1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. BEŞPARMAK (TRABEZA) KÖYÜ VE TEKNECİK(2)…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

BEŞPARMAK (TRABEZA) KÖYÜ VE TEKNECİK(2)…

A+A-

Göğe olağanca yükselen duman Karpaz istikametindeki köylere, evlere dokuna dokuna giderken bana yol gösterir gibiydi.

Takip ettim…

Peşinden birkaç dakika gittim, gitmedim.

Tam denize sıfır yeni yapılan bir otel inşaatı dikkatimi çekti.

Durdum.

İnşaat malzemeleri, iş makineleri oradaydılar.

Bölge tellerle kapalıydı.

Aşağıya baktım deniz…

Batıya baktım baca…

“Eh bre” dedim “bir de turizm diye inlerler, övünürler.

Bir tarafta petrol dökerler turistik otellerin bol olduğu yere…

Bir tarafta da otel dikerler zehir dumanı tüten bu yere.”

Sanırım yapılanların hepsi de bilinçli yapılıyor.

Amaç kaçırtmak olsa gerek.

Bir zaman sonra diyecekler ki, denizi kirlettiniz, havayı kirlettiniz, yeşil alan bırakmadınız…

Ülkeyi; turist gelmez, ot bitmez yaptınız…

Sonra kapımıza gelip; iş yok diye ağlayacak, para isteyeceksiniz.

Biz de onlara hak vereceğiz, öyleyiz diyerekten.

Oysa tüm bu yapılanların müsebbibi biz değiliz…

İşte buradan söylüyorum…

Bozulan her santiminde kasıt var.

Ve henüz dönüş için imkân mevcut.

Arkamda Teknecik felaketiyle yeni otel rezaletini bırakıp az yol gittim.

Ta uzaklardan şehir gibi bir yapılaşma gördüm.

Tam da Beşparmak Dağları’nın en güzel yerinde…

Oysa daha vardı Ayguruş’a…

Fakat bölgede şehirleşmeye doğru gidecek başka ne olabilirdi?

Sonradan fark ettim, şehir gibi gördüklerim Ayguruş’a ilave edilen villa türü yapılardı…

Tepelere, villalara bakıp içimden öfkelenirken sağa doğru bir yol dikkatimi çekti.

Daha önce gitmemiştim oradan.

Daha doğrusu hiç görmemiştim…

Yol eski asfalttı.

Bakımsızdı.

Durakladım.

Yolun başındaki tabelada “Beşparmak Köyü” yazıyordu…

Döndüm, saptım oraya.

Arkamı denize vererek Beşparmak yönüne doğru ilerledim.

Birkaç kilometre gittim ki dünya değişti.

Eski köy yolları gibiydi.

Sağlı sollu bahçeler…

Kıvrılıp giden daracık asfalt yol.

Yıkık birkaç bina geçtim.

Birkaç da mandıra vardı vadide.

Az ileride tepeni n orada minarenin ucu göründü.

Ve yol mafya filmlerindeki Sicilya’nın kıvrım kıvrım yükselen yolları gibi hal aldı.

Şaşırdım.

Fotoğrafı gören herkes şaşırdı… 

Kıbrıs’ta böyle yol var mıydı, dediler.

Tepedeki köyün girişindeki ilk evin avlusunda çamaşırlar asılıydı.

Hanaydı ev.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.