1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Beşparmak'a gerilla üssü kuralım mı?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Beşparmak'a gerilla üssü kuralım mı?

A+A-

Son elli yıldır, hemen her gün Kıbrıs konuşulsa de Türkiye’de Kıbrıs’ı doğru dürüst bilen pek yoktur. Burada askerlik yapan adam bile televizyonda “İtalya taraflarında bir yerdedir” dedikten sonra!

Aslında Türkiye’de yaşayan adamın zihninde Kıbrıs, kendi değer yargılarının uygun bir köşesinde oturur. Örneğin 3.Dünya’cı sol Kemalist’in aklında Kıbrıs, Don Kişot’un yel değirmenlerine saldırması benzeri emperyalizme karşı verdiği savaşta, ele geçirdiği bir mevzidir! Yeni Osmanlıcı’nın zihninde, yeni baştan yürünen imparatorluğu kurma yolunda ilk fetih! Osman Bey, Yenicehisar’dan başlamıştı, bunlar da Girne’den başladıklarını sanırlar! Turancı’nın gözünde, Turan İmparatorluğu’nun ilk adımı… Sağ Kemalist’in gözünde, kaçıp saklanılacak bir üs! Neo Liberal’in gözünde, AB ile ilişkileri zehirleyen bir baş belâsıdır; iş adamının gözünde para yatırmanın riskli olduğu, bu bakımdan yatırımı garantiye almak üzere, vergi mergi gibi gereksiz ayrıntıların göz ardı edilmesi gereken, kazara AB’a girerse bir mevzicik tutulması gereken bir toprak parçası! Büyük bürokratın gözünde, kendilerinden önce AB’a girmesi ihtimali olması bakımından, mutlaka bir biçimde vatandaşlığı alınması gereken bir vassal devletçik! Gazetecinin gözünde, yalan yanlış manşete oturtulup o günün nevalesini garanti eden bir “konu”!

Burada okuyan öğrenci için, kendisinin para olarak görüldüğü, sömürüldüğü ama bir daha asla ve kat’a geri dönmek istemediği Florida gibi bir yerdir, meselâ… ABD vatandaşlığı iyidir ama o çok zor olduğundan, buranınki de idare eder… Belki bir gün AB vatandaşlığına da sıçranır böylece…

Bütün bu karmaşa içinde sıradan vatandaş içinse, “kan dökülüp ele geçirilmiş” yavu vatandır, Kıbrıs… “Karadeniz’de”dir,   Faroe Adaları ile komşudur, “İtalya taraflarında bir ada”dır! Ama “yavru vatan”dır…

Öğrencilik günlerimizde, futbol oynarken topun denize düşmesinden tutun, Türkçe’yi nerde öğrendiğimizden geçin, İstanbul’dan Lefkoşa’ya otobüsün kaç saatte geldiğine kadar, “türlü çeşitli”  sorulara muhatap olurduk! Üniversite’de! Pazar’da değil… Daha iki ay önce CHP’nin Brüksel temsilcisi, bizim CTP Heyetinden özür diledi ya?! Neden mi? Hanımefendi Ozan Ceyhun’la Türkçe konuşmuş bizimkilerin yanında da onun için! Özdil Nami Kıbrıslı ya? Türkçe’yi nerden bilecek? Türkçe konuşarak, Özdil’in anlayamayacağı bir dil kullandı, kabalık etti diye, özür diledi zat-ı muhtereme…  Kalite budur…

Öğrencilik günlerimde bir gün Dev-Genç’in İstanbul sorumlusu benden, bizim başkanla  bir görüşme ayarlamamı istediydi. Ferdi Sabit’i alıp, gittim! Hazret bize, Kıbrıs’ın da Küba gibi bir ada olması bakımından, neden dağa çıkmadığımızı sorduydu! Ferdi’nin cevabını, tam ayrıntıları ile yazamam: “ Sarayönü’nden dürbünle baksan, Beşparmak Dağı’ndaki adamın bilmem neresinde kaç bilmem ne olduğunu sayarsın! Ne dağı? Ne Küba’sı…”

Sanırım “yoldaş”ımız o gün bizim “revizyonistliğimiz”den emin olduydu…

Öyledir ya da böyledir ama sonuçta Kıbrıs hakkındaki “imge”, hiç de Kıbrıs’la ilişkili olmayan, Türkiye’deki düşünce dünyasına göre bir ruh halinden kaynak alır… Bilgi gibi bir lükse de hiç meraklı olmadıklarından yazarlar bu saçmalıkları…

Sabah Gazetesi’nin muhabirini, getirip Beşparmak’a bırakalım… Elbet Sarayönü’nden dürbünle bakan biri de bulunur… Bedava Proktolojik muayene de olmuş olur…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.