1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Beyaz zambaklar ülkesinde…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Beyaz zambaklar ülkesinde…

A+A-

   1964’te B. M. Güvenlik Konseyi kararıyla Kıbrıs’a gelen barış gücündeki Finli askerler Türkler açısından özeldiler. Finlilerin Türk soyundan geldiği şeklindeki şehir efsanesinin, bu bakış açısının şekillenmesindeki etkisi büyüktü. Kıbrıslı Türklerle Finliler arasında kısa sürede kurulan güzel ilişkiler, evlenmelerle bile sonuçlanmıştı. Sayısı az olmayan Türk kızı, Kuzey Avrupa’nın o soğuk ülkesine gelin gitmişti. Gelgelelim, Kıbrıslı Türkler o günlerde Finlilerle bu kadar haşır neşir olmalarına, toplumda Fince sözcüklerin ve şarkıların çınlamasına, “merhaba” anlamına gelen “derbe derbe”yi günlük konuşmalarına yerleştirmelerine karşın, onların tarihlerini öğrenmeye pek de merak salmamışlardı. Oysa dünyanın en müreffeh toplumunu yaratan Fin mucizesi, öğrenilmesine ilgi gösterilmeyen o tarihin ta kendisidir. Eğer bu tarih öğrenilseydi, alınacak ilham ve sinerjiyle, özellikle 1974’ten sonra ele geçirilen coğrafi ve ekonomik olanaklar içinde belki de Fin mucizesine benzer bir mucizenin Kuzey Kıbrıs’ta da yaratılması mümkün olabilirdi.

   Beni bu satırları yazmaya yönlendiren, bir gecede ve bir solukta okuduğum “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitaptır. İstanbul’da, PR’cı genç dostum sevgili Faika Yalvaç’la kalabalık İstiklal Caddesi’nde yürürken başıma gelen güzel olayın armağanıdır bu kitap. Yalvaç, kısa bir telefon konuşmasının akasından “Taksim Meydanı’nın girişinde kardeşim Zeki’yle buluşacağız” dedi. Az sonra buluştuk. Tıbbiyenin son sınıfındaki sevgili Zeki Öznaçar’ın da, bizim de zamanımız kısıtlıydı. Buna karşın o yoğun Taksim kalabalığının ortasında ayaküstü yaptığımız sohbet üçümüz için de ilginçti. Doktor adayı Zeki, üniversiteden sonra Kıbrıs’a dönmeye çok istekli. Ne ki, ülkesindeki durumlardan ve gençlerin önünü kesen koşullardan tedirgin. Ona göre, umutsuzlukların aşılabilmesi için çağdaş ve kararlı reformlara gereksinim var. “Bizden daha zor durumda olan toplumlar bunu başardı, refahı yakaladı, biz neden başaramayalım” diye hayıflanırken, poşetten çıkardığı kitabı uzattı. “Lütfen bunu okuyunuz” dedi.  

   “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”nin yazarı, 1866 – 1925 yılları arasında yaşayan papaz kökenli Rus düşünürü Grigoriy Petrov’dur. Sovyet devriminden sonra Rusya’da barınamayan aydın beyaz Ruslardan biridir. Tekrar ülkesine kabul edileceği güne kadar Finlandiya’da barınan ve Fin halkıyla büyük bir dostluk kuran Petrov, bir ülkenin reformlarla refahı yakalayabilmesinin Komünist rejimleri dışında da mümkün olabileceğine orada tanıklık etti. Tanıklığının çarpıcı gözlemlerini, daha sonra Rusya’da bile milyonlarca baskı yapacak olan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı son kitabında ebedileştirdi.

   Finlandiya Rusya’nın kuzeybatı ucunda. Öteki tarafında ise İsveç var. 1811’e kadar Finliler İsveçlilerin egemenliğinde yaşadılar. Rus çarı, sırf ülkesinin güvenliği için İsveçlileri bu topraklardan savaşarak sürdü. Hiçbir kaynağı olmayan o minik ülke gerek İsveçliler, gerekse Ruslar tarafından stratejik amaçlarla, tampon bölge olarak işgal edildi. Çalışkan Finlandiyalıların ülkesel kaynaklarını yaratmaya koyulmaları, Rus işgalinden kurtulmalarıyla başlar. Finlandiya, bir avuç aydının öncülüğünde 80 yıllık devrimini gerçekleştirirken 3 milyonun altında bir nüfusa sahipti. Bu nüfusun üçte birini de Finlilere hep yüksekten bakan İsveçlilerle Ruslar oluşturmaktaydı. Ülkelerine bataklık anlamına gelen “Suomi” diyen yoksul Finliler, işe bataklıkları kurutarak başladılar. Ülkenin geriye kalan bölümleri sık ormanlar ve granit kayalarla kaplıydı. Köklerini çok derinlere salan devasa ağaçların bir bölümünü sökerek ve granit kayaların üzerine tonlarca toprak döşeyerek tarımsal üretim alanları yarattılar. Yılın 8 ayını ağır kış koşullarında geçiren ve yazda bile kar örtüsü eksik olmayan bu ülkenin iklimine uygun üretim yaptılar. Eğitime çok önem verdiler, yığınla meslek okulu açtılar. Bu okullardan çıkanlar ülke kalkınmasında olağanüstü sorumluluklar üstlendiler. 80 yıllık bir mücadelenin sonunda soğuk ülke Finlandiya’yı dünyanın en müreffeh bölgelerinden birine dönüştürmeyi, ileri teknolojilerin alanı yapmayı başardılar. Bugün 6 milyon nüfuslu Finlandiya’da kişi başına düşen milli gelir 26 bin dolardır. İşte bu Fin mucizesi, beni büyüleyen o kitapta ayrıntılarıyla anlatılmakta.

   Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkçeye ilk kez çevrilen kitaptaki destansı başarı öyküsüne Atatürk hayran kalmıştı. Kitabın ülkedeki sivil ve askeri okulların müfredatına alınmasını emretti. 1960 ihtilalinden sonra, devrimde etkin olan subaylarla ayrı ayrı yapılan söyleşilerde hepsi de “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabı etkilenerek okuduklarını söylediler.   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.