1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Beton kafalara yeter artık…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Beton kafalara yeter artık…

A+A-

1974 yılında İstanbul’a geldiğimde, İstanbul’un nüfusu bilemedin üç milyon idi…

İstanbul, olması gerektiği gibiydi.

Caddeleri, sokakları, apartmanları…

Bacalarından tüten kömür dumanları…

Şehir vapurları, trenleri…

Boğaz’ı, Boğaz’dı…

İstiklâl Caddesi, İstiklâl caddesiydi.

Bağcılar diye bir yer yoktu örneğin…

Bahçelikti, bağlarla doluydu.

Çamlıca’da çam ağaçları vardı.

Ve Kirazlı’da kiraz yetiştirilirdi.

Avcılar çok uzaktı İstanbul’a.

Bir minibüs giderdi, o da seyrekti.

Denize girmek isteyen trene binip Florya’ya, Menekşe Plajına gider, orada girerdi.

Zor meseleydi Topkapı surlarının ötesine geçmek.

Çünkü yerleşim yerleri ya köydü ya ufak mahalleler.

Şimdiki nüfusu belki de 20 milyon kadardır.

Surlar İstanbul’un bir kenarı artık.

Şimdi Bakırköy, 1990’a kadar olmayan Bahçeşehir, Başakşehir gibi anormal yapılaşmaların olduğu bölgeler, şehrin göbeği…

Betonarme şuurunu o kadar kaybetmiş ki...

Kenarda, köşede kalmış birkaç üretim yapan köy tehlikede.

Ve üçüncü köprü ile üçüncü havaalanı için Karadeniz’e kadar uzanacak talan kapıda…

Zavallı insanlar.

Zavallı çaresizler.

“Ekonominin lokomotifi emlak” sözleri ile o trene binip bir yerlere gideceklerini sanıyorlar.

Oysa.

O trenin gideceği yer ancak bataklıktır.

“İstanbul beni ilgilendirmez,” diyebilirsiniz.

Ankara da…

Hatta İzmir…

Ancak sokağa çıkıp, baktığınızda, gördüğünüz kişilerin çoğu ya İstanbul’dan ya İzmir ya Ankara’dan…

Ve hatta TC’nin tüm bölgelerinden.

Beyin bedenle birlikte hareket ettiği sürece ülkemize taşınan bedenler beyinlerinin emrettiklerini de burada aynen uygulamaya çalışırlar.

Dolayısıyla İstanbul’u, Ankara’yı ve hatta diğer şehirleri “emlak sektörü” diyerek lokomotif yalanı ile betonlaştıranlar, şimdi aramızdalar.

Ve diyorlar ki bir de utanmadan…

“Su gelmeden daha Mesarya Ovası’nda hareketlilik başladı.”

Diyorlar ki,”TC’li öğrenciler için daha çok konut… Ruslar gelip alsınlar diye daha çok ev… Bu evlere daha çok yol. Bu kişilere daha çok eğlence yerleri…”

Birileri çıkıp bu zararlı fikirlere “dur” demeli.

Artık dursunlar.

Bu ülkede bizim, ne emlak sektörüne, ne emlak sektörünün getireceği paraya, ne de akılsız başların taşıdığı bedenlere ihtiyacımız vardır.

Yeter artık.

Betona da, bu beton kafalara da.

Yeter artık.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.