pahalı kaynak ve biz bunu nasıl kullanacağımızı konuşmuyoruz” dedi.

BIÇAK

Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Hüseyin Bıçak ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Cemal Mert, de basın toplantısında birer konuşma yaptı.

İlk sözü alan Bıçak, Genel Sağlık Sigortası’nın bütün sistemi düzelteceği düşüncesi olduğunu söyleyerek, “Çalışmalar ne aşamada, biz neredeyiz, bilemiyoruz” dedi.

Sağlıkla ilgili yasların biran önce Meclis’te ele alınmasını isteyen Hüseyin Bıçak, kamuda çalışan diş hekimlerinin sorunlarına değindi, en büyük sorunun kadro ve terfi olduğunu kaydetti.

Sağlık ocaklarındaki diş hekimlerinin sayısı hakkında da bilgi veren Bıçak, kamu hastanelerindeki diş hekimlerinin sayısının günden güne azaldığını söyledi.

Göreve başladığı yıllara işaret eden Bıçak, bu dönemde dişle ilgili 2 karavanın olduğunu anımsattı, bu karavanların okullarda, yurtlarda tarama yaptığını anımsattı.

Bıçak, “Cihazlar arızalandı, karavanlar da Hamitköy’deki hurdalığa atıldı. Devletin bu alana ilgisi günden güne azalıyor” dedi.

Özel diş hekimlerinin ise kendi yağlarında kendi ciğerlerini kavurduğunu kaydeden Bıçak, “Devlet hastanelerinde zaman kaybetmek istemeyen vatandaşlar özeldeki tedavilerini kendi karşılıyor. En azından damakların ve total protezlerin Sağlık Bakanlığı veya Sigortalar tarafından satın alınması gerek” ifadesine yer verdi.

Bıçak, “ağızda çalışan diş teknisyenleri” olduğunu da söyleyerek, “Devlet, bunu önlemek için gerçekçi çaba göstermiyor” dedi, bu alanda çalışanlarla ilgili tüzük eksikliği olduğuna işaret etti.

Diş hekimliği fakülteleri konusunda da değerlendirme yapan Oda Başkanı Hüseyin Bıçak, “Bu öğrencilerin fakülteye alınması bir sorun, yetiştirilmesi bir sorun, mezun olduktan sonra ne yapacağı başka bir sorun. Bir diş çekmeden, total protezi yakından görmeden mezun olan diş hekimliği öğrencileri var. YÖDAK ve Sağlık Bakanlığı parmağının arkasına saklanmaktan vazgeçsin” dedi.

Katıldıkları kongrelerde Rumların kendilerine engel koymaya çalıştığından da söz eden Bıçak, “Bunlar barışçıl düşünceler değil” dedi.

MERT

Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Cemal Mert ise Kıbrıslı Türklerin, anlık yaşadığını kaydederek, “İnsan kaynaklarımızı, mali kaynaklarımızı ve bilgi birikimini organize edemiyoruz. Açtığımız dosyaları kapamakta zorlanıyoruz, sağlıkta da bunun yansımalarını görüyoruz” dedi.

Genel Sağlık Sigortası konusuna da değinen Mert, Genel Sağlık Sigortası’nın kaynakların verimli kullanılmasında bir enstrüman olduğunu söyledi

Sağlıktaki mesainin 4 saat olduğunu söyleyen Mert, “4 saat sonra insanlar kendi gelirlerini, yaşam standartlarını artırmak için ekstra zamanını özel sektörde, başka alanlarda harcıyor. Dolayısıyla geriye kalan 4 saatini de devlete hizmet olarak veya bilgi birikimi aktarmak için kullansaydı bu sorunlar daha verimli çözülecekti” dedi.

“Yasa yok” demenin iş yapmama bahanesi olduğunu kaydeden Cemal Mert, “Herkesin, hekimin de hastanın da hemşirenin de bir yolunu bulduğu bir sistem var. Bu insan ve kaynak israfından başka bir şey değil. Bunu değiştirmek için ortaya toplumsal bir irade koymak lazım” dedi.

Bu sistemsizlikten toplumun en savunmasız kesimlerinin etkilediğini de kaydeden Mert, “Sağlık bakanları kendilerini başhekim gibi görmekten vazgeçsin. Onlar sağlığa erişimi, finansmanı sağlamasın ve bu konuda ortaya bir vizyon koysun. Başhekimliği, zaten başhekimler yapıyor” şeklinde konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.