1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Bilinçli nabız kontrolü
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Bilinçli nabız kontrolü

A+A-

Sakin bir seçim süreci!

Yazın etkisi mi, yoksa fırtına öncesi sessizlik mi bilinmez!

Alışık değiliz bu türden seçim süreçlerine aslına bakarsanız. Geçirdiğimizi uzun ve yorucu birkaç yıldan sonra ne şafak nöbeti, ne 20Temmuz,ne seçim… Her şey şaşırtıcı bir sükûnetle yaşanıyor.

Siyasi partilerde bir dinginlik var sanki...

UBP içindeki karmaşayı dindirmişe benziyor. Hatta UBP tabanı unutmuş ve günü yaşıyor gibi görünüyor. Bu UBP için oldukça iyi bir şey. Seçime giderken karmaşa, çatışma ve kırgınlıklar unutulmuşa benziyor. Bu UBP için bir başarıdır bile diyebilirim. Etik dışılık tartışmaları ile geçen uzun kurultay ve hükümet sürecine karşın, her şey yoluna girmiş görünüyor. Ne aday sıralamaları, ne kurultay karmaşaları ne de kurultay istihdamları süreci etkilemeyeceğe benziyor. Herşeye karşın bunun fırtına öncesi sessizlik olması ihtimali hala devam ediyor.

Bu dinginlik, UBP’nin kendi kendine başardığı bir şey değil elbette. Seçim sürecindeki diğer partilerin de önemli yardımı olmuştur UBP’ye. Adeta bir ödül…

Demokrat Parti’ye bakın!

Eski UBP’li yeni DP-UG’li Afet Özcafer dışında süreci canlı tutan neredeyse yok.

DP önce birinci parti olacağını açıkladı. Hatta birinci parti olmazsa, başkanın istifası dillendirildi. Ardından bunun sağda birinciparti olmaktan anlamına geldiğini ifade etti. Sonunda, her parti gibi sessizce propagandasını yapmaya karar verdi. Çoğu kez olduğu gibi, birçok partiden önce seçim sürecine girdi, seçim programını açıkladı, propagandaya başladı. Ve çalışıyor. 20 Temmuz’u veŞafak Nöbeti’ni de milli duyguları kabartarak daha fazla oy kazanmak adına yeterince kullanamadı.

Anlaşılan sağdaki milliyetçi, muhafazakar partilerimiz seçim için sessiz, temkinli ve derinden çalışıyorlar. Fakat sağdaki partilerin her zamanki paradoksu olan münferit aday çalışmaları yine etkili bir şekilde partileri gölgede bırakabiliyor.

Seçimden sonra her iki partide olacak biteceklerden ürkmemek elde değil Hala İrsen Küçük muhalifleri var parti içerisinde. Yeni bir kurultay gelecek elbet.Hatta ondan önce Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelecek. Tam da bu aşamada her iki parti için de fırtınanın kopması ciddi bir olasılık.

Hazırlıklı olmak şart! Sessiz sedasız devam eden seçim sürecinin ardından yaşanacak, patlatılmamış bombaların ve açığa çıkmamış öfkelerin o tarihlerde patlayarak bu günlerin de gerçekleşmemiş patlamalarının etkisi daha derin izler yaratacak.

***

Öte yandan BKP’ye bakalım!

BKP solda birlik için uzun süre çalışmalar yapan bir parti. BDH sürecinin bir mirsa kuzey Kıbrıs’a. Bu defa da küskün sosyalistleri, tek başına barajı geçemeyecek kesimleri ve öteki sol kesimler ile uzlaşamayan görüşleri tabanında toplayarak yoluna devam etti.

Birinci parti oma iddiası yok. İktidar iddiası da yok.

Dünya siyasi arenalarında alışılmış olan, birinci parti olma iddiası taşımayan partilerin, daha radikal, daha korkusuz ve daha girişken oldukları gözlemlenir. Bugüne kadar çoğu kez BKP de bu duruşu sergiledi. Ancak nedendir bilinmez, 28 Temmuz rehaveti, BKP’yi de kuşatmışa benziyor.

Medyayı etkin kullanamayan BKP’nin bazı kesimleri ciddi hayal kırıklığına uğrattığını söylemek hata olmayacaktır. BKP gibi siyasi partilerin, medyadan istenen desteğigörmesi beklenemeyeceğinden, medyayı kullanmak için yeterli maddi gücü de olmadığından, sosyal medya gibi bir avantajı etkin kullanabilmesi beklenirdi. BKP’nin bu anlamdaki etkinliklerinin yetersizliği de süreç içerisinde dikkat çekici!

***

Ve TDP!

Uzun süredir, önemli politik söylemlerini, solda tek rakip olarak gördüğü CTP üzerinden üretiyor; sorgulamalarını da bu açıdan yapıyordu. Bu sebeple tepki topladığı da vâkîdir. Buna karşın Ulusal Birlik Partisi’nin yanlış, dejenere sürecini hızlandıran ve halkı ciddi şekilde etkileyen hatalı politikalarını hiç dillendirmeyen bir propaganda sürecine imza atıyor. Aday belirleme biçimine yönelik parti içi muhalefet, partiden istifalar ve bazı adaylarının sosyal pozisyonları hakkında ortaya çıkan şüpheli söylemlere ve halkın merak içindekalmasına sebepolan girişimlerine karşın sessiz bir süreç geçirmeyi üslup olarak belirlediği sanılıyor.

Yazın etkisi midir, parti içi sorunların sıkıntısı mıdır bilinmez, TDP de seçim gibi bir seçim süreci geçiremiyor.

***

CTP de alışılmışın dışında bir süreç izliyor seçim açısından!

Geçmiş iktidarın hatalarını vurgulayan, hataların yarattığı zararı halka izah eden birpolitika belirlemek yerine, daha çok geçmiş dönemde halktan toplamış olduğu tepkilerin giderilmesi üzerine yoğunlaşmış görünüyor.

CTP muhalefet etme ve propaganda süreçlerini renklendirerek seçimleri seçime benzeten bir parti olarak bilinirdi.

Bu üslubunun seçimi seçim gibi olmaktan uzaklaştırdığı iddiası bile ortaya atılabilir.

***

Hasip Ertuğruloğlu söylemişti: “Yazda bu memlekette seçim olmaz!Hiçbir şey olmaz!” diye.

İşte geçen onca zamana ve onca olan bitene karşın heyecan katılamamış bir seçim süreci. Seçmenin memleketin içine düştüğüdurum için sorumluluk almasını desteklemeyen, bilakis heyecanlanmasına engel olan bir seçim süreci!

Şaşırtıcı ve çok olaylara/olgulara/manalara gebe!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.